" İş bulmayı bekleme Ömer , bu akşam söyleyelim. Aynı evde gizlilik iyi olmaz. Bana da, size de yakışmaz. Ailem, seni ailesi gibi kabul etmişken, Feride seni sevdiğini söylerse, hiç sıkıntı olmaz sevinirler. Çevreye de sözlü deriz, rahat edersiniz."
" Abi babamlar ya izin vermezse ,ben Ömer'den ayrılmak istemiyorum."
İçimde küçücük bir korku vardı. Bana sözleri var biliyorum ama, işte o ama korkusu girmişti bir kere...
Ömer'in de yüzü değişmişti. Oturduğumuz bankta baktık bir birimize doya doya. Saçına, sakalına, uzun kirpiklerine , ela gözlerine, kaslı vücuduna, damarlı ellerine hiç durmadan baktım ezberlemek istiyordum. Bu gece giderse bir daha göremezsem ... Her zerresini aklıma kazımıştım.
****
Ömer;
Ben hiç bu kadar boynumu eğdiğimi, utandığımı bilmezdim. Askerden geleli can kardeşimin ailesine yük oluyordum. Bu da yetmezmiş gibi kızlarına ilk günden aşık olmuştum. Dürüstlüğüm bazen başıma bela oluyordu. Feride'ye itiraf ettim. Bana abi demesine dayanamayacağımı anladığım anda söyledim. Önce şaşırdı, sonra sessiz kaldı. O gün bu gündür kendi evinde rahatsız olmasın diye, gözümün ucuyla bile bakmadım. Çok zordu sevdiğim kızla aynı evde, aynı odada hasret kalmak.
İş bulamadıkça umudum da kalmıyordu. Feride bana umut olmuştu. O gün bana Ömer dediğinde önce anlamadım. Sonra tekrar ismimi onun dudaklarından duyunca dünyalar benim oldu. 'Canını sıkma' diyordu. Kalktım yanına gittim. Yanlış mı anlıyorum diye ama gözlerime baktı. Kahverengi gözlerine korkmadan bakabilmiştim. Gülümsediğinde yüzünde güller açıyordu.
Ümit var mı diye sorduğumda 'bilmiyorum ama sana abi demek istemiyorum' demişti.
Dayanamadım elini tutabilir miyim diye sorduğumda tepkisiz kaldı. Hayır demedi. Hemen yanımdaki elini tutup parmaklarımı, onun parmaklarına geçirmiştim.
Ahhh! Soluğum kesildi. Kalbimin ritmi, hızı dokunduğumdaki sıcaklık, resmen alev almıştım. Volkanlar taşıyordu. Daha fazla tutmaya ne kalbim, ne de vücudum izin verirdi. İnfilak olacaktım neredeyse, Feride'nin bende yarattıklarını ilk kez yaşıyordum. İnsan sadece sevdiğinin gözlerine bakarak tahrik olabilir mi? Bilmediğim duygular, dokunduğumda hissettiklerim Feride sayesindeydi.
Furkan çıkmıştı bir de, beğenmiş isteyecekmiş. Ben sığıntı olduğum evde nasıl derdim 'o kim, nasıl bakar?' Sessiz kalmak, onu ben seviyorum diyememek bana çok koyuyordu. Feride ailesine düşüncelerini söyleyebilen cesur bir kızdı. Feride konuştukça ' helal sana sevdiğim' diyordum içimden. Benim sustuğum yerde Feride'yi kimse susturamıyordu. Annesi sana da kız ayarlasın dediğinde 'liste yaparım bakar' demesi onun da sessizliğiydi.
'Onu ben seviyorum, kimseyi ayarlayamam' diyememişti.
Benim işsiz olmam elimizi, kolumuzu bağlıyordu. Beni sinir etmek için erkek arkadaşlarım da var dediğini biliyordum. Ama yine de yalnız kalınca sordum. Varmış ama öylesine... İlişkimiz bir kesinleşsin benden başka erkek arkadaşı olmayacaktı.
Mehmet'e söylemeye karar verdiğini duyunca çok mutlu oldum. Bize sahip çıkıyordu. Demek ki beni çok seviyordu. Mehmet'in Feride diye seslenmesiyle ellerimiz ayrıldı. Benim olsa, kimseden korkmadan sarılsam, kokusunu içime çeksem... Benim karım desem...
Belki evlensem ailemle de aram düzelirdi.
Feride'ye bakıp bütün yüz hatlarını ezberledim. Esmer, gür, ipek gibi saçları , hokka burnu, kahverengi iri gözleri, dolgun pembe dudakları. Beni görünce al al olan yanakları, çok güzeldi.
" Hadi kalkın, gidelim yeter bu kadar bakışmanız, "
" Tamam, akşam sen mi konuşursun ben mi söyleyim abi? "
" Beraber konuşuruz. Ama korkmayın bir şey olmaz! "
" İnşallah abi, Ömer'e bir şey yapmazlar demi?"
" Yok, sen bugün Songül işini hallet de abimin sesi çıkmasın! "
" Tamam, o iş bende."
Hep birlikte arabaya bindik. Beni Songül'e bıraktılar. Yine kapıda bekliyorlardı. Zil çaldı, açıldı. Ben içeri girerken abimler gitmişti.
" Hoş geldin Feride,"
" Hoş bulduk Songül, nasılsın? "
Sarıldık .
" İyiyim, sen canım, "
" Bende çok iyiyim. "
" Hoş geldin kızım, "
" Hoş buldum Aysel teyze, "
"Anne biz odama gidiyoruz. Haberin olsun. "
" Tamam kızım, "
Songül'ün odasına geçtik. Yatağının üzerine oturduk. Bağdaş kurmuş bir birimize bakıyorduk. Gülümsedim.
" Songül aşık oldum."
Bağırarak, gözleri yuvasından çıkmıştı.
" Ne Feride ne diyorsun sen? "
Ağzı açık kalmış devamını getirmemi bekliyordu.
Dudağımı ısırmış gülüyordum. Çok mutluydum.
" Ömer, abimin askerlik arkadaşı beni sevdiğini söylemişti, bende onu seviyorum. Çok güzelmiş sevilmek ,sevmek..."
" Ya çok sevindim Feride keşke herkes sevdiğine kavuşabilse, "
" Ha ben buraya onun için geldim Songül. Sana bir şey sormak zorundayım. Ama arkadaşlığımıza sorun etmesin, bu sorum."
" Yok canım bizim arkadaşlığımız küçük şeylerle bitmez sor, "
" Songül, Ahmet abim seni çok beğenmiş, eğer gönlünde biri yoksa beni düşünür mü diye sormamı istedi. Bende onun için geldim. Cevabın ne olursa olsun, bizi etkilemeyecek! "
Elimi tuttu. Şok olmuştu.
Derin nefes aldı, verdi. Çok heyecanlıydı.
" Feride gerçekten mi? Ahmet beni beğenmiş mi? Ben ne zamandır ona aşığım, sana söyleyemedim. Her gelene hayır dedim. Belki diye. "
Eli kalbindeydi. İkimizde mutluyduk.
Ayağa kalktık dans ediyorduk. Tabi dans denirse, resmen tepiniyorduk. Çığlık atmamak için kendimizi sıkıyorduk.
Yorulunca yatağa attık kendimizi kıkırdıyorduk.
" Songül istemeye ne zaman gelelim? "
" Ben annemle konuşurum bu akşam. Annemde babama ,abilerime der. Ona göre haber ederiz. "
" Tamam, ben o zaman gideyim. Bu akşam bizde, Ömer'le beni söyleyeceğiz. Çok heyecanlıyım. Songül benim için dua et, sorun çıkmasın. "
" Tamam canım, her şey gönlümüzce olsun. Bütün sevenler kavuşsun..."
" Amin ," Sarıldık. Vedalaşıp odadan çıktım.
Aysel teyze koltukta oturuyordu.
" Ben gidiyorum Aysel teyze görüşürüz, "
" Tamam kızım annene selam söyle, "
" Tamam söylerim. "
Songül'ün evinden çıktım. İki sokak yürüdüm. Furkan ile karşılaştım önüme geçti, beni durdurdu.
" Feride ben seni seviyorum. Beni niye kabul etmedin? "
" Furkan ben seni sevmiyorum. Kusura bakma. "
Yan tarafından geçtim. Hiç bir şey diyemedi.
Keşke tüm aşklar karşılıklı olsa.
Eve geldiğimde annem dört gözle beni bekliyordu. Eve girer girmez ,
" Ne oldu kızım, Songül ne dedi? "
" Çok mutlu oldu, annemle konuşayım, annemde babam ve abilerimle konuşsun haber veririz dedi."
" Oh be! Gelin alıyoruz. "
" Evet anne inşallah. "
Evde iş yoktu ,öyle oturduk. Ev ahalisinin gelmesini bekliyorduk. Arabanın sesini duyunca ayağa kalktım. Camdan baktım.
" Abimler geliyor, "
Hemen gittim kapıyı açtım.
" Hoş geldiniz. "
" Çok hoş bulduk. İş bulduk yarın başlayacağız. "
" Ya gerçekten mi? "
Abime sarıldım. Sonra Ömer'e de sarıldım.
Çok mutluydum. Gözümden yaş gelmişti.
Abim öksürünce anladım ben Ömer'e sarıldığımı.
Annem de şaşırdı.
"Çok sevindim ondan, yanlışlıkla şey oldu."
Odadan çıktım.
Çok utanmıştım. Şimdi ben yanlarına nasıl girecektim ya of...
İş bulmuş, artık üzülmeyecekti. Ben odamda oyalanırken babamlar da gelmişti.
Abimin, " Feride, " seslenmesiyle odadan fırladım. Karşımdaydı.
" Songül ne dedi? "
" Çok sevindi. Seni çoktandır seviyormuş, anneme söyleyim haber veririz dedi."
" Allah be Feride çok mutluyum kızım. İyi ki varsın. "
Sarıldı yanağımdan öptü. Sonra kolunun altına alarak salona geçtik.
Herkes odadaydı.
" Hadi kızım sofra kuralım, herkes aç. "
Beraber mutfağa geçtik. Hızlı hazırladık, getirdik. Herkes mutluydu. Tekstil fabrikasına girmişlerdi. Sohbet ediliyordu. Yemek yendi. Çay içilirken abim kaş, göz işareti yapıyordu. Başlamam gerektiğini anlamıştım.
" Baba ,anne size bir şey söylemem gerekli. "
" Söyle kızım, "
" Ben aşık oldum."
Önce herkes bir durdu. Düşündü.
Ahmet abim sert bakıyordu.
" Kızım kime aşık oldun, ne zaman? "
" Söyleyeceğim ama kızmayacaksınız. Baba,"
dedim başka bir şey diyemedim, devamını getiremedim. Cesaretim kaybolmuştu. Ellerimle oynuyordum. Dudağımı kemiriyordum. Vücudum terlemeye başlamıştı. Kalbim çok hızlı atıyor, dizginleyemiyordum. Renkten renge girdiğimi hissediyordum.
" Kızım konuşsana ! "
Beni öyle görünce Ömer dayanamadı, yanıma ayağa kalktı.
" Fikret amca ben Feride'ye aşık oldum. O da bana! "
Herkes şaşkındı. Ahmet abim ayağa kalktı, Ömer'e vuracakken önüne geçtim.
" Abi sakın yapma! " sesim çok hassas ,narin, kırgındı.
Ağlamaya başlamıştım. Abim öfkeli, babam şaşkındı. Ömer beni çekip önüme geçmişti.
Çok korkuyordum. Abim Ömer'e saldıracakken,
Babam, " Herkes dursun, oturun yerinize! "
yüksek sesle bağırmıştı. Abim, babama bakarak öfkeli geçti yerine oturdu. Burnundan soluyordu. Bizde koltuğa oturduk. Ömer yanımda oturuyordu. Mehmet abim kalktı yanımıza, aramıza oturdu. Bir eli benim dizimde, diğer eli Ömer'in dizindeydi.
" Baba Ömer bana ikinci gün Feride'den hoşlandığını, gitmek istediğini söylemişti. Ben izin vermedim. "
Ahmet abim, " İyi bok yedin lan. Sen mal mısın? "
" Ahmet sus! " bağırmıştı.
" Feride'de biliyordu. Ama hiç bir şey dememişti. Ömer'de o günden sonra hiç başını kaldırıp, kardeşime bakmadı. Ama Feride, Ömer' e bir şeyler hissetmiş bugün benim yanımda ikimize birden söyledi. Sizin de bilmeniz gerektiği için konuşma kararı aldık. Gerisi size kalmış. "
" Feride Ömer'i gerçekten seviyor musun? "
" Baba onu görünce kalbim hızlı atıyor, görmesem özlüyorum. Bana bakınca sanki dünyada bir tek o var gibi. Sevmek buysa seviyorum. "
Başımı eğdim. Abim de susmuştu.
" Ömer sen ? "
" Fikret amca böyle olsun hiç istemezdim. Evinize girdiğim ilk anda, Feride kapıyı açınca, oldu olan. Kendime çok kızdım, susturmaya çalıştım, olmadı. Feride bana abi deyince çok kötü hissettim. O an söyledim. Feride ve Mehmet biliyordu. Gitmek istedim, göndermediler. Ama o günden sonra hiç bakmadım, benim için çok zordu ama, rahatsız olmasın diye tuttum kendimi. Ben Feride'yi çok seviyorum. "