Gülay hızla Serhat’ın elindekini alıp çekmeceye geri tıktı: “Yok öyle bir şey.” “Emin misin? Bence seninde gönlün var. Yoksa bunları niye alasın?” Gülay utançla başını eğdi: “Ben giyemem bunları.” “Giymek için almışsın işte.” “Ben almadım ki. Evin aldı.” “Evin mi? Ulan bacıma da bak sen. Ona bunun hesabını sonra soracağım.” Serhat tekrar çekmeceyi açtı, gizli olan çekmeceyi de açıp, CD çıkardı: “Ben bunu takıyorum. Sende giyin gel.” Serhat kapıyı açıp çıktığında, Gülay tripli tripli konuşmaya devam etti: “Giymiyorum. Hem sen hala kendini affettirmedin, hala abimin düğününe götürmüyorsun.” Serhat omzunun üzerinde baktı: “Gülay. Liseli olanı giy, gel.” Serhat lafını bitirince Gülay’a göz kırptı. Gülay sinirle yerinde tepinmeye başladı. Yok bu adam iflah olmuyordu. Tepinmesi bit

