7. BÖLÜM

648 Words
Gamze odadan çıkarak aşağıya Nurhayat hanımın yanına indi. Televizyonu açtıktan sonra kanepeye oturdu. Son birkez Nurhayat hanım'a baktı, televizyonu izliyordu ve halinden memnundu. Gamze telefonunu eline aldı, annesini aradı. Telefon uzun uzun çalmaya devam etti, sonunda annesi telefonu açtı. "Alo! Nasılsın anne?" "İyiyim kızım sen nasılsın? Nasıl ilk günün? İyi misin?" "İyiyim bende, Cenk bey gitti. Evde yapılacakları anlattı bana. Nurhayat hanımın ilaçlarını verdim. Çok korktum ama!" "Ne oldu kız? Neden korktun." "Ya, bu eskiden bebeklerin saçları çocukların saçlarından yapılıyormuşya!" "Hee, evet benimde vardı, Maviş. Bebekten mi korktun yoksa?" "Korktum tabi anne ya! Ne o öyle. Tövbe tövbe." "Korkma kızım korkma, bebekten korkulurmu." "İyide anne mutfaktan çıktım kadına su verip ilaç içiricem, merdivende gördüm bebeği." "Nasıl merdivende gördün kız?" "Vallahi bildiğin merdivende gördüm, sonra bez almak için geri gittim yoktu." "Yok kızım sen öyle sanmışsındır nereye gidecek bebek?" "Bilmiyorum anne yorgunum birazda."               Gamze ve annesi saatlerce muhabbet ettiler. Saat ilerlerken Gamze telefonu kapattı ve akşam yemeğini yapmak için mutfağa doğru gitti. Nurhayat hanımın yiyeceği şeyler çoğunlukla haşlama sebzelerden oluşuyordu. Gamze yarım saat içinde yemeği hazırladıktan sonra hepsini bir tepsiye koyarak Nurhayat hanımın yanına gitti. Önce kendi elleri ile Nurhayat hanımı doyurduktan sonra kendi karnını da doyurdu. Yemek sonrası Nurhayat hanım ile birlikte televizyon izlemeye devam ettiler.               Saat epey geç olmuştu. Gamze hemen yanıbaşındaki çekyatı Nurhayat hanım için hazırladı. Daha sonra yavaşça tekerlekli sandalyesinden kaldırarak yatağına yatırdı. Saat Gamze'nin uyuması için çok erkendi. Nurhayat hanımı uyuttuktan sonra tekrar telefonu ile vakit geçirmeye başladı. Çok geçmeden ilk günün yorgunluğu ile uyuya kaldı.               Gözlerini aniden açtı Gamze. Öylesine uyanmamıştı elbette. Üst kattan gelen ayak sesleri vardı. Oldukça düzensizdi ayak sesleri. "Faredir." diyemedi kendine. Gamze oturduğu koltuğa tamamen yapışmıştı. Tamamı ahşap evde yankılanan bu ayak sesi yavaşça üst kattaki merdivene doğru yöneldi. Yavaşça merdivenleri inmeye devam etti. Son adımını attığı anda birden gök gürledi. Sağanak bir yağmurun habercisi olan şiddetli bir gök gürültüsüydü bu.               Gamze aniden yerinden fırlayarak odanın ışığını açmaya gitti. Elektriklerde kesilmişti. O sırada Cenk beyin dedikleri aklına geldi. "Hayatta inmem!" dedi kendine. Koşarak tekrar çekyata geri döndü. Gözü sürekli odanın kapısındaydı. Görebildiği tek şey işe gölgelerden ibaretti.               Ayak sesleri tekrar duyulmaya başlandı. Bu sefer merdivenleri geri çıkıyordu. Yavaş ve sakince merdivenlerden yukarı çıkmaya devam etti. Birkaç seniye sonra da su sesi duyuldu. Gamze buz kesmiş bir vaziyetteydi. Sadece gözlerini oynatabilir duruma gelmişti. Birdenbire Minareden gelen ses ile tekrar ürperdi. Sabah ezanı okunuyordu. Tüm sesler kesilmişti...                 Gamze gözlerini gün ışığına açtı, uyanır uyanmaz hemen çekyatta yatan Nurhayat hanıma ve daha sonra da saate baktı. Saat öğlene çok yaklaşmıştı. Yerinden hızla kalktı. Yüzünü bile yıkamadan kahvaltıyı hazırlamaya başladı. Kahvaltıyı hazırlarken aklında sürekli gece yaşananlar vardı. Bir ara düşünceler arasında dalıp gitmişken çaydanlıkta kaynayan suyun taşması ile kendine geldi. Çayı hızla demledikten sonra tepsiye kahvaltılıkları hazırladı.               Kahvaltı tepsisini eline aldı, mutfaktan çıkarken bir gözü sürekli üst kata çıkan merdivendeydi. Artık merdivenin önünden hızla geçiyordu. Nurhayat hanımın yanına gitti, tepsiyi bir kenara bıraktı. Nurhayat hanımı sakince uyandırdıktan sonra önce bir bardak su verdi. Ardından tepsiyi bacaklarının üstüne koydu. Nurhayat hanım kahvaltısını yaparken Gamze de kendi tepsisinden yiyordu. Bir süre sonra Gamze ve Nurhayat hanım gözgöze geldi. Nurhayat hanım Gamze'nin saçlarını işaret etti. Gamze ne olduğunu anlamak için saçına elini götürdüğünde bir farklılık hissetti. Saçları yeni kalkmış gibi karmakarışık değildi. Hemen banyoya gitti. Aynada kendini gördüğünde kısa süreli bir titreme yaşadı, saçları taranmış haldeydi. Annesi bile hayatı boyunca Gamze'nin saçlarını bu kadar güzel taramamıştı. Banyodan elleri saçında çıktı Gamze. Tekrar merdivenin başına geldiğinde bir süre duraksadı. Bu sefer yavaşça merdivenleri çıkmaya başladı. Korkusundan attığı her adım ona çok ağır bir yük gibi geliyordu. Sonunda ikinci kata çıktığında nefes dahi almadan boşluğu dinledi. Eski evin her gıcırtısını duyabiliyordu. Yavaşça ibriğin yanına gitti. Leğen ıslaktı, ibriği kaldırdığı gibi yere fırlatması bir oldu. İbrik tamamen boştu. İbrik yere düştüğü anda ikinci kattaki ayak sesi tekrar başladı, gündüz vakti, tam Gamzenin arkasında. Gamze mermer kadar sert kesildi birden. Gözlerini sağa sola döndürmeye ve sesin nereden geldiğini anlamaya çalıştı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD