"Bizim için de uygundur," dedi Murat Baba, "Bu ay sonu yaparız nişanı." Bakışlarım Okan'ın gözlerini buldu, dünya başıma dönüyordu ancak onun gözlerini görebildim. Bana attığı sinsi bakışları her şeyden daha netti. Yutkunamıyordum. Çaylar kahveler içildi, nişan hakkında konuşuldu. Noyan'ın gitme zamanı geldiğinde, elini tuttum. Omzunun üzerinden dönüp bana baktı. Göz bebeklerim titriyordu. "Ben de seninle geleyim, eşyalarımı alayım." dedim. "Ne acelesi var?" dedi Murat Baba, ona baktım. Uyaran bir dille, "Senin yerin burası," dedi, "Noyan oğlum getirir eşyalarını, sen artık düğüne kadar burada bizimle kalsan daha iyi olur." Susmak zorundaydım, aksi takdirde açıklama yapmam gerekiyordu. Misal, onlarla niye kalmak istemediğim konusunda... Noyan'ı kapıya kadar geciktim. Ellerini yanakl

