__ Öyle ama umarım bu hesap işi tutar derken gözlerim Arat, ile İris'e kaymıştı. Tekrar çalan müzik eşliğinde Arat'ın etrafında dönüyor dans ediyordu ama onun bu durumdan pek haz etmediğini fark etmiştim. Sevdiğim adama dokunuyor onun etrafında dans ediyordu. Onlara bakarken içimdeki kıskançlık duygusu gittikçe harlanıyordu. Bir an önce buradan ayrılmak geri dönmek istiyordum onlara sırtımı döndüğüm sırada önümüzdeki koca ağaç etrafına ışık saçmaya başlamış art arda kırmızı renkte çiçekler açmaya başlamıştı. Görüntüsü o kadar güzeldi ki içimi tuhaf bir his sarmıştı ağaca bakarken herkes o yöne dönmüş çığlık çığlığa gülüşmeler kulağıma çalınmaya başlamıştı. Tuana'nın bahsettiği ağaç bu olmalıydı.
__ Sevgi ağacımız çiçek açmaya başladı zaman geldi bakalım kimleri seçecek.
__ Gönülde ne olduğunu kestiremezsin bakalım neler saklıyormuş gönüller. Dediğinde Mitona, bir an içimi bir korku kaplamıştı.
__ Seni seviyorum aşkım senin için dans edeceğim lütfen kalbinde bana bir yer aç.
__ Kalbim dilde değil özde olanları dinler sana bunu defalarca anlattım İris dedi Arat.
__ Özde olduğunu sana ispatlayacağım o halde diyerek ortada açılan alanda onun etrafında dönüp dans etmeye başlamıştı ona her dokunduğunda kalbime binlerce bıçak saplanıyor gibiydi öyle bir patlama noktasına gelmiştim ki sanki damarlarımda kan değil ateş dolaşıyor gibiydi boğazımda sıkışıp kalan yumru gözlerimde ise hapsettiğim göz yaşlarım bana isyan etmişti bu durumu fark eden Mitona, beni birden belimden tutup ortaya çekince yüzümü onun omuzuna saklamıştım birlikte dans etmeye başladığımızda, İris'in her seferinde nefretle bana olan bakışlarını yakalıyordum.
__ Savaş İnsan senin olanımı bırakacaksın.
__ Sen ne dediğini bilmiyorsun derken zorlukla yutkunmuştum Mitona, ise tebessümle yüzüme dokunup göz yaşlarımı silmişti; Buradan gitmek istiyorum yoksa dayanamayacağım dedim ardımı dönüp Mitonadan uzaklaşırken Arat, ile yine göz göze gelmiştik bana öyle bir bakmıştı ki gözlerinde anlayamadığım bir öfke vardı. Neden bana böyle bakıyordu ki kalbimi delip geçen bakışlarından kurtulup ardımı dönüp uzaklaşacağım sırada, sevgi ağacından üzerime doğru binlerce kırmızı çiçek yaprakları gelip etrafımda dönmeye başlamış, aynı anda herkesten bir fısıltı yükselmişti. Ayaklarım ise olduğu yerde kilitlenip kalmış vücudum istemsiz hareket etmeye başlamıştı Arat'a doğru döndüğümde gördüğüm aynı benim etrafımda dönen çiçek yaprakları onunda etrafını sarmıştı.
__ Bu da ne demek oluyor.
__ Aşk nasip işidir hesap işi değil sanırım ağaç sana ve diğerlerine bunu gösteriyor dediğinde İris, öfkeden çıldırmak üzereydi.
Çiçek yaprakları ayaklarımızın altına serilip kırmızı ışık huzmelerine dönüşmüştü yerden kıvrılıp birbirimize doğru kayıp gelen ışık huzmeleri ile ayaklarımız birbirine doğru hareket etmeye başlamış bizi karşı karşıya getirmişti. Sevgi ağacı neden bizi seçmişti oysa beni hatırlamıyordu. Hatırlamadığı birini nasıl sevebilirdi yoksa Mitona'nın dediği gibi seven kalp unutmamış mıydı.
__ Bu nasıl mümkün olabilir? Sevgi ağacı bu İnsanla abimi neden seçti?
__ Bilmiyorum kardeşim en az bende senin kadar şaşkınım.
__ Sen kimsin İnsan? Sevgi ağacı neden seni seçti?
__ Ben ben! Sıradan bir İnsanım demiştim zorlukla sevgi ağacınız neden beni seçti bilmiyorum.
__ Sıradan olduğun için mi sevgi ağacı bizi seçti sen kimsin bana yalan söyleme.
__ Yanılmış olamaz mı sence bizi seçerken yoksa kalbinde bana karşı bir şeyler olması gerekmez mi benden şüphe ederken dediğimde bir an öylece yüzüme bakmıştı. Gözleri gölgeler ardına gizlenirken aklından neler geçirdiğini bilmiyordum ama bu beni korkutmaya başlamıştı. Bana doğru her adım attığı an nefes almayı unutmuş zorlukla yutkunmuştum o ne yapmaya çalışıyordu.
__ Benimle konuşurken dilin ayrı gözlerin ayrı konuşuyor İnsan benden sakladığın şeyler var bunu sezmiyor muyum sanıyorsun ya da beni bir aptal mı sanıyorsun yanlış olan ağacımızın seçimleri değil bence söylediğin yalan.
__ O halde hiç tanımadığın karşındaki bu kadına aşıkmısın Arat, dediğimde duraksamıştı bu sorum onu allak bullak etmişti benim ise kaçış yolum olmuştu.
__ Doğru seni tanımıyorum İnsan ama göğsümde taşıdığım bunun aksine seni tanıyor gibi hangisi yalan söylüyor sence o mu sen mi dediğinde ters köşe yapmış bu kez allak bullak olan ben olmuştum duyduklarımın etkisinden bir süre kurtulamamış öylece ona bakakalmıştım.
__ Beni nasıl tanıyor olabilir ya da sevebilir? Bence sen ne dediğini bilmiyorsun ona cevap verirken sesimin titremesine engel olamamıştım.
__ Peki yeni tanıdığım biri adımı nasıl sayıklar İnsan?
"Son sözleri ile küçük bir şok yaşamıştım uyurken onun adını mı sayıklamıştım ve o da beni duymuştu şimdi ne diyecektim ona.
__ Evet bir açıklama bekliyorum?
__ Bilinç altıma işlemiş olmalı başka ne olabilir ki?
__ Neden yalan söylediğini hissediyorum öyle ise derken beni kolumdan yakalayıp kendine doğru çekmişti. Kolumu öyle öfkeyle sıkıyordu ki buna rağmen şu anki kadar bakışları canımı yakmamıştı.
__ Canımı yakıyorsun dediğimde parmakları aralanmış sıktığı kolumu yine bırakmamıştı; Bazen doğrular yalanlardan daha fazla zarar verir İnsana senin aklın karışmış ne hissediyorsan bende ki kara büyüden kaynaklı olmalı bu yüzden ne söylediğini bilmiyorsun Arat.
__ Yanlışlarla yaşayacağıma doğrularımla ölmeyi yeğelerim İnsan ve sözlerinin hiç birine inanmıyorum.
__ Biliyorum seni bu kısa sürede çok iyi tanıdım ve seni sözlerime nasıl inandırabilirim bilemem ama ben kara büyünün etkisi altındayım bana yaklaşanlarda bu etkinin altına giriyor ve sende bu etkinin altındasın.
__ Sendeki kara büyü etkilerini bende görüyorum ama bu bedel sadece sana yansıyan bir şey bana ya da bir başkasına değil o yüzden daha iyi yalanlar bul derken üzerimizde ki etki kalkmış ikimizde serbest kalmıştık sonunda etrafımızdaki Cinleri ve diğerlerini şimdi fark etmiştik hepsi bize doğru yaklaşmaya başlamıştı. Ve birden yüzümde bir tokat patladı acıyla suratıma tuttuğum da İris, ile karşı karşıya gelmiştik.
__ Seni sürtük sen sevgilime büyü yaptın öyle değil mi derken beni boynumdan yakalamıştı. Ve sabrımdan kopan son nokta da bu olmuştu kollarıma baktığımda yine siyah damarlar belirmeye başlamış içimde ki öfke gün yüzüne çıkıyordu nasıl yaptım bilmiyorum o an İrisi bileğinden yakalayıp parmaklarını boynumdan çektiğim gibi suratına öyle vurmuştum ki beş parmağımın izi birden çıkmıştı. Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki kimse bizi durduramamıştı. Onu boynundan yakalayıp kendime doğru çekmiş kulağına eğilip içimdekileri kusmuştum...
__ Şimdi beni iyi dinle ben bir büyücü değilim sadece ölesiye seven bir kadınım ve bunun bedelini canım ile ödüyorum bir daha dünyaya gelsem yine aynısını yaparım sakın beni sabrım ile sınama bir İnsan olabilirim ama bu zayıf olduğumu göstermez canımı hiçe saydıysam sana neler yaparım düşün dediğimde onu öyle itmiştim ki metrelerce ileri savrulmuştu. O an nutku tutulmuş acıyla bana bakıyordu herkes şaşkındı, bana ne olduğunu ben bile anlamamıştım ama kendimden geçmek üzereydim burnumdan sıcak bir şeyin aktığını hissettiğimde ayaklarımın bağı çözülmüşte dermanı kalmamış gibiydi, yere düşerken birden belimden yakalayan Arat, beni kucağına almıştı. Kalabalıkta sesler birbirine girerken kendimden geçmiş bayılmıştım gözlerimi açtığımda Mitona, başımdaydı.
__ Nihayet kendine geldin Mihrap, kendini nasıl hissediyorsun?
__ Nasıl olmam gerekiyorsa öyle dedim derin bir nefes alıp ne kadardır kendimde değilim derken üzerime baktığımda pijama türü şeyler vardı neye baktığımı anlayan Mitona, ellerini havaya kaldırıp merak etme üzerini ben değişmedim dediğinde o an gülsem mi ağlasam mı karar verememiştim.
__ Üç gündür kendinde değildin dediği sırada içeriye Tuana, girmişti.
__ Kendine geldin demek nasılsın?
__ İyim dedim ama aslında hiç de iyi değildim başım dönüyordu ve yavaş yavaş sonuma yaklaşıyor gibiydim.
__ Berbat görünüyorsun seni bugün yıkayalım.
__ Buna gerek yok ben kendim hallederim dediğimde Tuana, buna karşı çıkmıştı.
__ Şu haline bak ayakta duracak halin yok Mihrap, hayır cevabını kabul etmiyorum dediğinde azımı açıp tek bir kelime söyleyememiştim ne diyebilirdim ki başımı kaldıracak halim bile yoktu konuşmamız üzerine Mitona, odadan sessizce çıkınca Tuana, yanıma oturup özür dilemişti. Neden olduğunu sorduğumda suratıma üzgünce bakıp karnaval gecesi İris'in yaptıkları yüzünden olduğunu söyleyince susmuştum beni yıkayacağı yere götürmek için kaldırdığında, duvarda asılı aynadaki halimi görmüş ne kadar korkunç göründüğümü fark etmiştim gözlerimin altı çökmüş ve morarmıştı Tuana, üzerimdeki kıyafetleri çıkarırken onun karşısında cılız bir çocuk gibi kalmıştım tüm vücudum adeta erimiş gibiydi, beni sıcak suyun içine yatırdığında geriye doğru yaslanıp gözlerimi kapatmıştım, cılız vücudumu yıkarken yüzüme bir şey damlamıştı. Gözlerimi açtığımda Tuana'nın ağladığını görmüştüm.
__ Neden ağlıyorsun durumum o kadar mı kötü demiştim gülmeye çalışarak?
__ Neden bu haldesin Mihrap?
__ Parmaklarımı saçıma götürüp annemde beni böyle yıkardı dedim elim saçlarımdan aşağıya kayarken elimde kalan bir tutam saçıma gitmişti gözlerim o an Tuana, ile göz göze gelmiştik bakışlarını benden kaçırmıştı annem saçlarımı çok severdi baksana artık onlarda kalmayacak dökülüyorlar sanırım kapşonlu bir hırkaya ihtiyacım olacak.
__ Ben sana ayarlarım derken zorlukla konuştuğu her halinden belliydi banyomu yaptıran Tuana, beni güzelce kurulayıp odama getirmiş ve giydirmişti.
__ Söylesene Tuana, sen hiç birini sevdin mi?
__ Hoşlandığım oldu ama sevdiğim olmadı neden sordun?
__ Öylesine.
__ Peki sen hiç birini sevdin mi?
__ Canımı verecek kadar dediğimde şaşkınca bakmıştı yüzüme.
__ Onu çok sevmiş olmalısın o halde şimdi o nerede?
__ Nefesim kadar yakınımda dokunamayacağım kadar uzağımda dediğimde istemsizce dolmuştu gözlerim o benim her şeyimdi yaşama sebebim şimdi ise ecelim.
__ Ödediğin bu bedel nedir Mihrap, seni böyle tüketen sebep nedir?
__ Canımın canıdır Tuana, derken gözlerim kapanmak üzereydi Tuana, saçlarımı okşarken kendimden geçip uykuya dalmıştım uyandığımda ise yanımda kimse yoktu yerimde zorlukla doğrulup kalktığım sırada odama İris, denen o kadın girmişti.
__ Buraya senin ile konuşmaya geldim.
__ İnan seninle uğraşmaya mecalim bile yok yine ne istiyorsun benden?
__ Sadece konuşmak Arat, ile aranızda ne var onu çok seviyorum ama aramızda sen olduğun sürece onu kazanamam.
__ Ne demek istiyorsun aranıza nasıl girebilirim sizin söyler misin?
__ Girdin işte damdan düşer gibi çıktın geldin senden nasıl etkilendi bilmiyorum belki de bu bir büyü dediğinde onun sözünü öfkeyle kesmiştim.