Alam-ı Hazinane, hüzün veren elemler, acılar. Sır. Ne garip bir yüktü değil mi? Sevdiğin birinden sakladığın ağır bir yük. Sırrın başka bir kelime haznesi yoktu. Sadece bir yüktü o kadar. Sırrın iyisi, kötüsü olmazdı. Sevdiğinden sakladığın gerçekler gün yüzüne elbette ki çıkacaktı. Peki o halde ne için saklardık bir gerçekleri? Mehmet'e karşı hissettiğim duygular beni derin bir yokuşa sürüklüyordu. Onun yanında güvende hissediyordum kendimi. Onu sinir etmek hoşuma gidiyordu. Benimle uğraşmak ona keyif veriyordu ama sonra aramızda tarifi zor bir duygu karmaşası oluşuyordu. Etki. Ona karşı hissettiğim duygu buydu. Bazen aniden bana yaklaştığında aklım işlevini yitiriyordu. Dut yemiş bülbüle dönüyordum. Putlar gibi hareketsiz kalıyor, kalbimin çarpıntısına engel olamıyordum. Kara göz

