-Aslı- Rüzgar'ın öfkeyle kapıyı çarpması üzerine televizyonu kapattım ve doğruldum. Sinirle salona geçti ve gözleri kızarmıştı. Çok kötü görünüyordu. Ağlamış gibiydi ve meraklanmıştım. " Rüzgar... Ne oldu? " diye sordum ve o sırada telefonu çaldı. " Efendim..." dedi ve hiç kesintisiz büyük bir ciddiyetle karşıdakini dinledi. Fakat daha sonra sersem bir şekilde telefonu kapattı ve bana döndü. " Ilgaz'ı hastaneye kaldırmışlar..." dedi boşluğa dalarak. Şaşırmışa benzemiyordu ve rengi solmuş gibiydi. Açıkçası meraklanmıştım. " Neden? " diye sordum ve gözlerini sildi. " Bilmiyorum..." diye fısıldadı titreyen sesi ile ve merdivenlere ilerledi. " Rüzgar nereye? Ilgaz'ın yanına gitmeyecek misin? " diye sordum merakla ve merdivene doğru bir adım attı. " Hayır gitmeyeceğim... Sadece uyumak i

