KATLİAMIN KURBANLARI

822 Words
Geçmiş zaman İtalya,Milano. 4 yıl önce. Avuçlarımın içinde kurumuş kan damlaları bana mutlu bir gelecek sunmayan bir yara izi olarak kalacaktı.. Hayalini kurduğum gelecek kanlı bir gelecekle sonuçlanmıştı.Çığlıklar yalvarışlar ve yakarışlar kulaklarımda bir iz bırakıyordu. Onun bedenini buğulu görüyordum.Kurşun sesleri dinmemişti.Gözlerim karanlığa gömülürken bedeninin yavaşca taşındığını hissediyordum. "Uyanıyor." "Sessiz ol Leon biraz daha uyusun." Kulaklarımı dolduran sesler aşina olduğum bazı seslerdi.Başımın ağrısı gözlerimin açılmasını engelliyordu.Düşüncelerden dağılıp olduğum ortama göz gezdirdim.Bir dağ evindeydim.Leon ve eşi uzaktan beni izliyorlardı.Leon yavaş adımlarla yaklaşarak benimle konuşmak istediğini titreyen gözlerinden anlıyordum. "Lia."dedi incelmiş sesiyle. Hızlıca yataktan kalkmıştım.Elimi istemsizce karnıma götürdüm.Boşluk hissi bedenimi titretiyordu.Sol gözümden süzülen tuzlu su damlası bütün yangınımı söndürmeye yetmeyecek bir okyanus gibiydi.Canım yanıyordu.O gece aklıma geldi.Zihnimde canlanan sesler ve görüntüler. Kan. Pavel çok kan var. Çok fazla kan var Pavel. Fısıltılarım bir yakarış gibiydi.Sessiz ağlamam bedenimi titretirken yere yığıldığımı hissediyordum.Titreyen bedenim üşüyordu. Kulaklarımda sesler yankılanıyordu. Bedenim yavaşca bir yaprak misali sürüklenmeye devam ediyordu. "O öldü."kendime itiraf edemediğim gerçekleri kalbim dışarıya yansıtıyordu."Annem babam abim ve."dedim yutkunarak."Ve onları benden aldılar Leon." Titreyen bedenim araba koltuğuna bırakılmıştı.Üşüyordum.Hissiz ve nefessizdim.Canım yanıyordu.Onların olmayışı canımı yakıyordu.Kalbimi ezmişler gibi hissediyordum.Gözlerimden akan yaşlar dinmiyordu.Kulaklarıma hep birşeyler söylüyorlar duymuyordum.Bedenim hep biryerlere taşınıyordu. YAZARDAN; Düğün katliamın üzerinden üç gün geçmişti. Lia ailesini ve bebeğini kaybetmişti.Bu sancılı bir sızı gibi bedenine yayılmıştı.Üç gece hastanede tedavi görmüş ve Leon onu gizli bir dağ evine götürmüştü.Saatlerin sonunda yorgun düşmüş bedeni uyanmış ve gerçekleri hatırlamaya başlamıştı.Yorulmuş ve kan kaybetmiş bedeni onu daha fazla ayakta tutamamıştı.Leon babasının en gözde adamıydı.Sağ koluydu Leon Lia'nın çocukluğunda en çok hangi oyuncakla oynadığını bile bilen nadir insanlardan birisiydi.Artık Lia Leon'a emanetti.Babasının gözünün arkada kalmayacağı tek kişiydi. Hastanede onun güçlü sesi yankılandı.İsminin anlamı gibi bir aslandı. "Doktor."dedi tüm nefesine kadar."Kızım ölüyor."dedi çaresizce "Yardım edin doktor yok mu?" Endişeli sesiyle hastanenin içinde sedye arıyordu gözleri.Leon omzundan vurulmuştu o gece.Kanayan yarasından sızan kanları hissetmemişti. "Çok kanaması var."doktorun sesiyle sedyeye yatırılmış Lia'ya baktı ağlamaklı olan gözleri. "O benim emanetim doktor.O bu ameliyathane çıkmaz ise bu hastaneden kimse çıkamaz." Doktor korkmuş gözlerle bakarken sessiz kalarak ameliyathaneye gitmişti. O gün Leon'u bilerek öldürmediklerini biliyordu.Çünkü Derek PERLAS'ın güvendiği tek adam Leondu.Tüm detayıyla planlanmış bir süikast planıydı.Düşünmediği saniye yoktu Leon'un nasıl farketmediğini nasıl bu tuzağa düştüğünü anlamaya çalıştı bir süre ama anlayamadı.O gece tüm PERLAS ailesi katledilmişti ama Lia'ya bir kurşun bile çarpmamıştı.Lia yaşamasaydı Leon hayatına bir kurşun ile son verirdi.Ama burada çözülmeyen çok fazla sır vardı. "Beyefendi çok kan kaybediyorsunuz." Hemşirenin cümlesiyle Leon omzuna gözlerini gezdirdi yarası kanıyordu.Beyaz gömleğinden sızan kanları görmesi bile Lia'nın gelinliğini hatırlamasına yetiyordu. "Beyefendi."dedi hemşire yüksek bir sesle."İyimisiniz beyefendi?" "İyiyim."diyerek geçiştirdi Leon. Bu onun için bir yara bile sayılmazdı.Canının yandığını bile hissetmiyordu. "Pansuman yapılması lazım yoksa kan kaybı büyük sorunlar doğurabilir." Hemşireyi hep geçiştirmeye devam etti.Fakat birini gönderse de diğeri geliyordu.Ameliyatın kaç saat süreceğini öğrenmiş ve pansumana geçmişti.Yavaşcaa sedyeye oturmuş ve gömleğini çıkarmıştı. "15 dakika veriyorum sana hemşire." Leon pansuman için değil şüpheleri için o sedyeye oturmuştu.Bu kadar ısrarcı olmasını normal karşılamamıştı.Hemşire anestezi enjeksiyonunu hazırlayarak sedye ye yaklaşırken hemşire Leon dan beklemediği bir çevap almıştı. "Uyuşturucu kullanmadan beni uyutmadan dikişlerimi yenileyeceksin." Hemşirenin şaşkın gözleri büyürken eli titremişti. "İmkansız bu beyefendi."hemşirenin sitemi Leon'un ilgisini çekmemişti. "Ben öyle istiyorum ve öyle yapacaksın." Hemşire Leon'un silahını görmüş ve sessizce susmuştu.Daha fazla ısrarda bulunmayarak sessizleşmiş ve dikişleri çıkarmıştı.Yavaş hareketlerle teker teker dikişleri çıkaran hemşire pansumanıda yapmıştı. "Tekrar dikiş atacağım beyefendi.Anestezi uygulamak istemediğimize eminmisiniz." "Evet."dedi tüm netliğiyle. Açılmış yarası oldukca geniş ve büyüktü. Aklı hep Lia'da kalıyordu.Sadece onu düşünüyordu. O soğuk hastane köşesinde kendine söz vermişti Leon onu kendinden bile koruyacaktı. Kimsenin zarar vermesine izin vermeyecek zarar görmeyecekti. Lia'nın ameliyatı devam ediyordu.Üç aylık bir bebeği rahminde büyüyordu.Ta ki o geceye kadar.O gece panik ve korkuyla onu kaybetmişti.Ara ara kanaması oluyor ve durdurulamıyordu. Doktor şaşkınlıkla Lia'nın yumurtalıklarını inceledi uzun süre.İlk defa böyle bir ihtimal ile karşılaşıyordu. "Doktor bey bir sorun mu var?"ameliyat hemşiresi doktorun şaşkınlığını anlamıştı. "Büyük bir sorun var çocuklar."dedi yutkunarak. Ameliyatın son dakikalarına gelirken Leon'un pansumanı henüz bitmemişti.Fakat ters giden birşeyleri anlamıştı.Küt sarı saçları olan hemşirenin boynunda bir örgüt liderinin damgasını görmüş ve hiç düşünmeden onu orada öldürmüştü."W"Dünya çapına yayılmış büyük bir örgütün lideriydi.Hemşire'nin yere kapanmış ölü bedenine bir leş görmüş gibi bakıyordu. Leon daha fazla orada kalmadan ameliyathaneye koşmustu.Onun adamları Lia'nın peşindeydi.Lia'nın tehlikede olduğunu biliyordu ve onu korumak için canını hiçe sayıyordu. Leon gittiği esnada kapı yavaşca aralandı.Ve doktorla göz göze geldiler.Canını yakan bir yüzleşme istemiyordu. "Hastanın nesi oluyorsunuz beyefendi?" "Hastanın neyi olduğum seni ilgilendirmiyor. Ama hastaya bir şey olursa kendi mezar taşını araman seni ilgilendirecek doktor." İri yapısı cesur cümleleriyle çevresine korku salan bir adamdı Leon.Doktor bir adım gerileyerek maskesini çıkardı konuşmak için. "Hastanın yumurtalıklarına yanıcı bir asit enjekte edilmiş.Yumurtalıkları kurumuş." Leon yutkunarak doktora bakmaya devam etti. "Yani."dedi şüpheli gir ses tonuyla. "Bunu kim neden yapar bilmiyorum fakat; yumurtalıklarına enjekte edilen asit yumurtalıkları eritmiş,yaşamaya devam eden bazı yumurtalar ise kurumuş." "Doktor."Leon doktorun yakalarına yapışarak ayaklarını yerden kesmişti."Söyle."dedi kükremeye devam ederken."Söyle ona ne oldu söyle." Doktorun gözleri korkuyla büyümüştü.O an zamanın durmasını istedi Leon.Zaman dursun ki söylediklerini duymayayım diye defalarca tekrar etti içinden. "Lia PERLAS'ın bir bebeği olamaz."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD