“Geri dön Gülay.” “Eve dön Serhat. Daha fazla yorma beni lütfen.” “Sensiz gitmeyeceğim.” “Serhat lütfen.” Serhat mesajları baştan başlayıp tekrar okudu. Defalarca, en sonunda yazdı: “Bu seni mutlu edecek mi?” “En azından rahatlayacağım.” “Tamam.” Serhat gülümsedi. Şu ufak mutsuz yazışma bile, içinde kelebekler uçurmuştu. Ayağa kalktı, banyoya gidip duş aldı. Bir haftadır üzerinden kıyafetini bile çıkarmamıştı. Engin’in getirdiği, fakat yüzüne bile bakmadığın kıyafetleri giyindi. Aynadan kendine baktı, çökmüştü. Saçlarını tarayacak bile hali yoktu. Telefonla resepsiyonu aradı. Faturayı şirkete göndermelerini, odadaki eşyaları da yakmalarını söyledi. Gülay’ın yattığı bu yatakta, kimsenin yatmasını istemiyordu. Konağa döndüğünde, Nesih ağa ve annesi uyanıktı. Kış bahçesinde oturmu

