Elif Yılmaz Uçak yere iner inmez kemerimi açtım, çantamı kaptığım gibi fırladım koltuğumdan. İniş yapmamla dışarı çıkmam bir oldu. Nefes almadan Savaş’ı aradım. Ondan başka arayacak biri aklıma gelmiyordu. Attığı mesajları da görmüştüm. Kübra gerçekten hamile değilmiş ama odaklanamıyordum bile. “Neredesin? Geldim. Hemen babamı görmek istiyorum.” “Durağa gel. Seni almaya geliyorum.” dedi sesi sakin ve kararlıydı ama bir yandan tedirginliği de seziliyordu. Dakikalar sonra askeri araç durakta durdu. Kapı açıldı, Savaş dışarı çıktı. Üstü hâlâ görev kıyafetiyleydi, yüzü sertti ama beni görünce gözlerinde bir anlık rahatlama oldu. Ama ben... duraksamadım bile. Koştum. Hiçbir şey söylemeden kollarına atıldım. Şu an öyle korkmuş haldeydim ki en çok ihtiyacım olan şey tam da buydu. Ona sar

