Bahr-i Hakaik, hakikatler, gerçekler denizi. Gözlerindeki bir pişmanlık belirtisi miydi? Ben, var olduğumu sandığı kişi değildim. O ise, Ahsen sandığı kişiden sakladığı sırrın yükünü taşıyordu. Bunca zaman kıvranıp durduğu gerçek buydu demek. Şehzade Alaeddin, Ahsen'i seviyordu. Mehmet bunu neden bana söylememişti? Yoksa, Ahsen'i mi seviyordu? Kalbimin üzerine küçük bir kül kondu. Onun üzerimde bıraktığı etkinin ateşiydi. Ahsen'i sevdiğini düşündüğümde o ateş küle dönmüştü. Ben sanmıştım ki gözlerindeki o parıltı bana aitti. Meğersem benliğimde yaşayan Ahsen içinmiş. "Mustafa Paşa, derhal dediğimi yap!" Mehmet'in öfkeli sesiyle düşüncelerimden sıyrılmaya çalıştım. İlruba Sultan'ın ettiği kelamlar öyle acıtmıştı ki içimi kendime gelememiştim. Sahi neydi beni bu kadar üzen şey? Mehmet,

