Mirkan, Gece’nin yüzündeki huzursuzluğu fark etmişti. Kaşlarını hafifçe çatarak birkaç saniye daha durdu, ardından paltosunu çıkarıp sandalyesine bıraktı. Gözleri Gece’nin üzerinde, içinde bir sorgulama vardı. Ama Gece, ne olursa olsun mesajdan bahsetmemeye kararlıydı. Derin bir nefes alıp oturduğu yerde sakin görünmeye çalıştı. “Yok bir şey,” dedi sessizce, elini masanın üzerindeki kitabın sayfalarıyla oynayarak. “Sadece biraz yorgunum.” Mirkan, bu cevaptan tatmin olmamış gibi bir süre Gece’yi izledi. Ardından, masanın üzerindeki telefona kısa bir bakış attı ama bir şey söylemeden başını çevirdi. “Pekâlâ,” dedi, soğuk bir tonla. “Ama yüzünden belli ki bir şey var. İstersen bana anlatabilirsin.” Gece, onun bu teklifine hafifçe gülümsedi ama gülüşünde bir mesafe vardı. “Gerçekten bir şey

