"Mide fesatı geçiriyoruuuuğm!" Umut hem toptan kaçıp hem bağırırken kıkırdayıp bulunduğum yerin keyfini çıkardım. "Uyuma." Aksel dudaklarımın arasına çilek koyup konuştuğunda çileği ısırıp gözlerimi açtım. Ya da açamadım. Gözüme gelen güneş ışığını engellemek için elimi havaya uzatıp durdum bir süre. "Kolun ağrıyacak." "E öbür türlü duramıyorum çok parlak." Aksel elini yüzüme siper edince gülümseyip gözlerimi açabildim sonunda. "Teşekkür ederim." "Lafı bile olmaz bebeğim." "Ya başlarım senin topuna şimdi!" Baha'nın resmen ormanı inleten sesini duyunca kafamı kaldırıp onların olduğu tarafa baktım. "Ne oluyor?" "Kavga edecekler." Aksel beni kucağından kaldırıp koşarak o tarafa gittiğinde hızlıca peşine takıldım. "Yanlışlıkla oldu diyorum işte." "Ulan biri yanlışlıkla olur anlarız

