bc

Geceye Sığınan Kalp

book_age18+
386
FOLLOW
5.6K
READ
HE
mafia
like
intro-logo
Blurb

Akrabalarından kaçıp kendine yeni hayat kurmaya çalışan yeni tıp mezunu Defne ...

Yeraltı dünyasında “Gece” diye anılan, adının fısıldanması bile korku uyandıran bir mafya lideri. Aybars

Zamanla açığa çıkan sırlar..

Biri beyaz önlüğün umudu ile yaşıyor. Diğeri karanlığın hükmünü sürüyor.İki ayrı dünya…

Tek bir yol…

Ayrılmaz bağ...

chap-preview
Free preview
Giriş
Annemle birlikte akşam yemeği için sofraya oturduk. “Deva Sultan, döktürmüşsün gene. Şu dolmanın tadını senin gibi tutturamıyorum.” “Hadi oradan,” dedi. “Sanki çok uğraştın yapmak için.” “Ya anne, ne kadar uğraşsam da olmayacak. Niye uğraşayım?” Annemin, “Hee, bir de yengenler gelecekmiş çaya. Bak ne derlerse desinler ters bir şey söyleme, akşam akşam sıçratma başıma,” demesiyle suratım düştü resmen. “Ayy anne, demeseydin keşke. Ne işleri var? Bak gene talibin var, hayırlı kısmet derseler vallahi bu sefer terslerim. Bu ne yaa, her seferinde bir taliple geliyorlar.” “Kızım sus, yengenin kapı dinleme huyu var. Bak gelir duyar, akşam akşam vallahi uğraşamam.” “O kapıya elektrik akımı bağlayacağım zaten, kulağını yaksın diye.” “Sus kızım, bak aklına da geliyor. Neyse, çay suyunu koyayım bari, insanlık bende kalsın.” “Ayy anne, tezgâhın altında tuz ruhu vardı, bitti mi?” “Ne yapacaksın tuz ruhunu?” “Çaya koyacağım, içleri temizlensin.” “Defne, bak geliyor ama terlik!” “Tamam tamam, şaka da yapmayalım. Dudaklarımı büzerek somurtup oturalım; onlar anlatsın, biz dinleyelim.” “Defneeee!” “Ayy tamam, lafta ettirmez eltilerine.” Derken kapı çaldı. “Ben bakarım Sultanım.” Kapıyı açınca Sinsinaz yengem, yanında yancısı Fitnegül yengemle içeri girdi. “Hoş geldiniz.” “Hoş bulduk canım.” İçeri geçince annem de sofradan kalktı. “Hoş geldiniz yenge. Defne, yengenlere tabak kaşık getir.” “Yok Deva, sağ olasın. Biz yedik de geldik, bir çay içip gideceğiz.” “Çay on dakikaya demini alır yenge, buyurun oturun.” Çay tepsisini hazırlayıp annemin yanına oturdum. “Eee Deva, nasılsın bu ara? Gelmiyorsun bizlere…” “Yenge, yaz geliyor, bahçe işleri… Eee tekim zaten, anca işlerimi toparlıyorum,” dedim. Sanki bilmiyorlarmış gibi 😮‍💨 Ayşe yengem (Fitnegül olan) lafa girdi: “Defne’nin de son senesi okulda bitiyor. İnşallah bir de aklı başında, hayırlı bir kısmet bulursa rahat edersiniz.” “Hehh, başladık,” dedim annemin kulağına fısıltıyla. Annem ayağıyla dürttü susmam için. “Her şey nasip kısmet meselesi yenge. Allah gönlü güzel insanlarla karşılaştırsın.” “Amin tabii,” dedi Havva yengem. “Ama bu işler öyle beklemeyle olmuyor. Ne demişler, armut piş ağzıma düş olmaz. Bizim annemlerin köyünde bir komşumuz var, geçenki düğünde Defne’yi görmüşler, çok beğenmişler. Çocuğun Ankara’da ev tekstili üzerine mağazası varmış…” Derince bir “off” çıktı ağzımdan ama cevap verirsem annemi bunaltacaklarını da biliyordum. Sustim. Daha doğrusu susmaya çalıştım. En sonunda Ayşe yengem: “Sen bu işe ne dersin Deva?” deyince… “Ben bir şey demem. Devir artık görücü devri değil yenge, gençler artık karar veriyor.” Havva yengem hemen girdi devreye: “Öyle deme Deva, kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya derler.” “Defne, sen ne diyorsun bu işe?” deyip iyice kuruldu koltuğa. “Yenge, şimdi biliyorsun; daha Yasemin ablam evlenmemişken benim ondan önce evlenmem olmaz. Sonra millet ne der?” dedim. (Kendi kızı benden yaşça büyük ama hâlâ bekar.) Annem ayağıma bastı ama susmadım. “Benim evlenebilmem için bence önümde uzun bir zaman var. Belki ben de evlenmem Yasemin ablam gibi.” Yasemin’i özellikle bastırarak söylemiştim, anlasın diye. Bir hışımla ayağa kalktılar: “Dilinde pek bir uzun! Bunu verip de kendimizi rezil mi edelim?” “Gidelim,” dediler. Annem arkalarından, “Yenge çay…” diye seslendi. Kapı kapanır kapanmaz bana bir gülme geldi… Ama tam o sırada annemin terliği kafamın üstünden geçti. “Tutamadın değil mi o dilini? Bak şimdi amcanları da doldurup yanımıza gönderecekler.” Koşarak yanına gittim, sarıldım, boynuna gömüldüm. Derince soludum. Sonra yanaklarını öptüm. “Ben seni bırakıp da evlenmem. Olur da evlenirsem kaynanam olmayacak. Kayınbabama da seni alırım, sen de benimle gelirsin.” “Defne, bak terlik geliyor gene! Zevzek zevzek konuşma.” “Tamam tamam. Demedim bir şey. Şaka da yapmayalım.” Annem bir anda ciddileşti: “Bak kızım… Hayatın ne getireceği belli değil. Bugün varım, yarın yokum. Ben de gidersem tek başına bunlar seni rahat bırakmaz. Bazen düşünüyorum da… Evlensen daha mı iyi olur diye…” “Deva Sultan, bak kendin diyorsun. Hayatın ne getireceği belli değil. Belki yarına uyandığımızda sen olursun, ben olmam…” Dememle elimin üzerine hafifçe vurdu. “Tövbe de kız! Deme öyle şeyler.” “Sen de o zaman düşünme böyle şeyler. Yorgunsun, geç oldu. Hadi yatalım.” Tam sofrayı toplamak için masaya dönecektim ki… “Defnem… Benim gönlümün devası sensin. Biliyorsun değil mi kızım?” “Biliyorum annem. Sen Deva, ben gönlünün devası… Sen de benim sultanımsın. Hadi yeter bu kadar dramatik konuşma, yatalım.” Yatağıma yattığımda annemin ilk defa böyle ciddi konuştuğunu fark ettim… Ama çok üstünde durmadım. Ve ışıklar kapandı…

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
91.1K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
86.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
545.2K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
55.6K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
25.9K
bc

HÜKÜM

read
229.9K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
35.2K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook