KURALSIZ

730 Words
Bedenim şaşkınlıkla gerilmişti.Bu kutuyu yatağıma kim nasıl bırakmıştı.Düğünümde gercekleşen katliamdan sonra kendimi baştan yaratmıştım.Herşeyimi yok etmiş tekrar vâr olmuştum. M.W. harfleri isim olarak yazılmıştı. İntikamımın peşindeki adam evime kadar girmişti."Deniz gözlerinde boğulmak dileğiyle."Küçük yaşlardan itibaren babam gözlerime siyah lens taktırmıştı lensi sadece yalnız ve uyurken çıkarıyordum.Parmak izim ve göz retinam babam için önemliydi. Babamın en önemli şirketinin kod şifresine, sadece benim göz retinamla giriş yapılıyordu. Ve bu adam gözlerimin mavi olduğunu biliyordu.Sadece annem babam ve Leon'dan başka kimse bilmiyordu abimle çocukluğumuz aynı evde bile geçmemişti. Beynimde dönen soruları daha fazla düşünmeden elimdeki kutuyla merdivenlerden hızlıca indim. "Leon."Hissiz çıkan yakarışımla Leon yanıma gelmişti.Onun konuşmasına izin vermeden yüksek sesle."Bütün çalışanları buraya topla."dedim ve kutuyu tekrar inceledim. Leon kısa süre sonra bütün çalışanları havuz kenarına toplamıştı.Bu eve sinek bile giremezdi.Korumalar bile ilk defa bahçeye adımlarını atmışlardı. "Bunu kim getirdi bana Leon."Korumalar aşcılar ve diğer çalışanlar başlarını eğiyorlardı. "Eve herhangi biri girmedi Lia hanım." Leon'un cevabı karşısında sinir kat sayım adım adım yükseliyordu. "Bu siktiğimin kutusu benim odamda yatağımın üzerindeydi." Belimde ki silahı çıkararak gök yüzüne bir el ateş ettim. "Bana bakın"Dedim yüksek çıkan sesimle.Bakmaya cesaretleri yoktu."Bana bakın dedim."Yavaşca kafalarını kaldırarak bana baktılar. "Bu evi kim koruyor."Hiç birinden çıt çıkmaz iken konuşmayı devam ettirdim"48 koruma bir evi koruyamıyorsanız neden buradasınız.Eve kimin girdiğini bile bilmiyorsunuz."Evin içindeki diğer çalışanlara döndüm. "Siz."dedim onlara yaklaşarak."Bunun sorumlusu kim." "E-efendim yemin ederim kimse eve girmedi ben hep bahçede çimleri kestim."Korkmuş ve kekeme konuşmuştu. "Leon."dedim ona bakan gözlerle."Bu eve kim girdi Leon.İki saattir ortada yoktum evime geliyorum yatağımın üzerinde beni bekleyen s*x kıyafeti gibi bir gece elbisesiyle karşılaşıyorum."Çalışanların gözleri hep yerdeyken sadece Leon bana bakıyordu ve o esnada işe henüz yeni aldığım korumanın gözleriyle göz göze geldim. Sağ elimdeki silahı alnına işaret alarak o daha anlamadan anlında bir delik açtım.Havuza düşen bedenini Zeta tek hamlede ikiye bölmüş ve yemeye başlamıştı. "Zeta."Dedim onları göstererek."Et öğütücü makinam."Gerilen bedenlerini hissedebiliyordum."Benim minik evcil hayvanım." Zeta'nın bakıcısına baktığımda gözleri yerde boynu eğikti.Havuzu kan boyarken havaya yayılan kan kokusu burnuma işlemişti. "Bay jon,Zeta bundan sonra sadece insan etiyle beslenecek." "Anlaşıldı hanımefendi." Bedenleri titriyordu.Korkularını hissedebiliyordum.Hiç birine acımam yoktu çünkü bana kimse acımamıştı.O gece yaşadıklarımı bir gece yarısı unutmaya mahkumdum.İkinci bir başlangıç yarattım kendime ikinci bir şans,ikinci bir hayat kurdum kendime kuralsız ve duyarsız. "Dün gece kamera kayıtlarının başında kim kaldıysa bir adım öne gelsin." Sarışın yeşil gözlü eski bir korumaydı.Telefonu cebinden çıkararak yaklaştı. "Son üç saat temiz efendim." "Temiz."ona yaklaşarak gözleriyle gözlerimi hizzaladım."Gözlerime bak." Bir süre teredütte kalarak başını yavaşca kaldırdı.Ve yeşil gözleriyle gözlerimi hizzaladı. Silahı çenesine tutarak yavaşca yüzünde gezdirdim. "Sağ mı,sol mu?" Anlamayan gözlerle bana bakarken tekrar sordum. "Sağ mı,sol mu?" "S-sağ Lia hanım."Korkudan altına işleyeceklerdi ve bunlar benim korumamdı. Sadece ünvan olarak kullanıldığını düşünüyorlardı sanırım. Silahı sağ gözüne yaslayarak bir el ateş ettiğimde gözünde büyük kanlı bir delik açılmıştı sonrasında korumanın havuza yıkılışını izledim. Zeta fırsatı değerlindirerek avını mideye indirmeye başlamıştı. "Keskin nişancılar bir adım öne." Beş keskin nişancı silahlarıyla birlikte bir adım öne çıktılar.Korumalarımın en kısası 1.88 boya sahipti fakat bu adamlar dev yarısı gibi oldukca iriydiler. "Son mermim."dedim onlara yaklaşarak."Söyleyin bana hanginizin üzerinde deneyelim.Zeta doymadı henüz." Kısa sürenin ardından keskin nişancı'nın biri üzerindeki çelik yelek ve kaskı çıkararak silahımın ucuna yaklaştı.Titremeyen parmaklarla silahımın namlusunu sağ omzuna yasladı. "Ben ölümden korkmuyorum Lia hanım."kehribar gözlerindeki kararlılık ve korkusuz olması ona asker edası katıyordu. "Ben burada 30 dakikadır nöbetteyim hastaneden geliyorum.Ben bir babayım.Minik bir kızım var kalp hastası ona annesi olmadan ben bakıyorum. Amacım kendimi acındırmak değil sadece diğer arkadaşlarımın eşleri hamile onlar babasız çocuk büyütmesin." Dedikleri karşısında taşlaşmış kalbimin sızladığını hissettim.Tarifi olmayan bu sızı aile sızısıydı. Acımasısca ona silahı daha çok bastırdım. Gözlerinde titreme veya bir korku yoktu. "Bende merhamet kırıntısı yok asker." Namluyu omzundan kaldırarak anlının ortasına sabitledim.Ve kurnaz bir oyun oynayarak rus ruletiyle mermiyi jarjöre geri düşürdüm.Onun ruhu duymaz iken o jarjörde mermi kalmadığını düşünecekti. Kısa süre sonra gözlerini açtı.Tanrıya şükrettiğini hissediyordum. "Leon benimle gel diğerleri yerine."Onlara verdiğim minik uyarı bir kaç gün yeterli olacaktır. Villaya ilerlerken bir silah sesi duyuldu kapıdan.Gözlerim kapıya kitlendiği esnada kapıya koştum.Korumalar önüme geçmeye çalışsa da onlardan daha çok eğitimli olduğum için gecemediler. "Lia'nın etrafını sarın."Leondan yükselen sesi duymuştum fakat ben çoktan kapıdan çıkmıştım. Görünürde kimse yoktu.Patlayan silah sesi benim korumalarıma ait değildi.Gözlerim siyah asfaltta parlayan gold metale takıldı. Korumalar etrafımı çevirmeye devam ederken parlamaya devam eden gold metali parmaklarımın arasına aldım.Fakat bu bir metal değildi. Bu bir kurşundu.Henüz yeni ateş edilmiş bir kurşun.Üzerindeki yazıya gözlerim takılırken aşina olduğum adı tekrar ve tekrar binlerce kez okudum.Marcus WİLSON.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD