-Giriş-
Gelecek Bölümden Kesit
Asya ayakta bekliyordu. Salonun ortasında, yabancı insanların arasında, kendini ait olmadığı bir dünyaya düşmüş gibi hissediyordu.
Sonra Asya’nın bakışları Ayşe’ye kaydı.
Zavallı kızın elleri titriyordu. Dizlerinin bağı çözülmüş gibi oturduğu yerde küçülmüş, gözlerini yere dikmişti. Asya’nın içi o an burkuldu. Göğsünün ortasına ince bir sızı oturdu.
Tam o sırada Ziynet hanımağa ağır ağır öne eğildi. Gözlerini salonun ortasında gezdirdikten sonra dudaklarını araladı.
“Sebebi ziyaretimiz bellidir.”
Salonda kısa bir sessizlik oldu.
Asya’nın annesi Ronya endişeli bir yüzle Ziynet hanımağaya baktı. “Biliyoruz… ama Ayşe daha yeni on sekizine vardı. Bu evlilik…”
Sözünü tamamlayamadan, Ziynet hanımağa sert bir şekilde araya girdi. Sesi keskin, tavrı buyurgandı.
“Sizin oğlunuz bizim aşiretin kızını kaçırdı. O da yetmiyormuş gibi kızı gebe bıraktı. Bizim aşiret sizin oğlunuzu vurabilirdi. Ama o doğmamış sabinin ana babasına zarar vermek istemediğimizden kızınız Ayşe kan hakkı olarak bizim konağa gelin olarak girecek.”
Salonda fısıltılar yükseldi.
Kadın devam etti. “Ayşe’nin yaşı 18 olduğundan oğlum Mirza kabul etmedi. Benim başka oğlum yok ama benim bir kocam var. Kızını kocama istiyorum.”
O an zaman durdu.
Asya âdeta küçük dilini yuttu. Gözleri fal taşı gibi açıldı; kulaklarının uğuldadığını hissetti. Bu insanların söylediği şeyler akıl alır gibi değildi.
Salondaki herkes bir anda donup kaldı. Bakışlar birbirine çarptı.
Asya yavaşça başını çevirip annesine baktı. Gözlerinde şok, dudaklarında inançsız bir titreme vardı.
“Kocanız, kızımın dedesi yaşında… Tövbe yarabbim…” dedi Ronya.
Sözleri salona düşer düşmez hanımağanın yüzü gerildi. Gözleri bir anda sertleşti. Çenesini sıkarak Ronya’ ya doğru baktı.
“Ben kendime kuma olarak istiyorum. Bir kadın olarak bunu sıkıntı etmiyorum. Sen de bir ana olarak oğlunun yaşamasını istiyorsan sıkıntı etmeyeceksin!”
Tam o anda salonda yankılanan sert bir ses herkesi yerinden sıçrattı. “Ayşe yaşça büyük olsaydı o vakit oğlun Mirza’ya eş olarak alır mıydın?”
Gelen kişi Asya’nın ninesi Hejar’dı. Hanımağa yavaşça kadını süzdü sonra hafifçe tebessüm ederek, “Elbette,” dedi.
Hejar bastonuna dayanmış, gözlerini Hanımağa’ya dikmişti.
“Hanımağa… Ronya’nın bir kızı daha var.
Salonda derin bir sessizlik çöktü. Herkes donup kaldı.
Hanımağa kaşlarını çatarak, “Kim?” diye sordu.
Hejar elini kaldırdı. Parmağıyla direkt Asya’yı gösterdi.
“Yıllar önce anasının kucağından zorla alınarak bir aileye verilmişti. Bu kız Ronya’nın kızı adı ise Asya kendisi 25 yaşında ve yaşı tam da oğlun Mirza Ağa’ya uygun.”
O an dünya, Asya’nın etrafında dönmeyi bıraktı. Tüm bakışların bir anda üzerine çevrildiğini hissetti.
Nefesi kesildi. Kalbi göğsüne sığmadı. Ne yapacağını bilemedi.
Birkaç ay önce öz ailesini bulmak için Diyarbakır’a gelmişti. Ve birkaç aydır onların yanındaydı. Mutluydu, huzurluydu… en azından öyle sanıyordu.
Ama şimdi…
Törenin gerçek yüzüyle ilk kez karşı karşıyaydı.