8.KINA GECESİ!

2035 Words

Güneş, Mardin’in kadim taşlarının üzerinden doğarken içimde tarif edilemez bir gerginlikle uyandım. Bugün, o büyük fırtınadan önceki son sakin gündü. Aşağıya, kahvaltı sofrasına indiğimde babam Şeref Ağa’nın her zamanki vakur haliyle masanın başında oturduğunu gördüm. ​"Baba," dedim, sesimin titrememesine özen göstererek. "İstanbul’dan en yakın arkadaşlarım, İrem ve Mira geliyor düğün için. Onları havaalanından aldırabilir miyiz? Benim için çok önemliler." ​Babam tabağından başını kaldırıp bana baktı, gözlerinde nadir görülen bir şefkat belirdi. "Tabii ki kızım, ne demek. Misafir başımızın tacıdır. Hazırlatırım bir araba, gidip alırlar," dedi. Bu beklenmedik onayı almak içimi biraz olsun rahatlatmıştı. ​Tam o sırada masanın üzerindeki telefonum titredi. Ekrandaki ismi görünce kalbim ağz

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD