İçeriye giren kişi Asu 'dan başkası değildi. Öfkeli ve bir o kadar da bitkin bakışlarımı onun yüzüne çevirdim. Bir ân sanki onu aylardır, yıllardır görmüyormuş gibi hissettim ama bu da zihnimin bana uyguladığı bir oyundu muhtemelen. O, geçip yatağın karşısında, pencerenin sol tarafinda kalan koltukta oturdu, ben ise bakışlarım ile onu takip edip, göz bebeklerinin içine bakmaya devam ettim. Ne kadar da güzel görünüyordu, yani her zamanki gibi. Siyah bir pantolon, siyah bir tişört ve üzerine de aynı renk deri ceketi ile; küçük çantasını yanına koymuş, bacak bacak üzerine atmıştı şimdi. ''Niye geldin?'' diye sordum ona, kısılmış olan sesim ile. ''Halime bakıp, vah zavallı, demek için mi?'' Öylece durup bir süre yüzüme baktıktan sonra nihayet konuşma kararı aldı. ''Ben şimdiye kadar ne z

