Bölüm ( Arat'a ölüm büyüsü kara büyü yapılıyor)

1001 Words
yapıyordu Arat'ın ise o an yere düşüşünü görüyordum yüzünün sarardığını büyü yüzünden acı çeke çeke gözümüzün önünde öldüğünü ve benim elimden o an hiç bir şeyin gelmediğini görüyordum rüyadan çığlık çığlığa uyandığımda ter içindeydim; Bu da neydi böyle kötü bir rüya görmüştüm ve etkisinden de bir türlü kurtulamamıştım yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkayıp dışarıya çıktığımda herkes bahçedeydi. __ Günaydın canım neyin var yüzün sapsarı? __ Bilmiyorum kötü bir kabus gördüm sanırım etkisinden hala kurtulamadım Arat, nerede? __ Abim sabah erken saatlerde kabilesinden bir kaç kişi alıp etrafa bakmaya gitti sen gerçekten kötü gözüküyorsun Mihrap, ne gördün de seni bu kadar etkiledi dediğinde onlara anlatıp anlatmamakda başta tereddüt etmiştim ama sonunda anlatmayı tercih etmiştim. __Rüyamda periler tarafından yakalanmıştık ve o lanet kara büyü kitabını bulmuşlardı ve Arat'a kara büyü yapıyorlardı hiç birimiz bir şey yapamıyorduk onu gözlerimizin önünde öldürüyorlardı dediğimde hepsinin suratında korku belirmişti yerlerinde put gibi kalmışlardı. __ Umalım da sadece bu bir kabus olsun canım. __ Belki de bir uyarı beynim durdu lanet olsun biz o kitabı nasıl unuttuk. __ Bu aklımızdan tamamen çıkmış olurda o kitap gerçekten ellerine geçerse bu hepimizin sonu olur dedi endişe ile ve devam etti; Ne kardeşlerime nede sizlere bunun olmasına izin veremem. __ O halde o kitabı onlardan önce bulmalıyız ama nasıl yerini bile bilmiyoruz. __ Ben biliyorum dediğimde herkesin gözü benim üzerime dönmüştü. __ Nasıl yani nerede olduğunu biliyor musun onun yerini bize hemen söylemelisin Mihrap, dedi ellerimi tutup. __ Beni ayinde kurban edecekleri yerde çöküntü'nün altında kaldı onun yerini size nasıl tarif etsem. __ Dur canım ben ne yapacağımı buldum şimdi sakin ol ve derin bir nefes al olur mu senin zihnine gireceğim ve o kitabın yerini bulacağım dediğinde başımla onaylamış Tuana'nın zihnime girmesine izin vermiştim o an zihnime giren Tuana, ile hipnoz olmuş gibiydim ve istediği görüntüyü yakalayan Tuana kitabın yerinden emin olup zihnimden çıkınca anca kendime gelebilmiştim. __ Kitabın yerini biliyorum hadi acele edelim abi onlarla birlikte giderken aklımda mantığım da ardımda bıraktığım Arat, da kalmıştı ona bir şey olma düşüncesi bile tüm benliğimi kemiriyordu kalıntılara geldiğimizde Arat, ile ilk karşılaştığım o anlar bir bir gözümün önüne gelirken ölümüne korktuğum bu varlığa şimdi deli gibi aşıktım kalıntıların altındaki Kara Davut kitabını bulabilmek için Tuana, ve Aysar, güçlerini kullanarak kalıntıları yukarı doğru kaldırmaya alanı temizlemeye başlamışlardı sonun da Kara Davut kitabını bulmuştuk Aysar, kitabı aldığı sırada Periler tarafından birden kuşatılıp etrafımız sarılmıştı daha ne olduğunu bile anlamaya fırsatımız olmadan etrafımızı saran Periler bizim savunmamızı düşürüp saldırıya geçmişti Tuana'ya mavi ışıktan bir mızrak savurdukları sırada Ali, Tuana'yı itip onun önüne geçmişti mızrak kalbini parçalayıp geçerken hepimiz yerimizde öylece donup kala kalmıştık Ali'nin donuk bakışlarla dizlerinin üzerine düşüşünü gördüğümüzde hepimizin gardı düşmüştü bu anımızdan yararlanan periler arkadaşlarımı tek tek gözümün önünde yakalayıp öldürüyorlardı bense liderleri görünen bir peri tarafından üzerime atılan büyülü bir ağla yakalanmıştım. Tuana'nın boynuna mavi ışıktan bir halka attıklarında Aysar, Tuana'yı korumaya çalışırken perilerden bir kadın Seher'i tek bir hamleyle biçip geçmişti boynundan başlayıp karın boşluğuna kadar inen derin bir yara alan Seher, gözlerimizin önünde ağzından burnundan kan boşalarak çok kötü bir biçimde can vermişti. Seher'in bu halini gören Aysar, delirmiş gibiydi gözlerinde yaş donup bir put gibi yerinde kalmıştı. Onun bu halinden yararlanan periler elindeki kitabı alıp Aysar'ı da kıskıvrak yakalamış etkisiz hale getirmişlerdi onlar bu anı mı bekliyordu gitmemişler ve dünyamızda bir yerlerde gizlenmişler ve açığımızı bekliyorlarmış meğerse. Kitabı bulduğumuz anda da kafamıza çökmüşlerdi tüm arkadaşlarımı kaybetmiş hislerim artık acıyla körelmişti delirmiş gibiydim çığlık çığlığa arkadaşlarımın adını haykırırken bir bir yere düşen cansız bedenleri beni daha da çok çılgına çevirmişti Tuana, da benden farksız görünüyordu bakışlarını bir dakika olsun Ali'den ayıramamıştı yerinde donmuş kalmıştı öylece boynunu sıkan halkayı dahi fark etmiş bir hali yoktu. __ O kitap ile ne yapmayı planlıyorsunuz adi senin nasıl bir vicdanın var öldürdüğünüz arkadaşlarımın o insanların ne suçu vardı diye bağırdığım da görüyordum ki karşımdaki bu cani acımızdan zevk alıyordu. __ Suçları düşmanımızın yanında olmaları bu kitap ile ne yapacağıma gelince kitabı açıp bir şeyler mırıldanmaya başladığında kitabın sayfaları hızla açılırken içinden çıkan siyah ışık huzmeleri perinin beynine akıyor gözleri zifiri bir siyaha bulanan peri yaptığı şeyi bitirdiğinde yüzünde sinsi bir gülümseme ile kitabı kapatıp bizlere doğru döndü; Korkmayın ilk sizi öldürmeyeceğim abiniz Arat'ı öldürürken sizlere o anın her saniyesini izleteceğim. __ Aysar; Seni adi pislik dostlarımı değer verdiğim kadını öldürdün bunu yapmana asla izin vermeyeceğim. __ Tuana; Sen bir Şeytan'sın onca insana kıydın abimi öldürmene izin vereceğimizi mi sanıyorsun adi herif. __ Bunu nasıl yapacaksınız çok merak ettim bu halde mi bana engel olacaksınız derken kahkahalarla gülmeye başlamıştı. __ Perinin sözlerinden sonra Arat, gelmesin diye içten içe Allah'a dua ediyordum gördüğüm kabus gerçeğe dönmüştü bu şeytan kılıklı peri sevdiğim adamı da öldürecekti tıpkı arkadaşlarımı öldürdüğü gibi korkularım ile boğuşurken kulaklarıma Arat'ın sesi çalınmıştı. Korktuğum başıma gelmiş kabusum gerçeğe dönmek üzereydi. Sesin geldiği yöne baktığım da onunla göz göze gelmiştik ve onun gözlerinde gördüğüm şu an asla geri adım atmayacağıydı biliyordum o gitmeyecek kendini bu zalimlerin eline bırakacaktı; Hayır! Arat, yalvarırım gelme kaç buradan diye bağırdım son bir umut. __ Aysar; Kitap elinde kardeşim git çabuk buradan. __ Tuana; Kahretsin! __ Yerde yatan ölmüş insanlara baktığım da artık onlar için yapabileceğim hiç bir şey yoktu karşımda gördüğüm bu perilerin şakası yoktu sevdiğim kadının ve kardeşlerimin yakalanması benim elimi kolumu bağlamıştı canım pahasına da olsa artık geri çekilemezdim ya canımı ortaya koyacaktım yada birlikte ölecektik kardeşlerimi ve sevdiğim kadını bırak senin istediğin benim.. __ Bu ne sürpriz bizi hiç uğraştırmadın kendi ayaklarınla geldin Arat, derken perinin dudaklarından ölüm büyüsü için bazı sözler dökülmeye başlamıştı. Her bir cümlede Arat, fenalaşmaya gözlerinin rengi değişmeye başlamış yerinde donup kalmıştı. Ve hiç birimiz ona ne yardım edebiliyor nede yerimizden kıpırdayabiliyorduk onun okumaya devam etmesi ile Arat, dizlerinin üzerine düşmüş öylece yerinde kilitlenip kalmıştı. Gittikçe boynundan yüzüne doğru yayılan siyah damarlar ortaya çıkıyor ve tüm vücuduna yayılıyordu. Acıyla bağırdım Arat, diye sevdiğim adamı gözlerimin önünde öldürüyordu o lanet peri ve benim elimden de hiç bir şey gelmiyordu. __ Hayır! Arat! Yapmayın yalvarırım durun. __ Abi! Hayır hayır! Kes şunu seni piç kurusu kes şunu diye bağırdı onun büyüsüne karşı
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD