Doktordan aldığımız çıkış izni ile üzerimi giydim ve Rüzgar'ın koluna girdim... İçime giren şüphe beni kahrederken Rüzgar'ın öyle bir şeyi yapmayacağını düşünerek kendimi avutmaya çalışıyordum fakat bu düşünce resmen içimi yiyordu. En az benim kadar üzülmüştü... Neden böyle bir şey yapsın ki! Üstelik kendi kanından, canından bir bebeğe! Ne isteyebilir ki ondan! Beş karışlık suratımla arabaya bindim ve arkama yaslandım. " Neden bir şey sormuyorsun..." diye fısıldadım Rüzgar'a soğuk sesimle ve irkildi. " Ne sormam gerek? " dedi bakışlarını benden kaçırarak. " Bunu sana kim yaptı... Bunu sorabilirsin mesela... " dedim acı içinde ve içimde ki şüphe gittikçe artıyordu. " Daha fazla üzülmeni istemiyorum. Daha sonra konuşuruz nasılsa? " dedi ve arabayı sürmeye devam etti. Bense başımı cama y

