__ Ne kadardır kendimde değilim? Büyüyü bozabildin mi?
__ Bir aydır kendinde değilsin İnsan ve evet Kara büyüyü bozdum.
__ Bir aydır mı! Şükürler olsun büyü bozulduysa o hayatta olmalı şu anda ne yapıyor acaba onu görmeyi çok istiyorum kalan son zamanlarımı onun yanında onu görerek geçirmeye karar verdim.
__ Evet buraya göre bir ay senin dünyana göre üç yıl insan sevdiğin adam hayatta ve seni hatırlamayacak bunu da unutma.
__ Üç yıl mı! Biliyorum hatırlamayacak ama son zamanlarımı onunla geçirmeyi istiyorum ölmeden önce onu görmeyi istiyorum beni anlıyor musun?
__ Buna emin misin burada zaman yavaş akıyor ama senin dünyanda hızlı ölümün daha hızlı ve erken olacak İnsan bunumu istiyorsun?
__ Bedeli bile bile kabul ettim zaten Mitona, kalan saatlerimi saniyelerimi onu görerek geçirmeyi tercih ederim dediğimde düşünceli bir yüz ifadesiyle bana bakan Mitona'nın gözleri gölgeler ardına gizlenmiş gibiydi o an onun ne düşündüğünü aklından neler geçirdiğini kestiremiyordum bir türlü.
__ Peki nasıl istersen İnsan dedi kararın buysa seni ona götüreceğim.
__ Teşekkür ederim bir an önce onu görmeyi istiyorum lütfen beni ona götür.
__ Nasıl istersen derken gözlerinin hareleri daha da sarıya bürünmüş, sırtından kanatlarını çıkarırken tüm vücudu ve kanatları saçları ile göğsünde beliren, Anka'yı andıran döğmesi boydan boya alev almış gibi parlıyordu. Bana elini uzattığında gideceğimizi anlayıp içimi Arat'ı görecek olmamın heyecanı kaplamıştı. Mitona elimi tuttuğunda beni kendisine doğru çekip etrafımızı kırmızı bir ışık katmanıyla çevrelemişti. Hızla geldiğim katmandan dışarıya doğru çıkıyorduk o kadar hızlı gidiyorduk ki vücudum yorgun düşmüş halsizleşmiştim. Gözlerim ellerime kaydığında siyah lekeler küçük küçük belirmeye başlamıştı. Bu canımı yaksa da onu görecek olmamın heyecanı ile tüm bu acılara katlanabilirdim. Dünyama geldiğimizde her şey o kadar değişmişti ki düzen oturmuş insanlar normal yaşamlarına dönmüştü, Mitona, insanların arasında fark edilmemesi için kılığını değiştirmiş insan görünümünü almıştı. Yanımda ilerlerken o da insanları izliyordu, onun içinde tuhaf olmalıydı, sonuçta tek yaşayan bir varlıktı; Dünyanda onların varlığını hissetmiyorum insan buradan gitmiş olmalılar.
__ O halde kendi Alemine dönmüş olmalılar Mitona.
__ Bu mümkün peki şimdi ne yapmayı düşünüyorsun?
__ O Aleme tekrar gitmeyi istiyorum bunu yapabilir misin dediğimde bir kaşını kaldırıp alayla gülümsemişti bana.
__ Bunu kolayca yapabilirim İnsan lakin oraya gittiğinde aralarında ölümlü bir insan istemeyeceklerdir.
__ Beni istemeyeceklerini tahmin ediyorum oraya ilk gittiğimde de istememişlerdi ama aramızdaki mühür sayesinde dilek dileyerek gitmiştim şu an ne ile orada bulunabilirim bilmiyorum lütfen bana yardım et dedim çaresizce.
__ Hmm! Bir düşünelim yollarınız kara büyü ile kesişmişti değil mi?
__ Evet öyle olmuştu.
__ O halde bu kez oraya dua sayesinde gideceksin.
__ Ne! Nasıl?
__ Basit İnsan sana bazı özel dualar ve isimler öğreteceğim.
__ Yapacağımız şey birinin canına mal olmasında kara büyüyü sevmiyorum.
__ Garipsin insan kendi canını hiçe sayıyorsun lakin başkasına kıyamam diyorsun korkmana gerek yok bir insan ölmeyecek bu yapacağımız bir büyü değil ama Arat, senin hadimin olacak ve bu onun hiç hoşuna gitmeyecek çünkü bu sefer aranızda kısa bir bağ değil ömür boyu bir bağ oluşacak ve her dediğini yapmak zorunda kalacak ama bunun için seni eğitmeliyim.
__ Evet bu hiç hoşuna gitmeyecektir, ama ömrüm kısa belki üç dilek kadar zamanım dahi olmayacaktır, bu gerçeği değiştiremeyiz değil mi bana öğreteceklerini kısa zamanda öğretmelisin dediğimde, yine sessizce bakmıştı yüzüme.
__ Ölüm ve kaderin önüne geçemeyiz insan bu dünyada sınanıyoruz bunu unutma bazen bazı sınavlardan geçeriz bu zor olsa da bazen de yanlışlarımızla kalırız sen yanlış yolumu doğru yolumu seçeceksin bunu zaman gösterecek sana bir şeyleri öğretmem uzun sürmeyecek bu saniyelerimi alır ben normal birisi değilim bunu unutma.
__ Doğru ölüm ve kaderin önüne kimse geçemez ve ben ölümümü çoktan seçtim şimdi o yolda yürüyorum ve bundan zerre pişman değilim lütfen bana yapmam gerekeni söyle?
__ Sana bazı sözleri ezberleteceğim ve sen bu sözleri gecenin üçte biri kaldığında sayısından şaşmadan söyleyeceksin ve suya kanından onun isminin harfleri sayısınca damlatacaksın her damlattığında onun ismini söyleyeceksin bende yanında olacağım dediğinde o an içimi hem korku hem de heyecan kaplamıştı. Onu tekrar görecektim ama beni nasıl bir Arat, bekliyordu bilmiyordum beni bir daha hatırlamayacaktı. Ve nasıl bir tepki verecekti düşünmeye başlamıştım Mitona, bana vakit kaybetmeden öğrenmem gereken bazı isimler öğretmişti ve verdiği sayısınca o vakte kadar öğrettiği sözleri okuyup tamamlamıştım ve vakit dolduğunda Mitona'nın hazırladığı suya avucumu keserek kanımdan dört damla akıtmıştım. Mitona'nın tekrarladığı son sözler ile su kanımla karışmış titremeye başlamıştı. Kabın içindeki su binlerce su tanesiyle yukarı doğru kalkmıştı. Havada bin bir şekle bürünürken şaşkınlıkla izliyordum olanları, sonunda su taneleri karşımda bir insan suretine bürünmeye başladığında aklıma Arat, ile ilk karşılaştığım o an gelmişti su taneleri Arat'ın bedenine büründüğünde karşımda artık Arat, vardı o deniz mavisi gözlerini açtığında odadaki tüm mumlar sönmüş gözlerimiz bir anda birbiriyle buluşmuştu. Tıpkı o zaman ki gibi tehlikeli bakıyordu gözleri, ve bellerine inen beyaz saçları asırlar önce görmüş olduğum haldeydi beyaz tenine ne de güzel yakışmıştı. Üzerinde ki siyah kıyafeti. Kalbim hem o anın hüznünü hem de bu anın buruk mutluluğunu yaşıyordu.
"Kendi Alemimde kardeşlerim ile konuşurken birden kulaklarıma bazı seslerler gelmeye başlamış ve tüm bedenim gelen bu çağrıya kulak kesilmişti. Kollarıma baktığımda siyah damarlarım yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyordu bu Kara büyüye benzemiyordu dua ile yapılan bir şeydi ama tam olarak ne olduğunu bir türlü kestiremiyordum, birden elimin üzerinde bir acı hissedince kardeşlerimde bendeki değişikliği fark etmiş neler olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Elimin üzerine baktığımda Arapça bir isim belirmişti o Arapça ismi okuduğumda aniden bir yere doğru çekilmiştim. Beni Hadimi olarak seçen bu Mihrap, adındaki kadın da kimdi gözlerimi açtığımda İlk gördüğüm yeşil gözlü bir kadındı gözlerine bakarken kendimi bir tuhaf hissetmiştim; Beni buraya sen mi çağırdın kadın?
__ Mihrap; Evet seni buraya ben çağırdım derken heyecanımı bastırmaya çalışıyordum.
__ Amacın ne İnsan beni köle olarak kullanmak mı diye konuşmaya başladığında, öfkelendiği her halinden belliydi.
"Onun bu haline gülümsemeden edememiştim bu sahne o kadar tanıdık geliyordu ki bana, geçmişi sanki tekrar yaşıyor gibiydim. Sözleri canımı acıtsa da ona ne diyebilirdim ki kısa bir sessizlik oldu aramızda; Niyetim seni incitmek değil kullanmakta değil, kısa süreliğine beni yaşadığın aleme getirmeni istiyorum korkma seni alışık olduğun yaşantından men etmeyeceğim dedim. Ağlamaklı bir sesle kendimi bu durum da tutmak oldukça zordu benim için gözlerimde zor zapt ettiğim göz yaşlarımı görmesini istemediğim için ona aniden sırtımı dönüp bir iki adım uzaklaşmıştım. Bu halimi gören Mitona da hemen araya girmişti.
__ Dua da kötü bir amaç aramamalısın, niyeti seni köle olarak kullanmak ya da kötülük yapmak olsa idi, seni hadimi olarak çağırmazdı Su Cini.
__ Kimsin sen normal bir varlık değilsin, ve beni köle gibi kullanmayı isteyen bu kadınlasın ona sen mi yardım ettin?
__ Ne o varlığımı mı yadırgadın melez, evet normal bir varlık değilim ve yardıma ihtiyacı olan bu kadının yanındayım.
__ Bu kadar yeter niyetim seni köle gibi kullanmak değil, sadece beni yaşadığın yere götür senden istediğim sadece bu yaşadığın alemi merak ediyorum dedim. Aralarındaki gerginliği uzaklaştırmak isterken bu kez Arat'ın tüm dikkati bana yönelmişti.
__ Seni neden benim alemime götüreyim insan niyetin nedir ben insanlara güvenmem derken bir saniye bile bakışlarını yüzümden ayırmamıştı.
__ Niyeti sadece sizin alemi ve nasıl yaşadığınızı görmek, hepsi bu ona bu yolculuğunda eşlik edeceğim niyeti seni köle gibi kullanmak olsa şu an senden rica ediyor olmaz zorla yaptırırdı, bunu idrak et melez.
__ Senden hiç hoşlanmadım bana melez demekten vaz geç benim bir adım var o da Arat, ve sen insan iyi niyetine beni inandırmak istiyorsan benim alemime bu kişiyi yanında getiremezsin dedi. Keskin bakışlarını Mitona'ya çevirip.
__ Böyle bir seçeneğin yok melez, ve benden hoşlanmana da gerek yok, o insan benimle ve bana ihtiyacı var senin alemine onunla birlikte gideceğiz.
__ Lütfen artık tartışmayın Mitona da bizim ile gelmeli yanım da olması gerek dedim, artık tükenmek üzereydim, kısa süre içinde yine halsiz düşmüştüm, ve boynumdan yüzüme doğru yayılan bir ağrı peydah olmuştu birden kasılmıştım. Arat'ın ise o an bakışları boynum ve yüzüm arasında şaşkınlık içinde gidip geliyordu gözlerimin önüne siyah küçük küçük lekeler gelmeye başladığında, dizlerimin zembereği o an çözülmüş gibi yere yığılırken Arat'ın ani refleksi ile kendimi onun kolları arasında bulmuştum, gözlerim kapanmak üzereyken onun o tanıdık güzel kokusunu sonkez alırken bilincimi kaybetmiş kendimden geçmiştim.
__ Neler oluyor bu kadında ki kara büyü belirtileri de nedir böyle, kollarımın arasında kendinden geçen bu kadına bakarken bu hissettiklerim de neydi, neden nefesimi kesmişti, neden bu denli güzel kokuyordu, kalbim neden göğüs kafesinden çıkacakmış gibi firar etmişti. Aklım düşüncelerim ile savaş halindeyken gözlerim bu yabancı kadının yüzünde kilitlenip kalmıştı.
__ Bunları konuşarak vakit kaybederiz onu senin alemine götürmeliyiz fazla vakti yok melez onu burada tedavi edemem kendine geldiğinde sorularını ona yöneltirsin.
__ Sizler kimsiniz bilmiyorum ama bir yanlışınızı sezersem sizi buna pişman ederim.
__ Kalbin biliyordur belki melez, yanlışı bizler değil belki kalbin yapıyordur ha! Ne dersin derken yardımıma muhtaç olan kadını ondan çekip kucağıma aldığımda durumunun gittikçe daha da kötüye gitmesi beni endişelendirmeye başlamıştı yoksa ona acıyor muydum asırlar olmuştu bu duyguları unutalı bir zamanlar tıpkı insanlar gibi hissettiğim onların arasında yaşadığım dönemleri anımsatmıştı bu an bana.