Bölüm 7

1153 Words
Tatil bitene kadarda odamdan çıkmama kararı aldım 3 gündür odama ne kimse giriyor ne çıkıyor ne yemek yiyor ne biriyle konuşuyor dum. Dünyayla bağlantı mi kopardım ve içime kapandım düşünmeye yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Hani derler ya kendi kendine iyileşen kadın tehlikeli diye. Evet tehlikeli ama bir o kadar da yaralı ve bir o kadar da yorgundur ama bunu kimse görmez bilmez anlamaz sadece o anlar o bilir ve hisseder o kadının Rabbisinden başka kimsesi yoktur. Benimde Rabbimden başkasına ihtiyacım yoktu. ve o yüzden yalnız kalma ihtiyacı duydum. Cihan de Ömer de bir kaç kez gelip özür diledi konuşmaya çalıştı ama nafile kimseyi ne görmek istiyordum ne duymak Sonunda dönme zamanı gelmişti. Sonunda bu işkence tatil bitmişti ve İstanbul'a geri dönüyorduk. Yol boyu kız arkadaşlarim dahil kimseyle muhatap olmadım sadece sustum ve yolu izledim. Eve dönmüştük ve Kendimi daha iyi hissediyordum ne çatışma ne yüzleşme istiyordum artık sadece işime odaklanmak insanlara en iyi şekilde hizmet suna bilmek istiyordum. Bir kaç gün sonra sahnelere geri dönme hazırlıkları başladı ve bizde skeçler yazarak çalışmalara başladık bile. Ömer'in bana yakın olması cihanı rahatsız etmeye başladı. Skeçler yazıldı. Provalar başladı. Annem bendeki ruhsal değişikliklerin farkındaydı her fırsat bulduğunda sıkıştırmaya başlamıştı bile ama şu anda odaklanma istediğim başka bir nokta var di o da işim Bir skeç ta alt yapı hazırladı bende skeç teki yanlış anlaşılan kızı oynadım ve sevgilimi oynayan çocukla anlaşmazlık çıktı en son tokat atmam lazımdı yani yazarın isteği o yöndeydi ama atmadım ve metindeki sözleri değil içimden geldiği şeyleri söyledim " Şu anda sana tokat atsam da olurdu ama yüzün anca 10 dk acıması yüzsüzluğun gerçeğini değiştirmez benim elime yazık olmasın "diye çekip gittim her kes şaşırdı metinde yoktu böyle bişey ama güzel olduğu için hoca böyle kalmasını istedi içeriden çıkmadım gözümden yaş geldi her kez mükemmel olduğunu söyledi ama oradaki gerçek derdi bir kaç kişi hissetmişti onlardan biride Cihandı. Umarım hissetmiştir. Umarım onun da kalbi benim şu anda yandığım kadar yanıyordur Sunum günü geldi her şey olağanüstü hazırlıklar bitmişti tüm skeçler oynandı alt yapı olarak biz 2 tane skeç sunduk üst yapı 3 tane mükemmelin ötesi bir sunumdu Gece sonunda toplanmaya başladık eşyaları aldık ve makyajları kostumları çıkarıp normal halimize döndük. Kostumları da ekibe teslim ettikten sonra da kızlarla çıkışta kafeye gitmeye anlaştık alt yapı önce çıkacaktı. toparlanıp yola koyuldum tabi eşyalar fazla olunca kızlardan biraz sonra çıktım ve merdivenlerden inerken ben telefonumu unuttuğumu fark ederek bir adım geri attım "Kahretsin ya" diyerek çantamı karıştırdım yoktu sonra ve tam dönüyordum karanlıktan bir el çıkıp beni çekti ve duvara yapıştırdı. " Yetmez mi bu zulüm ikimize" aldığı her nefes vücuduma değiyor du. " Hıığğ?" nefesi boynumu yakıyor du kalp atışım hızlandı ve nefes alamadım bir kelime bile kuramadim. beynim düşünmeyi dahil unutmuştu " çıkışta bekle seninle konuşalım" kulağımın altında o yakıcı nefesini verdi ve saçından bir tutam alıp kokladı sonrada gözlerimin içine bakıp gözümün yanından öptü. Rüya görüyor olmalıydım bir görünüp bir kayboldu . biri beni uyandırmalıydı uzun süre orda donup kaldım hayal ve gerçeklik arasındaki farkı anlayabilmek için uzun süre orada dikilip durdum ne yapacağımı bilmiyordum ama bir an önce gerçekliğe dönmem gerekiyordu onun gayet iyi farkındaydım ve O gerçekliğe dönmek.... o gün bugün değildi Odaya koşarak gittim ve telefonumu aldım kalbim hala küt küt atıyor ne yapacağımı bilmiyordum onunla bir daha denk gelmemek için sahne arkasından geçerek arka çıkıştan kaçmaya kara verdim. Yapamazdım şu anda olmazdı hazır değildim Önce kafamı toparlanana kadar zamana ihtiyacım vardı sağlıklı bir kafayla doğru kararı vermem lazım di yoksa bir çuval inciri berbat etmem an meselesiydi Gösteriş sonrası dekorlar yenilenmesi için indiriliyor du. Ve ben heyecandan ve kafamın bu kadar dağınık olması yüzünden bunu unutmuştum. Onun o yakıcı kokusu huzurlu sesi keskin bakışları kulağımı gıdıklayan nefesini aklıma getirince içimde hisler galeyana gelirken o düşler aleminden üstüme dekorlar düşmesi sayesinde çıka bildim çok ağırdı nefesim sıkışma ya başladı sanırım kaburgalarım kırıldı çünkü öyle ağrı vardı ki seste veremiyordum ağrıdan. Başıma daha kötü ne gele bilirdi ki. hemen haber vermek istedim ama telefonum da elimden fırlamış ti ve yetişemiyordum elimi hareket ettiremiyodum ağrı güçlüydü zaten seslensem da duymuyorlardi çünkü içeride çok kalabalık ve çok gürültü vardı sahneyi nasıl olsa yenileyecektiler bunun için zaten onlar üzerimden alınacak ve toplanacaktı o yüzden biraz sakın kalmak en mantıklısı diye düşündüm biri gelipte illa bunları kaldıracak ti ve beni görecek ti Bir kaç dakika bu şekilde bekledim ama hiç hareket yoktu ne biri geliyor ne de gidiyordu Kafamda butun sesler uğuldamaya başladı Ağrı artmaya başlayınca dayanamadım sesim yettiği kadar yardım istemeye çalıştım Nigar:" Yardım ediiinnn yardım lütfen" sonlara doğru sesim ağrıdan daha çok kısıldı Çaresizdim tozdan ve ağrıdan nefes alamıyordum. Ne telefonuma yetişe biliyordum ne sesimi duyura biliyordum ve dünya gözümün önünde yavaş yavaş kararmaya başladı Cihanın ağzından: Üzün süredir dışarı da bekliyordum ama ne gelen var ne giden var di. Benimle konuşmaktan kaçıyor du ne dese haklı ona karşı bir öküz gibi davrandım. Kalbini kırdım ama daha fazla dayanamazdım. Onu ilk gördüğüm günü hatırladım o gün ilk defa sahneye çıkmıştım Oradaydı güzel gülüşü ile tam karşımda oturuyordu o gün kalbim ilk defa aşkı tattı ve yıllarca onu aradım ama maalesef bulamadım Daha sonra hayatıma güneş gibi doğdu kurban olduğum kısacık etekli tulum'la gelmişti kulise. şeker kız Candy gibi duruyordu. neden bilmem onu ilk görünce aklıma o geldi. Benim şeker kızım. Burnunun üstündeki hafif çiller onu eşsiz yapıyor du. o minik çillerini tek tek öpmek istemiştim. İşte o gün. O geldi ama ben ona geç kalmıştım korkak herifin tekiydim ben onun gibi cesaretli olamadım maalesef. Bir zamanlar aldatıldığım için kadınlardan uzak durmaya çalışıyordum. Tabi bu bir bahane olamaz ona yaptıklarıma. Nasil oldu bilmiyorum her an onun yanında olmak istiyordum o gece evlerine gittiğim de üzün süredir ilk defa aile ortamında evimde hissetmiştim. Sonra beni sevdiğini söylemeye çalıştı. Ben panikledim ve öküz gibi reddettim. Bide üstüne gitmeye başladım sürekli üzüyor dum. Ama Ömer'in ona dokunduğunu görünce.... Sinirden dişimi sıktığımı farkettim nerde kaldı bu kız ya düşüncelerimden sıyrılıp tekrar tekrar aradım ama yoktu cevap vermiyordu bu kadar mi kırıldın be güzelim! Alt yapı kızlar gidiyor du gidip onlarla konuşmak en doğrusu olacaktı " Selam kızlar" " Selam Cihan nasılsın siz sonra çıkacaksınız sanıyordum" en yakın arkadaşı Tuğçeyle konuşmak en doğrusu olacaktı " Evet ben erken çıktım şey bişey soracaktım Nigar nerde?" "Neden soruyorsun?" bu da başımıza polis kesildi " Bir şey konuşmak istiyordum Tuğçecim itirazin mi vardı tatlım" " eh yani son yaşananlardan sonra ne desem bilemedim ki" " Uzatma kızım " "Tamam be! Bilmiyorum daha içeri de, çıkmadı" Teşekkür edip uzaklaştım hiç uzatma gibi niyetim yoktu. soyunma odasına gittim " Kızlar alt yapıdan Nigar buraya geliyor du nereye gitti gören varmi telefonuna ulaşamıyorum" " telefonunu aldı sonra sahne tarafına doğru gidiyordu" " Ne diyorsun be sahneyi yıkılalı çok oldu sen ne saçmalıyorsun" dedim ve ok gibi fırladım delirmiştim İçeride aramaya başladılar Ortalığı yakıp yıkmak istiyordum hiç bir yerde yoktu. dekorların yıkıldığını biliyorum ama kendi kendime asla olamaz mümkün değil diyordum korkuyordum onlardan birinin altında kaldığını görmekten korkuyordum ama ya gerçekten orda ise ve bekliyorsa???
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD