Adin alarmı duymadığı için kendine saydırarak ofisinden içeriye girdi. Her zamankinden 45 dakika geç kalmıştı bugün. İçeriye girer girmez onu yardımcısı Mert karşıladı. Genç adamın her daim gülen yüzü bugün gülmüyordu. Bir sorun olduğunu anlayan Adin Mert'le birlikte odasına yöneldi. "Ne oldu Mert, ne bu halin?" Mert içine sıkıntılı bir nefes çekerek cevapladı. "Hiç sormayın Adin hanım, Zühtü Eroğlu sabaha karşı hastanedeki odasında ölü bulunmuş." Adin duyduğuyla şaşırırken sorguladı. "Nasıl ölmüş?" "Boğularak ölmüş, yüzüne yastık basmışlar uyurken." Adin elini kafasına vurarak oturduğu yerden kalktı. Bunu nasıl öngörememişti. Bozo’nun ona hem Zühtü’yü verip hem de hiçbir şey yapmadan duracak olmasına inanması gülünçtü ama Adin bugünlerde kafasını toplayıp mantıklı düşünmekte olduk

