Günler hızlı bir şekilde geçiyordu. Altyapı ekibi olarak gayette başarılı işler çıkarmaya başladık.
Yaz geldi açık arazilere gitmeye başladık provalar için. Eğleniyorduk skeç çalışırken kendimizde çok gülüyorduk. Ekiple artık ayrılmaz parça olmuştuk. Çoktan bir birimize gidiyor kalıyor ailelerimiz hepimizi tanıyor du. O yüzden da hızlı adapte olduk ve provalarımız daha etkili olmaya
başladı.
Bir gün akşama kadar kalmak zorunda kaldık. çalışmalar uzak devam etti ve çok yorulduk bitkin haldeydik dinlenmek için herkes kendini bir yerlere attı
tüm cesaretimi toplayacaktım ne olursa olsun bugün ona aşık olduğumu söyleyecektim sonuçta artık çok yakın olmuştuk bile. Sanırım o da benden hoşlanıyor du. Çünkü bilmiyorum öyle gözüküyor du hal ve hareketleri bunu gösteriyor du.
Yanına gittim oraya oturdum önce provalar havadan sudan konuştum ve kendimi hazır hissettiğim o anda da konuya girdim
"Çok tatlısın Cihan ya, gerçekten ekipte senin kadar fedakar samimi ve sevecan biri yok" dedim tatlı tatlı bakarak.
"Teşekkür ederim sende öylesin fıstık" dedi ve burnuma dokundu.
bu adamın canıma kastı vardı galiba. Zaten zar zor toplayarak gelmiştim yine dağıldı. neyse tekrar cesaretimi toplamak için baya bir çaba gösterdim. Sonra gözlerine bakarak ciddi şekilde konuştum
"Cihan şey ben içimde bişey hissedince saklamayi sevmem. zaten biliyorsun sana karşı farklı olduğumu şey ben se... "Dedim ki anında lafimi kesti
" biz seninle iyi ikiliyiz öz kardeşim gibi görüyorum iyi bir arkadaşiz "dedi göz kırparak ve yanağından makas alarak
mahvolmuştum göz göre göre red yemiştim hemde en rezil bir şekilde bende bozuntuya vermedim
"bende seni baba rollerinde kendi babam gibi hissediyorum sen iyi bir arkadaş sin" dedim ve havadan sudan konuştum bozuntuya vermemek lazım yoksa kendi rezilliğimi kabul etmiş bulurdum. Sonunda bahane bulup ordan kalkıp başkaların yanına gittim
sustum reddetmişti hazmedemiyordum. Nefes alamıyordum boğazıma yapışan el boğuyordu beni baya mutsuzdum ağzımdan tek lokma geçmiyor hiç iyi değildim ama kimseye belli etmedim hep gülüyor mutlu gibi gözüküyordum eğleniyordum.
Aslında bana burda bunu öğretmiyorlarmı? Duygularımı saklamayı!
bu utançtan bir daha ona yaklaşamazdım kim olsa yapamazdı. Her şey yolunda gidiyor derken bir anda yok olduğuna inanamıyorum. Üzgündum mutsuzdum ama göstermemeye çalışıyordum çünkü ben hislerimi iyi kamufle ede bilmem için eğitiliyordum.
Artık Cihandan uzak durmaya çalışıyordum. Görüş alanında pek bulunmuyordum ama nedensizce bana değişik davranıyor du. Sanki ona kötülük yapmışım gibi kin besliyor du.
Başkalarla takılmaya başladım eski takımdekilerle tanıştım fatih Gürhan abi inanılmaz insanlardi. Onlarla tanışmak fikir alışverişinde bulunmak bizede çok şey katmıştı
Öyle ya da böyle devam edip gidiyordum her haftasonu gösteri hafta içi geceleri sabahlara bağlayan provalarımız derken zaten üzülmeye zamanım olmuyor du. Orda olmak iyiydi ama yeterince kötü hissettiriyor du yaz tatili yaklaştı.
Evet tatil!!! Sonunda rahat nefes alabilecek biraz yalnız kalıp kendimi toparlaya bilecektim
Bir gün kuliste hepimiz otururken Yasemin bağıra bağıra durduk yere konuşmaya başladı "Ya arkadaşlar bu yaz hep beraber gidelim bence alt yapı üst yapı ayirmayalim" diye hiç beklenmeyen sorusuyla bombayı patlattı
"Haklısın hep beraber büyük bir yer tutarız beraber tatil yaparız hem kaynaşmış oluruz malûm aramızda bir sürü kavgalı ve küs olanlarda var" diye bana ima edip Oğuz araya girdi.
Hep beraber olur filan diyorlardi. Ama olmazdı böyle rezil olmuşken hele hiç olmazdı. Resmen ölüm fermanım imzalanıyor du. Biz orda nasıl aynı yerde neredeyse 2 hafta beraber kala bilirdik ki.
Ya herkes bilerek yapıyor du ya da hiç kimsenin durumdan haberi yoktu. Sahiden ben bu utancı kimseyle paylasmamiştim ki! Nereden bile bilirdiler. Ben gidemezdim olanlardan sonra. Annemi bahane etmek zorundaydım. Anne lütfen beni rezil etme
"Kızlar ben gelemem malum annemin sağlık durumları pek iyi değil akşamları da erken çıkıyorum biliyorsunuz onu bırakamam" diyip sıyrılmaya çalıştım.
" Aa geçmiş olsun ne oldu Nihal teyzeye" dedi abartarak tüğçe çünkü annemin iyi olduğunu biliyordu.
" Çok önemli bişey değil kalbi biraz rahatsız ediyor son günlerde" dedim gözlerimi kocaman açarak ima eder gibi. Ama onların pek umrunda değil gibiydi
"Geçmiş olsun Nigarcim varmi yapa bileceğimiz bişey" dedi Cihan da ciddiye alarak.
"Sağolun şu anda her şey yolunda hallediyoruz biz" dedim utana sıkıla uydurduğum yalan yüzünden
" Olurmu canım biz bir aileyiz dur ben arayım teyzemi" hemen annemi aradı Yaseminde
" Merhabalar teyzecim ben Yasemin nigarin arkadaşı.
Evet kızım taniyrum nasısinuz her şey yolunda inşallah
İyiyim teyzem sağol sen nasılsın Nigar seni biraz rahatsız diyince merak ettik ciddi bişeyin yok inşallah.
yok uşağum sağolun evet bu aralar biraz
rahatsız hissediyrim ama ciddi bişey değel geçer
geçmiş olsun tekrardan Allah acil şifalar versin
sağol kizim Allah razi olsun
teyzem bişey diyecektim ama
Noldi nigara bişey mi oldi bi sıkıntı yoktur umarum
Yok teyzem gönlün ferah olsun biz ekiple yaz tatiline gidiyoruz Nigar da gelsin istiyoruz ama sizin izin vermeyeceğinizi söylüyor biz kızlarda orda olacağız hepimiz beraberiz nolur hayır demeyin kızınızı sağ salim getireceğiz
( kızlar bir avazdan) evet teyze hepimiz gidiyoruz biz göz kulak oluruz
Ben nedan izin vermeyeyum kizim sizde beraberseniz sorun yok gidebilu
Teşekkürler teyzem görüşmek üzere ellerinizden öperim" diye telefonu kapattı.
" bak işte izin veriyor kadın" dedi telefonu kapatır kapatmaz Yasemin
Cihanda arkadan pişkin pişkin gülümsüyordu dalga geçer gibi. Resmen el mahkum g*t gardiyan gidiyordum
" (ah be anne yaktın beni)diye düşündüm
”Ama yasemin" dedim vazgeçirmek ister gibi yavru köpek bakışı sundum
"Amasi maması yok hazırlanıyosun sabah yola çıkacağız" dedi inadın başkenti Yasemin hanım
Kulisten çıkıp annemi aradım:
"Anne nasılsın
iyiyum annem sen nasisun güzelim
iyiyimda anne neden izin verdin ki tatile ben gitmek istemiyordum
ben ne bileyum kizim aradi kız hayır diyemedum
neyse ya olan oldu zaten sonra görüşürüz"
Kızlar annemden izin aldıkları için ben de geliyordum kaçarım yoktu ve tek başıma ilk tatilimdı
Yoldaykan çok eğlendik. Şen şakrak yola başladık. Büyük otobüs kiralayıp hepimiz ayni otobüste gittik. Şarkılar şakalar havada uçuşuyor çok mutluydum Cihan bana kötü
davranmasına rağmen kendimi iyi hissediyordum. Varıncada mutlu olmaya çalıştım en azından deniyordum
Gittik yerleşmeye başladık kızlarla odalara çıktık. çocuklar eşyalarımızı taşımakta yardım ettikten sonra kendi kiraladıkları yazlığa gittiler ve akşam yemeğinde hepimiz bizim yazlıkta toplandık.
Hepimiz yol yorgunu olduğumuz için o akşam erkenden yattık. Bir günün olaysız geçtiği için mutluydum
kızlar Yaseminin ailesi aslen bodrumlu olduğu için onların ordakı yazlıklarında kaldık erkeklerde bize yakından bir yazlık kiraladılar
Ertesi gün sabah kahvaltısında yine bizim kaldığımız yazlıkta toplandık. her kes benim Cihandan hoşlandığımı bildiği için ikimizi beraber etmeye çalışıyor ancak kimse o beni reddettiğini bilmiyordu Sahiden nasıl diyecektim adam bana düpedüz kardeşim dedi mi diyecektim
başlarda takmadım idare ettim ama bir noktadan sonra canımdan geçmeye başladı.
Güneş deniz hava çok güzel akşama yakın yemek hazır olana kadar açık havada oturuyorduk.
Ortam mükemmel her şey güzel gidiyor gibiydi. Tabi kimse benim zehir tatil yaşadığımı bilmiyor çünkü Cihan beni üzmeye tam gaz devamdı merhametli Cihan Soydandan hiç bir şey kalmamıştı sanki evrim geçirdi ve karşımda şefkat yoksunu biri vardı üzerime sözde yanlışlıkla fırlattığı kutu kola son damla oldu resmen gözlerim döndü Şeytan diyor tut kafasını sürttür duvara kıvılcım çıksın kalbim diyor ki n*h yaparsın kör kütük aşıksın. İçtiği sigara
ciğerlerine zarar veriyor diye 2 saat ağlamış birisin sen mi bunu yaparsın.
bende dayanamadım en son gözlerimden yaşlar süzüldü. İlik gözyaşım yüzümden çeneme doğru giderken arkamı dönüp eve koştum. Lavaboya girdim elimi yüzümü yıkadım gözlerimden akan yaşları tutamıyordum artık hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım banyoda yere oturdum ve 3
yaşındaki çocuk gibi ağlamaya başladım
" Nigar tatlım iyimisin" dedi Tuğçe meraklı sesle kapıyı çalarak
"Nigar seni merak ediyoruz aç kapıyı güzel gözlüm" dedi yasemin korkan sesle.
Selenay:" Aşkım üzülme yanında olmamıza izin ver"
Yavaşça yerimden kalktım ve kapıyı açtım gözlerim şişmiş ti ve hala yaşlar süzülüyor du.
Kızlar içeri girdi ve beni avutma ya başladılar sarıldılar ve sorgulamadilar. Buranin sevdiğim diğer yani. üzgünken kimse sana hesap sormuyor ve karşılıksız sarılıyor. bende artık kendimi iyi hissediyordum.
Kalktım derin derin nefes aldım. Odaya geçtim kısa yeşil askılı crop altına da kısacık kot şortumu çıkarıp giyindim kendime baktım ve aşağı inip ev işlerine yardim ettim
akşam yemeği sessizce geçti. Olaysız bir gün geçirsem Rabbime şükürler ediyordum. Kızlar olayın farkına varmışlardı ama beni sorgulamak için uygun zamanı bekliyorlar di akşam yemeği ni topladık sonra herkes evlere dağıldı. beni resmen sorguya çektiler
"neler olduyor Halin hal değil çabuk anlatmazsan gider Cihanla konuşuruz" dedi tehditvari sesle
bende ağlayarak anlattım:" Ben 15 yaşında babamı kaybettim derin depresyona girdim ağır ilaçlar kullandım aklına gelen bütün bokun püsürün içinden geçtim. 17 yaşımda ilk defa onu gördüm ilk performansında. Aşık oldum hayata döndüm daha ismini bile bilmezken sırılsıklam aşık oldum. yıllardır da aşığım. Uzaktan uzağa sevgimi tek başına büyüttüm. tiyatroya katıldım yakın olma fırsatı elde ettim. Bir nevi başardım da ve ona kalbimi açtım daha açmadan reddetti. Ama sonrasında normal davranmak yerine beni üzme için fırsat kolluyor resmen. Ben yoruldum bilmiyorsunuz ama ben kalp hastasıyım bu
kadar üzüntü bünyem için fazla. Zaten bu yüzden de buraya gelmek istemiyordum. Daha fazla üzülmemek için"
Kızlar şok oldular ama tek kelime etmeden bana sarıldılar anlayış gösterdiler.
Ben bunlari rahat rahat kimse yok diye anlattim. Ama nerden bile bilirdim ki Feyza ve Ömer'in orda olduğunu