Yağız'ın suratına kapıyı kapatıp salona geçtim. Perdeyi sıyırıp apartmandan çıkmasını bekledim ama gitmedi. Delikten baktığımda hala kapımda olduğumu gördüm. Siktir! Ulan dört gün sonra evleneceğiz sen bana güvenmiyorsun! Bunun iması bile çok çirkinken yüzüme yüzüme 'Sana güvendim!' diyorsun! Evlendiğimizde de böyle olmayacağını nerede bilebilirim? Her olayda beni dinlemeden beni suçlayıp yargılamayacağını nereden bilebilirim? Güven her şeyden daha önemli bence, sevgide bile. Ben ona güveniyorsam, o şerefsiz de bana güvenmek zorunda! Babası olacak şerefsizin sözlerine inanıp benden şüphe etmesini yiyip yutamam! Sadece sinirden ağlıyordum şimdi, başka hiçbir şey değil. Sadece sinirden. Kameradan Yağız'ı izliyordum, kapıma sırtını vermiş elindeki yüzükle oynuyordu. Yahu ben ilk sorun

