Ozan'dan Cihan amcam akşamki organizasyonda Melis'e kavalye olacağımı söyleyince ayaklarım resmen yerden kesildi. Günü nasıl akşam ettiğimi inanın ben bile bilmiyorum. Normalde tabanı yanık it gibi koşan akrep ile yelkovan, o gün sanki Japonla yapıştırılmış gibi yerinden kıpırdamadı. Bir yandan da sürekli “Neredesin?” diye arayan abime, “Amcamlayım, işimiz var” deyip geçiştiriyorum; yanına da gidemiyorum. Çünkü çok iyi biliyorum, gidersem başıma gelecekleri… Hazırlanmaya bile fırsat bulamayacağım kesin. Akşamüstü beş gibi amcam gelip, “Kızlar hazırmış, sen git kızlarımı al; mekânda buluşuruz,” deyince… Evden nasıl çıktığımı, arabaya nasıl vardığımı, oradan kızların evine nasıl gittiğimi inanın bilmiyorum. Her şey sanki birkaç saniyeye sıkışmış gibiydi. Kızların kapısına geldiğimde, z

