Derin bir nefes verip arkamı döndüm insanların yanında bambaşka biri olmak zorunda hissediyordum kendimi çünkü herkes benim iyiliğim için uğraşıyordu ve onların çabalarını boşa çıkarmak beni daha da üzüyordu. İstesem de kendim olamıyordum onların karşısında. Çünkü ben bir süredir saf acıdan ibarettim ve bu acını artık onlara da yansımasına izin vermemeyi öğrenmiştim. Bir süre daha annemlerin yanında durup eve geçmiştim yorgundum zaten daha fazla duramamıştım orada. Anahtarla kapıyı çalmadan açtım boş yere Zehra ablayı yormak istememiştim. Salondan ses gelince oraya doğru yönlendirdim adımlarımı koltukta oturan ablamı görünce şaşırmıştım. "Abla ne işin var senin evde" dedim şaşkınlıkla evinde sanıyordum onu. "Burasıda benim bir evim Dilay niye bu kadar şaşırıyorsun ki" dedi hafif sitem

