__Uyandığım da yanımda Mitona yoktu yavaşça toparlanıp yataktan kalktığım da uzun uzun oda da gözlerimi dolaştırdım bu evde ne çok anımız vardı. Onu giyinirken izlediğim o an gözümün önünde canlanırken kendi kendime tebessüm etmiştim, odadan dışarıya çıktığım da yere inmek için sarmaşıklara yönelmiştim tıpkı eski günlerde ki gibi çok dermanım olmasa da sarmaşıklara tutunarak aşağıya doğru inmeye başladığımda tutunduğum sarmaşıklardan biri kopunca aniden dengemi kaybedip kaymıştım tam yere çakılacağım sırada birisi beni yere çakılmaktan kurtarmıştı. Gözlerimi açtığım da beni tutanın Arat, olduğunu gördüğümde kısa bir şok yaşamıştım yine eskisi gibi onun mavilerinde kitlenip kalmıştım.
__ Çok sakarsın İnsan.
__ Biliyorum evet biraz sakar olabilirim sanırım diye burukça gülümsemiştim beni yere bırakabilirsin o anın verdiği şokla kekelemiştim.
__ Hım! Bunu kabul etmende iyi bir şey.
Arat'ın beni yere bırakmasıyla bir iki adım geri çekilmiştim; Teşekkür ederim yere çakılmamı önlemeseydin sanırım bir yerimi incite bilirdim.
__ Önemli değil İnsan.
__ Ona bakmayı özlemiştim sevdiğim adam karşımdaydı hayattaydı bensizde mutluydu ona doya doya bakarken beyaz saçlarının arasına takılmış bir yaprağa elim gitmişti onu almak için uzandığım da şaşkınlıkla elime bakmıştı; Saçında yaprak var Su Cini sadece onu almaya çalışıyorum korkma yemem seni dedim gülümserken yaprağı saçından aldığımda son sözlerim ile Aratın yanağında ömrümü verdiğim o tatlı gamzesi belirmişti bense öylece bakakalmıştım gülüşüne ve etrafımızı saran minik ışık zerrelerine dikkatim dağıldığında ışık zerrelerinin Arattan yayıldığını fark etmiştim bu biz birlikteyken olurdu ve yine oluyordu.
__ Bana neden öyle bakıyorsun İnsan neden sana bakarken kendimi garip hissediyorum.
__ Ne! Ne hissediyorsun Su Cini sana nasıl bakıyorum dedim buruk bir gülümseme ile.
__ Aklımı karıştırıyorsun bana böyle bakmayı kes.
__ Söylesene bana Su Cini senin aklını nasıl karıştırabilirim ben sıradan ölümlü bir İnsanım niyetim seni kızdırmak değil yanlış bir şey yaptıysam özür dilerim.
__ Benden neden özür diliyorsun?
"Kalbimin ve mantığımın sıkıştığı o an da ona ne diyebilirdim ki birbirimize öylece bakarken birden araya İris, denen o kadın girmiş beni itekleyince yere düşmüştüm.
__ Sen nesin bir büyücümü buraya Arat'ın aklını çelmek için mi geldin ondan uzak dur...
__ İris! Sen ne yaptığını sanıyorsun kendine gel diye öfkeyle bağırmıştı Arat.
__ Ben kendimdeyim Arat, görmüyor musun bu kadın seni etkiliyor o büyücü bizi ayıracak.
__ Ben ben! Büyücü değilim derken Mitona, gelmişti beni yerden kaldırıp ateş saçan bakışlarını İris, denen o kadına yöneltmişti.
__O bir büyücü değil korkun ne senin o sıradan bir İnsan nasıl etkileyebilir onu.
__ Bal gibide büyücü ve bunu sende biliyorsun sende onun yardakçısısın o kadını sevdiğimden uzak tut.
__ Diline dikkat et kadın ben kimsenin yardakçısı değilim ve o İnsan sıradan bir ölümlü ha! Sıradan bir İnsandan mı korkuyorsun yoksa sevdiğin adamın gözlerinde gördüğünden mi? Senin kalbin kötü kadın.
__ Ne saçmalıyorsun sen sevgilimin bu kadından hoşlandığından mı?
__ Kesin şunu!
__ Bu benim dilimden dökülmedi senin kalbinden döküldü Kadın ve seni son kez uyarıyorum bir daha bu İnsana dokunacak olursan seni buna pişman ederim beni anladın mı?
__ Sen beni tehdit mi ediyorsun sen kim olduğunu sanıyorsun be derken güç kullanıp yerden çıkardığı sarmaşıklar ile Mitonayı sarmıştı.
__ İris! Sen ne yaptığını sanıyorsun kes şunu.
__ Hayır Hayır! Dur ona zarar verme derken tüm vücudu sarmaşıklarla kaplanan Mitonayı gördüğümde ona doğru koşarken sarmaşıklar beni de bacaklarımdan yakalamış olduğum yerde kilitlemişti. Arat İrisi durdurmuştu lakin İris, hala sarmaşıkları üzerimizden çekmiş değildi. benim yüzümden Mitonanın da başına bir şey gelsin istemiyordum İnsan kılığında ki Mitona, sarmaşıkları bir anda parçalayıp çıkınca bakışlar bir anda ona dönmüştü gözleri sarı haline bürünmüş vücudundaki Anka ateş rengini almıştı başındaki kapşonu attığında pelerini yere düşmüştü kızıl kanatları vücudundan çıkarken kuzgun saçları etrafında uçuşuyordu beyaz kıyafetinin altından alev almış beyaz teni tüm parlaklığıyla gün yüzüne çıkmıştı elini bana doğru uzattığında üzerimdeki sarmaşıklar bir toz halinde yere serpilmişti.
__ Seni uyarmıştım kadın yanlış yapma dedim değil mi?
__ Sen sen! Nesin böyle?
__ Senin boyunu aşacak bir şeyim Cin derken karşımda ki bu pervasız kadına bir ders vermenin zamanı gelmişti.
__ Hayır! Mitona sakın lütfen yapma.
__ Senin yardakçın bizlere hiç bir şey yapamaz bizler için değil kendin için kork yabancı siz artık haddi aştınız sen mi cezalarını verirsin ben mi vereyim Arat?
__ Kes şunu hiç bir şey yapmayacaksın derken İrisi kolundan tutup sürükleyerek yanımızdan uzaklaştırıp götürmüştü.
__ Lütfen Mitona, kendini kontrol et yanlış bir şey yapmanı istemiyorum ne sevdiğim adama zarar gelsin istiyorum ne sana lütfen sakinleş hadi buradan uzaklaşalım kendimi çok güçsüz hissediyorum bana yardımcı olur musun dediğimde Mitona, koluma girmiş birlikte yürümeye başlamıştık her zaman gittiğim gölün yanına götürmüştüm onu da.
__ Burası harika İnsan derken onun yüzünde ki ifadeye gülmeden edememiştim evet burası benim mabedim gibiydi buradayken hep bu göl kenarına gelirdim burayı bende çok seviyorum buranın yeri bende ayrıdır dediğimde uzunca baktı yüzüme onu çok mu seviyorsun dedi çok dedim canımdan öte peki ya o dediğinde aramızda kısa bir sessizlik olmuştu o da seviyordu canını verecek kadar dediğimde peki ya şimdi sevmiyor mu diyorsun.
__ Beni hatırlamayan biri sevebilir mi şimdisi için hiç bir şey diyemem dedim görüyorsun onun bir hayatı var ve yeni bir sevgilisi derken daha fazla kendimi tutamamış ağlamaya başlamıştım.
__ Kalbi hatırlıyordur belki İnsan sana bakışlarını fark etmedin mi? Sil şu göz yaşlarını.
__ Kalbi unutmamış mıdır diyorsun özür dilerim tutamıyorum kendimi.
__ Kalp hiç bir şeyi unutmaz İnsan sen beyninle mi sevdin onu kalbinle mi dediğimde dönüp onun yüzüne bakmıştım.
__ Onu her şeyim ile sevmiştim dedim kalbim ruhum tüm benliğim her şeyim ile.
__ O halde o da seni öyle sevdi İnsan bundan şüphe etme.
__ Teşekkür ederim Mitona, derken göz yaşlarıma hıçkırıklarımda eşlik etmişti hıçkıra hıçkıra ağlarken Mitona, beni göğsüne yaslayıp teselli etmeye göz yaşlarımı durdurmaya çalıştı fakat bunda pek başarılı olduğu söylenemezdi göz yaşlarım tükenene kadar ağlamıştım.
__ Korkarım böyle ağlamaya devam edersen burada da küçük bir gölet oluşacak dediğinde nasıl yapmıştı bilmiyorum ama beni o an güldürmeyi başarmıştı geri çekilip yüzüne baktığım da onunda gülümsediğini görmüştüm.
__ Hayat ne tuhaf hem ağlatıyor hem güldürüyor.
__ Öyle hayat hem sillesini atar hem okşar dedi Mitona, muzipçe. Akşam oluyordu ağaç eve döndüğümüzde benim dinlenmemi söyleyip odadan dışarı çıkmıştı yine yalnızdım bir başıma anılarla buram buram kokan bu evde her köşede onunla anılarımız vardı düşüncelerle uykuya dalmıştım sabah gün ışığıyla uyandığım da yataktan zorlukla kalkmıştım ayaklarımın bile takati yoktu dışarıya çıktığım da Mitona da ortalıklarda görünmüyordu, zorlukla ağaç evden aşağıya indiğimde nefes nefese kalmıştım, yine mabedim olan o göl kenarına gitmek istiyordum ayaklarım beni o yöne çekerken aklımda hala Arat da idi acaba şu an kendisi neredeydi, sevgilisiyle miydi bunun düşüncesi canımı acıtsa da kıskanmaya ne hakkım vardı ki göl kenarına geldiğimde kıyıda bir taşın üzerine oturup ayaklarımı suya sokmuştum su o kadar sıcak ve güzeldi ki kemiklerime kadar sıcaklığı yayılmıştı suya girmeyi istemiştim etrafı kolaçan ettiğimde kimse yoktu üzerimdeki kıyafetleri cılız vücudumdan çıkarırken elbise ayaklarımın altına düşmüştü üzerimde iç çamaşırlarımla kaldığım da yavaşça suya girdim sıcak su bana çok iyi gelmişti suyun dibine daldığım da bir süre öylece suyun altını izlemiştim nefesim yetmeyince suyun yüzeyine doğru yüzmeye başladığım da küçük bir su perisini görmüş kısa bir şok yaşamıştım.
__ Merhaba İnsan uzun zamandır ortalıkta yoktun.
__ Sen sen! Beni nasıl hatırlıyorsun dedim şaşkınla.
__ Neden hatırlama yayım İnsan dediğinde oldukça şaşırmıştım bu küçük peri benden korkup çamurun içine dalan küçük su perilerinden biriydi.
__ Bundan kimseye bahsetme olur mu.
__ Neden İnsan?
__ Çünkü bu sırrımız olmalı bu sır ortaya çıkarsa çok insan üzülecek ve ben bunun olmasını istemiyorum beni anlıyor musun son sözlerim ile su perisi uzun uzun baktı yüzüme aramızdaki kısa süreli bu sessizliği bu sefer kendisi bozmuştu.
__ Peki İnsan senin sırrını saklayacağım o halde derken birden Aratın sesi üzerine ikimizde su perisiyle sesin geldiği yöne dönmüştük Arat'ı gören küçük su perisi korkuyla suya dalıp gözden kaybolup gitmişti bense yerimde öylece kalakalmıştım.
__ Neymiş sırrın İnsan görüyorum ki kendine benim alemimden bir arkadaş edinmişsin.
__ Bu kadınca bir şey her şeyi öğrenmek zorunda değilsin benim özelimi neden sorguluyorsun demiş onun kafasında bir şeyler kurmasını engellemeyi istemiştim.
__ Neymiş bu kadar özel olan üstelik benim alemim de sen ne karıştırıyorsun?
"Arat'ın zekasıyla yarışmam imkansızdı yine bir açığımı yakalamış şimdi de beni sorguluyordu bu durumdan nasıl kurtulmalıydım; Bunun kadınca bir sır olduğunu söyledim sana bunun ne olduğunu açıklayacak değilim şimdi izin verirsen sudan çıkmayı istiyorum uzaklaşırsan sevinirim dediğimde alayla bana bakmış yerinden dahi kıpırdamamıştı.
__Böyle oyunlarla beni geçiştiremezsin İnsan gizlediğin şeyi açıklayana kadar sana o sudan çıkmak yasak dediğinde bakışlarında gördüğüm şaka yapmadığını ve ciddi olduğunu fark etmiştim.
__ Durup seni dinleyecek değilim arkanı dönsen iyi edersin sudan çıkacağım.
__ Bende seni dinleyecek değilim İnsan sakladığın o sırrını söylemedikçe o sudan çıkmayacaksın niyetliysen de yerimden dahi kıpırdamayacağım cesaretin varsa çık derken adeta bana meydan okumuş kışkırtmıştı.
__ Beni kışkırtma Arat.
__ Hodri meydan İnsan.
__ O kadar kızmıştım ki onun bu meydan okumasına karşılık bir an ne olacağını hiç düşünmeden suyun dışına çıkmak için kıyıya doğru yüzmeye başlamıştım o ise yerinden hiç kıpırdamadan öylece bana bakıyordu kıyıya yaklaştığımda ayağa kalkmış sudan dışarıya doğru yürümeye başlamıştım.