__ Bana yabancı bu kadının kollarım arasından çekip alınması neden bu denli kıskançlık hissettirmişti. Oysaki şu anda birlikte olduğum kadın İrise bile böyle bir his beslemiyordum şu an karşımda bu yabancı varlığın kolları arasında tuttuğu kadın neden kalbime tanıdık geliyordu oysa şimdiye kadar öfkem onları kuşatmış yok etmiş olmalıydı elimi kolumu bağlayan neydi, aklım düşüncelerim arasında savaş verirken kendi Alemime geçit açıp onları yaşadığım yere getirmiştim. Bu yaptığım iyi bir şey miydi hiç bir fikrim yoktu ve karşımdaki bu adamdan hiç hoşlanmamıştım, yaşadığım yerdeki kabilem bizleri gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşamışlardı kardeşlerimde bu duruma şaşırmıştı ama durumu anlattığım da karşı çıkmamışlardı.
__ İris bundan hiç hoşlanmayacak abi umarım bir sorun çıkmaz.
__ Onunla ben konuşurum.
__ Sözlerinizi bölüyorum ama fazla vaktimiz yok hayat ağacınız nerede melez?
__ Bizim hayat ağacımız olduğunu nereden biliyorsun yabancı?
__ Normal bir varlık olmadığımı sen söylemiştin melez, unuttun mu beni sorgulama bana ağacın yerini göster.
__ Evet normal olmadığın kesin ve sinirlerimi bozuyorsun yabancı beni izle.
__ Abi bu yabancı kim sence?
__ Bilmiyorum kardeşim bende senin kadar şaşkınım ama umarım Arat, ile birbirlerine girmezler.
__ Sonunda melez, bizi hayat ağacına götürdüğünde kucağımda ki Mihrabı ağacın hemen altında bulunan küçük yaşam havuzuna yatırdım yüzü öylesine solmuştu ki vücudunu kaplayan siyahlıkların bazı bölümlerinde cildinde küçük yaralar oluşmaya başlamıştı. Onun zayıf bedenini izliyordum ne kadarda zayıf görünüyordu, oysa kalbi çok güçlü bir kadındı su vücudundaki siyah lekeleri silerken yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı. Yaraları henüz kapanmamıştı. Acı acı inliyordu şu an canı çok yanıyor olmalıydı ama kalbi kadar değil bunu hissedebiliyordum onun yüreğindeki acısını en derinlerimde hissedebiliyordum aşk denilen duygu güzel olduğu kadar can da yakan bir duyguydu ona bakarken ardımdan gelen yabancı bir kadının sesiyle ardıma dönüp baktığımda meleze doğru yaklaşan bir kadın görmüştüm.
__ Neler oluyor duyduklarım gerçek mi Arat, bu kadın ile adam kim amaçları ne?
__ Söylentiler neden burada bu denli hızlı yayılıyor acaba sakin ol İris kısa süreli misafirler burada diyelim.
__ Hadim olarak çağırdığını duydum bu kadının seni bu durum hiç hoşuma gitmedi seni seviyorum Arat, senin için endişeleniyorum.
__ Sakin ol İris, her şey yoluna girecek.
__ Evet abim doğru söylüyor o insanın sanırım yardımımıza ihtiyacı var haline baksana.
__ Kulaklarımın duyduğu bu sözleri o an duymamayı tercih ederdim melezin birlikte olduğu bir kadın mı vardı peki bu durumu bu kadın nasıl kaldıracaktı o ayılmak üzereydi kim bilir neler hissedecekti bana yaklaşan o kadına döndüğümde öfkeyle suratıma bakan bir çift mavi gözle karşılaşmıştım.
__ Beni iyi dinle yabancı koruduğun o kadın olurda sevdiğime zarar verirse sizi öldürürüm anladın mı.
__ Neyin tehdidi bu yoksa korkun başka bir şey mi? Senin sevdiğim dediğin o adama en son zarar verecek kişi bile değil o gördüğün kadın ve sen ölümden korkmayan bir kadına hiç bir şey yapamazsın dedim.
__ Ne konuşuyorsun sen bilmece gibi derken daha da dikleniyordu Mitonaya; Ben sevdiğim adamı kaybetmeyeceğim gerekirse onu sizden koruyacağım anladın mı beni.
__ Sakin ol İris, buraya gel onlardan bana bir zarar gelemez.
__ Ama aşkım senin için endişeleniyorum derken hızla koşup Arat'ın beline sarılıp ağlamaya başlamıştı.
"Kendime geldiğimde tepemde görünen hayat ağacına baka kalmıştım yine o eski günlere geri dönmüş gibiydim sudan çıktığımda Arat'a sarılan bir kadın görmüş öylece onlara baka kalmıştım. Kimdi bu kadın kulaklarım yanlış mı duyuyordu o kadın aşkım mı diyordu sevdiğime hayat bana daha ne oyunlar oynayacaktı şimdi sırada son günlerimi onun bir başka kadınla sevgili oluşunu mu seyrettirecekti kalbimin üzerine koca bir taş oturmuş gibi kalmıştım karşılarında öylece.
__ Sonunda kendine geldin yabancı kendini nasıl hissediyorsun derken güç kullanıp Mihrabın üzerini kurutur.
__ Kendime geldim mi yoksa hala bir kabusun içinde miyim bilmiyorum dedim bunu ben istemiştim değil mi her şeyi unutmalarını onlar mutlu görünüyordu evet her şeyi unutmuşlardı uzun uzun Aysar, ve Tuanaya bakmıştım.
__ Bize neden böyle bakıyorsun İnsan bize kim olduğunu anlatacak mısın?
__ Ben derken araya Mitona, girmişti beni omuzlarımdan tutup yanına çekmişti.
__ Bu kadar soru yeter onun şu an dinlenmesi gerek dinlenince sorularınızı yöneltirsiniz.
__ Dur bakalım sen... Bana doğru yürüyen kadının öfkeli bakışları ile dikkatim ona yönelmişti deniz mavisi gözleri vardı. Tıpkı Arat'ın ki gibi bellerine inen düz siyah saçları ile ince zarif bir vücuda sahipti beyaz tenli bu kadın belli ki bana içindeki öfkesini kusacaktı yanıma yaklaştığında benden uzun boylu olduğunu fark etmiştim bana tepeden bakıyordu.
__ Kimsin bilmiyorum ama olur da sevdiğim adama bir zarar verecek olursan seni mahvederim beni anladın mı derken yakama yapışmış kendine doğru çekmişti o an ki beni içten içe boğan hislerim adeta tüm benliğimi eziyordu bu kadın benden sevdiğim adamı mı koruyordu dönüp Arat'ın gözlerinin içine baktığımda varlığımın bir an oradan kaybolup yok olmasını istemiştim.
__ Bu kadın neden bana böyle bakıyordu bakışları beni delip geçiyordu sanki o an bir şey kalbimi sıkıyor gibiydi; İris!...
__ Bu kadar yeter melez kadınını uzak tut yoksa sonuçlarına katlanırsın size bu İnsanın bir zararı olamaz ama sizin ona zararınız çok o yüzden artık kadınını durdur derken İrisin yakamdaki ellerini çekip onu geriye doğru ittirmişti.
__ Sen ne diyorsun be! Öfkesini şimdi Mitona'ya yöneltmişti kadın.
__ Bu kadar yeter İris, hemen buraya gel ben kendimi koruyamayacak kadar aciz değilim şu saçmalıklarından vazgeç ve sana gelince yabancı bana ne yapmam gerektiğini sakın söylemeye kalkma senin karşında uşağın yok..
__ Haklısın birdahakine uyarmam o halde koruduğum kadına yapılan bir yanlışta daha can yakmam gerekli ise yakarım o halde.
__ Bu kadar yeter diye araya girdiğimde zorlukla tuttuğum göz yaşlarım yanaklarımdan akarken hızla gözyaşlarımı silip zorlukla konuşmaya devam etmiştim; Lütfen bize kalabilecek bir yer gösterin biraz dinlenmeye ihtiyacım var.
__ Niyetin burada kalmak mı neden bir an önce buradan defolup gitmiyorsunuz.
__ İris, lütfen sakin ol artık onlardan bize bir kötülük geleceğini düşünmüyorum kabalık ediyorsun demişti Tuana.
__ Niyetim kötülük değil sadece bir süre yaşantınızı sizleri gözlemlemek kısa bir süre burada sizlerle zaman geçirmek hepsi bu.
__ Sen bunu benim küllahıma anlat.
__ Sizi buna inandırmak için ne yapmalıyım dedim aklıma gelen son çare ile Arat'ı hadimlikten arz etmeliydim belki bu şekilde tekrar onun güvenini kazanabilirdim; Seni hadimlikten arz ediyorum Arat, özgürsün oldu mu artık niyetimi anlarsınız umarım.
__ Bu kadın ne yapmaya çalışıyordu böyle niyetinin beni kullanmak olduğunu düşünüyordum ama o beni arz etmişti. Bu İnsan kimdi; İris yeter artık sizde benimle gelin kalacağınız yeri göstereyim.
__ Zorlukla yürüdüğüm için Mitona, bana yardımcı oluyordu sonunda Arat, bizi onunla kaldığımız o ağaç eve götürdüğünde yine gözlerim dolmuştu.
__ Kalacağınız süre zarfında burada kalırsınız.
__ Teşekkür ederiz.
__ Dinlendiğinde sana burayı gezdirmeyi isterim yabancı.
__ Olur kendimi toparladığım da bunu çok isterim bu arada adım Mihrap, bana adımla seslenirsen çok sevinirim.
__ Seni tanıdığıma sevindim tabi Mihrap, benim adım da Tuana, bu da abim Aysar, ve Arat abimin sevgilisi İris'in sözleri için özür dilerim o fazla endişelendi aslında iyi bir kızdır.
__ Sizleri tanıdığıma memnun oldum sorun değil sadece her seven gibi sevdiğini korumaya çalışıyor yerinde olsa idim bende sevdiğim adama başka bir kadını yaklaştırmazdım sanırım daha fazla dayanamayacağım ayakta duramıyorum biraz dinlenmeliyim beni dinleneceğim yere götürür müsün Mitona.
__ Tabi sorun değil iyice dinlen bizde gidelim.
__ Gel bakalım İnsan onu kucağıma alıp ağaç eve çıkartmış içeri girdiğimizde onu yatağa yatırıp yanına oturmuştum; Zor değil mi?
__ Evet zor ölüm bile bu kadar canımı acıtamazdı ama bunu ben istedim öyle değil mi onların bir suçu yok.
__ Peki senin suçun ne İnsan?
__ Suçlu yok Mitona, ben suçlu aramıyorum bazı şeyler elimizde değil işte elimizin dilimizin kolumuzun bağlı olduğu anlar olur bu da onlardan biri işte.
__ Hadi uyu dinlenmelisin İnsan ben dışarıda olacağım.
__ Peki teşekkür ederim Mitona.
__ Neden?
__ Bana yardım ettiğin yanım da olduğun için.
__ Hadi uyumalısın artık biraz dinlen İnsan derken hızla odadan çıkmıştım bu hissettiğim de neydi şimdi benliğim şaşkınlık içindeydi yanaklarımdan süzülen göz yaşlarıma kaydı elim, ağlıyor muydum ben asırlar sonra tekrar insani duyguları tadıyordum, bu acı verici bir şey de olsa bu duyguları hissetmek güzeldi. Dışarıya çıktığımda güzel havayı ciğerlerime kadar çekmiştim etrafı izlerken o melezi fark etmiştim, bir ağacın gövdesinin altına oturmuş bir şeyler düşünüyor gibiydi belli ki onu rahatsız eden bir şeyler vardı beyni bu İnsanı tanımasa da kalp bambaşka bir şeydi aklını karıştıran kalbinin derinliklerinde ona karşı hissettiği duygulardı ama buna bir anlam veremediği için bir ikilem içinde kalmıştı aşk çok karmaşık bir duyguydu ya bu karmaşada kaybolacaktı ya da yolunu bulacaktı.