Mirkan, Gece ve Aylin’in yanına gidip oturduğunda, içinde hâlâ kıskançlık ve öfke dalgalanıyordu. Ancak belli etmemeye çalışıyordu. Gözleri sürekli Gece’ye kayıyor, Aylin’in yaptığı şakalara kulak vermiyor gibiydi. O sırada, arkadan neşeli bir ses yükseldi: “Mirkan, kardeşim! Vay be, sonunda döndün ha!” Mirkan başını çevirdi ve karşısında çocukluk arkadaşları Ali ve Ömer’i gördü. İkisi de yıllardır görmediği tanıdık yüzlerle ona doğru geliyordu. Geniş gülümsemeleri, rahat tavırlarıyla yanlarına vardılar ve Mirkan’ın elini sıkarak kucakladılar. “Özlettin kendini,” dedi Ömer, dostça. “Dönersin de bizim haberimiz olmaz mı?” Ali ise oturacak bir yer bulurken gülerek ekledi: “Yıllar geçti, ama hâlâ aynı sert bakışlar, aynı Mirkan. Kardeşim, buralara bir bak bakalım. Mahalleyi tanıyabilecek

