"Buyrun?"
"Günaydın, Gamze hanım ile mi görüşüyorum?"
"Evet buyrun."
"Adrese yaklaştım, onu haber vermek için aramıştım."
"Öyle mi, tamam bende çantamı hazırlamıştım kapının önüne çıkıyorum şimdi."
"Tamamdır Gamze hanım."
Gamze telefonunu kapattıktan sonra hazırlıklarını hızlıca bitirmeye çalıştı. Tam hazırlığını bitirmiştiki kapının önüne gelen arabanın sesini duydu.
"Anne geldiler, ben çıkıyorum."
"Tamam kızım dikkat et kendine, aldın demi herşeyini?"
"Aldım aldım."
"Tamam, bak birşey olursa hemen ara beni, meraklandırma sakın, hergün ara tamam mı?"
"Tamam anne ararımda bak bekliyorlar çıkmam lazım."
"Tamam gel öpeyim."
Gamze ayrılmadan annesi Gamze'nin yanaklarını uzun uzun öptü. Gamze de annesinin yanaklarından öptükten sonra hızlıca arabaya doğru gitti. Arabaya vardığında şoför onu dışarıda bekliyordu. Gamze kapıdan çıkar çıkmaz şoför arka kapıyı Gamze için açtı. Gamze aniden arabanın arkasında oturan Cenk bey ile göz göz geldi. Arabaya binerken konuşmaya başladılar.
"Günaydın."
"Günaydın Cenk bey."
"Nasılsınız var mı heyecan?"
"Tabi, illaki biraz heyecan oluyor."
Eve varana kadar işten ve gündelik hayatlarından bahsettiler. Çok geçmeden eve varmışlardı. Ev Gamze'nin hayalindeki gibi lüks bir ev değildi. Eski restore edilmiş iki katlı bir evdi. Tıpkı diğer eski evler gibi kahverengi bir kapısı ve kapının üstünde kırmızı kabartma ile belirtilen bir kapı numarası vardı. Şoför evin önünde durdu. Önce Gamze'nin kapısını açtı, o sırada Cenk bey de arabadan çıkmıştı. Gamze Cenk bey'in arkasından giderek eve girdi. Ev çok eski kokuyordu. Gamze birkaç aydır başka kimsenin evine gitmediğinden ona başka bir evin kokusunu almak garip gelmişti. Kapıdan içeri girdiklerinde tek basamaklı eşiğe gelmeden ayakkabılarını çıkardılar. İleride sağdaki kapıdan içeri girdiklerinde onları Nurhayat hanım ve diğer bakıcı karşıladı. Bakıcı her nedense Gamzeyi gördüğünde çok mutlu olmuştu. Cenk bey Gamze'yi ve diğer bakıcıyı tanıştırdı. Bakıcı tüm muhabberi kısa cümlelerle kesiyordu, sonunda ise şunu söyledi;
"Cenk bey artık özgür müyüm?"
Ortalık bir anda ölüm sessizliğine büründü. Cenk bey aniden bembeyaz olmuştu. Kadın için ise bu çok normal bir konuşma gibiydi. Gamze ise donup kalmıştı ve kadının gözlerinin içine bakıyordu. Kadın ile arada bir göz göze geliyordu. Kadın evi terk etmek için can atıyor gibiydi. Cenk bey ortalığı yumuşatmak için neredeyse yalan bir gülüş attı.
"Haha! O ne demek şimdi? Tabikide özgürsünüz!"
Cenk bey'in yüzündeki tebessüm devam ederken kadının yüzündeki o his bir an için dinmemişti. Daha önceden hazırlandığı belli olan çantasını alarak hızlıca odadan çıktı. Ayakkabılarını bile yarım yamalak giydiği seslerden belli oluyordu. Ve ardından gelen kapının çarpılma sesi.. O ses her şeyin başlangıcı olacaktı.
Eski bakıcı kapıyı çarpıp çıktıktan sonra camın önünden hızlıca giden silüeti göründü. Cenk bey etrafa bakınmaya başladı Gamze ile göz göze gelmekten çekiniyordu. Gamze ise bakıcının evden koşarak uzaklaşmasını anlamlandırmaya çalışıyordu. Tam bu sırada Nurhayat hanım öksürmeye başladı. Gamze aniden kendine gelerek Nurhayat hanımın yanına koştu, sırtına elini koydu ve yüzüne baktı.
"Bir şey yok, sadece gıcık. Yavaş yavaş nefes alın."
Ortadaki sehpanın üstündeki sürahiden bardağa su doldurdu ve Nurhayat hanıma yavaşça içirdi. Bunlar olurken Cenk bey onlara bakıyordu. "Gamze hanım dilerseniz evin diğer kısımlarını da size göstereyim." Gamze Cenk beye baktı ve kafasını sallayarak onu onayladı. Elindeki boş bardağı sehpanın üstüne koyduktan sonra Cenk bey'in yanına gitti. Birlikte evin diğer odalarını gezmeye başladılar. Cenk bey öncelikle Nurhayat hanımın ilaçlarının saklandığı odayı göstererek başladı. Oturma odasının hemen yanındaki küçük bir odaydı burası. İçeride uzun bir dolap ve kilimden başka bir şey yoktu. "Gamze hanım annemin tüm ilaçları bu dolapta. Soğukta saklanması gereken diğer ilaçlarda buz dolabının içinde. İlaçları kullanmanız gereken saatler dolabın kapağında asılı durumda, onlara çok dikkat ederseniz iyi olur." Gamze Cenk bey'in lafını bölmeden dediklerini sadece kafası ile onaylıyordu. Evi gezmeye devam ettiler. Beraber mutfağa girdiler, mutfak diğer bakıcı tarafından gayet düzgün bir şekilde toparlanmıştı. "Burası mutfak Gamze hanım, annemin diyetine çok dikkat ediyoruz. Size aylık bir liste ve bu yemeklerin nasıl yapılacağına dair bir dosya bıraktık. İlaçlar haricinde annemin diyetine de dikkat etmeniz bizim açımızdan çok önemli." Mutfaktan çıktılar, yukarı çıkan merdivenlerin dibinde bodruma inen bir kiler kapısı bulunuyordu. "Burası bodruma iniyor. Ev baya eski olduğundan çok sık elektrikler gidebiliyor. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız önce şartelleri kontrol edin. Aşağısı biraz karanlık olduğundan merdivenleri inerken yanınıza fener alın yada telefonunuzun ışığını kullanın." Birlikte yavaşça merdivenlerden yukarı çıktılar, her adımda evin ne kadar yaşlı olduğu merdivenlerden çıkan sesten belli oluyordu.
Yukarı vardıklarında Gamze'nin gözüne çarpan ilk şey yerde duran leğen ve ibrik olmuştu. Nurhayat hanımın yürüyemediğini bildiğinden kimin yukarıda abdest alıdğını merak etmeye başladı. Leğen ve ibriğin yanından hızlıca geçip gittiler. Sol taraftaki odaya girdiler. Oda baştan aşağıya eski tarz döşemeler ve mobilyalar ile doluydu. Odanın hemen köşesinde ise çok eski bez bebekler bulunuyordu. Gamze odayı gezerken bez bebeklerin yanına gitti, bir tanesini eline aldı ve saçlarını okşamaya başladı. "Çok güzellermiş!"
"Annemin küçüklüğünden kalma bebekleri, ona teyzesi örermiş."