Çadırın içinde uyumuş kalmışım.. Vicdansızlar insan akşam yemeğin de bari uyandırır. Saat onbir ve herkes mışıl, mışıl uyuyor. Ama ben karnımın gurultusundan uyuyamıyorum. "Hatice!!! Sende atıştırmalık bir şeyler var mı? Açım ben ya.. Neden uyandırmadın beni?" diyerek hesap sorsam da uykusunun içinde bir şeyler anlatmaya çalışsa da çokta anlamadım. "Senin yemeğin yemek çadırın da duruyor" gibi bir şeyler söyledi. Yada ben öyle anlamak istedim.. Telefonun fenerini açıp yemek yenilen çadıra doğru yürümeye başladım. İnşallah doğru anlamışımdır, yoksa gidip Hatice'yi yiyebilirim. Ayy inşallah gece, gece kimseyle karşılaşmam. Sessizce çadırın içine geçtim. Elimdeki telefonun feneriyle yiyebileceğim bir şeyler arıyorum. Tabiki de söylene, söylene.. Hayır aynı şey olsa ben Hatice'yi uyandırırım.

