2- Hazırlık

1416 Words
İmzalar da atılınca her şey tamam olmuştu. Alia'ya misafirlerimizi yolcu etmesini söyleyip toplantı odasından ayrılıp odama doğru ilerledim. Tam kapıyı açmak için elimi uzatmıştım ki telefonumun sesini duydum. Geç bile kalmıştı galiba, telefonumu yavaşça cebimden çıkarıp ekranda yazan isme baktım 'Kadim Apollon'. Tabi ki de imzaların atıldığını çoktan duymuştu. Biri vardı, yıllardır bulamadığım bir köstebek. Tüm çabalarıma rağmen bulamamıştım garip olan şuydu ki köstebek olduğunu Kadim bey gizleme ihtiyacı bile duymuyordu. Açmama gibi bir şansım olmadığını bildiğim için odama girip telefonumu açtım. Karşıdan gelen tok ve ruhsuz ses yine içimi buz gibi yapmıştı. "Oooo Aslan oğlum, bu iş de kurtulmamış elinden. Koçum be kimin oğlu tabi. O zaman ben yeni malları bu hafta yolluyorum ." Deyip cevabımı bile beklemeden kapatmıştı yüzüme yine. Şaşırmıyordum 28 yıllık hayatımın 10 yılı böyle geçmişti bundan dolayı da alışmıştım. Onun için kendi fikirleri dışındakiler pek de önemli değildi. Telefonu cebime geri koyup sıkıntılı bir nefesi bıraktım ve masama doğru ilerledim. Birkaç dakika sonra ise Alia diğer toplantı evraklarıyla odama gelmişti. Toplantı detaylarını anlatmak için yanıma yaklaştığında her zamanki gibi kokmadığını fark etmiştim. Yavaşça başımı kaldırıp Aliaya baktığımda saçlarının renginin değiştiğini gördüm. Kaşlarımı hafif çatıp "Saçların değişmiş." Dediğimde Alia da gözlerini üzerime çevirdi. Onunla asla flörtleşmiyordum ama farklı bir tarzı vardı. Ona gel desem gelirdi fakat ben ona gel demediğim için diğer kızlar gibi içime düşmüyordu bu onda sevdiğim bir özellikti fakat daha da önemlisi işini gerçekten profesyonelce yapıyordu. Düşüncelerimi bir yana bırakıp yüzüne baktığımda soru dolu gözlerle bana baktığını yeni fark etmiştim. Bende aynı şekilde ona baktığımda "Yaklaşık bir aydır bu şekilde Ateş Bey." Dedi, sözleri beni şaşırmıştı. Bir aydır hiç mi bakmamıştım bu kıza. İnsanlar bana bakmayınca bende onlara bakmayı kesmiştim bu durum uzun yıllardır bu şekildeydi arada gözüm değerse bakıyordum insanlara bazen de hiç gözüm değmiyordu. Demek ki Alia'ya da bir aydır gözüm değmemişti, şaşırmıştım doğrusu Aliaya genelde bakardım. En kötü toplantı için uygun giyinmiş mi diye bakardım ama demek ki dikkat etmemiştim. Başımı onaylar anlamda sallayıp "Fark etmemişim." Dediğimde Alia hafif tebessüm etti. "Teşekkür ederim Ateş Bey." Dedi. Cümlesine anlam veremeyip "Pardon." Dediğimde ise bir dakika bile düşünmeden yapıştırmıştı cevabı. "Güzel olmuş demek istediniz ya Ateş Bey." Dediğinde başımı iki yana sallayıp çaktırmadan hafif sırıttım. Alia güvendiğim sayılı kişilerdendi, bu yüzdendi ya zaten konuşmasına müsamaha göstermem. Kısa muhabbetimizden sonra toplantı notlarının kalan kısmını da inceledik ve Alia odamdan ayrıldı. Günün geri kalanında ise anlaşılan bu yeni firmanın ilk işini planlayacaktım. İki üç gün içinde yapılmasını planladığım ihraç işiyle ilgili tüm detayları en ince ayrıntısıyla hesaplamaya başladım. İlk iş mühimdi en küçük bir pürüz bile çıkmamalıydı bundan dolayı da gerekirse saatlerimi hatta günlerimi bile harcayabilirdim. Zaman ilerleyip geçmişti ve saate baktığımda neredeyse 22.00 sularındaydı. Anlaşılan bugün biraz fazla mesai yapmıştım. Mesai yapmak sorun değildi fakat mekanları boş bırakmıştım. Hızla elime telefonumu alıp Turhanı aradım. Birkaç çalıştan sonra açılan telefonla bir sıkıntı olup olmadığını öğrendim. Her şeyin yolunda olduğunu duyunca bugünlük gelmeyeceğimi bildirip Turhanın sabah rapor vermesini de ekleyip kapadım telefonu. Yavaşça dağıttığım masa da gizli kalması gereken şeyleri topladım ve kasaya kilitleyip şirketten ayrıldım. Sıcak bir duşa ihtiyacım var gibiydi. Hızla eve gitmek için gaza bastım. Sessiz ve tenha yollarda hızla ilerleyen aracım sonunda orman yoluna girince rahatlamıştım. Camları hafif açıp temiz havayı içime çekerek yoluma devam ettim. Kimsenin olmadığı küçük malikanemin önüne geldiğimde parmak izi ile kapıyı açıp içeri girdim. Malikane dememin sebebi elektrikli tellerle ve ağaçlarla çevrili kocaman bir arsamın bulunmasıydı. Kadim Apollonun bile giremediği bu aşırı korunaklı evimi seviyordum. Konumu asla tespit edilemiyordu ve bu benim fazlasıyla hoşuma gidiyordu. Bu ev için beş yılımı harcamıştım ama sonuna kadar değmişti. Sonunda evime gelince hızla odama çıkıp üzerimdekileri kapının önüne öylece çıkadım ve hızla kendimi sıcak suyun içine bıraktım. Bir saatlik su seansından sonra hızla duş alıp odama geçtim ve altıma iç çamaşırımı giyip yatağa uzandım. Saate baktığımda 01.00 olmuştu. Yavaştan bastıran uykuya istemsiz teslim oldum. .............. Sabah perdelerden sızan güneş ışığıyla açmıştım yine gözlerimi, yastığın altındaki silahımdan elimi çekip kendime gelmek için bir süre yatak da oturduktan sonra kısa bir duş aldım ve takımımı giyip şirkete doğru yola koyuldum. Her günüm bir öncekinin aynısı şeklinde gerçekleşiyor demiştim zaten. Şirkete geldiğimde yine yolumdaki herkes bir bir kaçmış ve koca koridor bir tek bana kalmıştı. Odama girdiğimde beklemeye başladım çok kısa bir süre sonra kahvem gelmişti. Alia bugünün planını anlatıp odamdan ayrıldı. Küçük bir kahve keyfinden sonra toplantım olmadığını öğrendiğim için hızla elime telefonu alıp Turhanı aradım. Dünün raporunu geçmesi için odama çağırıp onu beklemeye başladım. Birkaç dakika sonra Turhan kapıyı çalarak içeri girdi. "Günaydın abi." Dediğinde bende başımla ona selam verip "Günaydın koçum, gel otur." Dediğimde yaklaşıp masamın önündeki koltuklardan birine oturdu. "Bir sıkıntı oldu mu dün?" Dediğimde Turhan başını olumsuz anlamda sallayıp "Her şey gayet yolundaydı. Kapalı olan mekanın müdavimlerini de en yakın mekanımızda %25 indirimli ağırladık. Bu da onları fazlasıyla memnun etti." Dediğimde memnuniyetle başımı salladım. İndirim fikri oldukça mantıklıydı. "İndirim fikri kimden çıktı." Dediğimde Turhan biraz tereddüt etse de "Ben öyle olsun demiştim abi. Sana da soramadım yoksun diye ama sıkıntı çıkardıysa maaşımdan kes sorun değil." Dediğinde Turhana ters ters baktım. Tüm işlerimi bu adama devretmiştim ama o hala tereddütteydi. "Aksine maaşına zam yapmaya karar verdim. Oğlum sen çıldırdın mı? Ben tüm işlerin başına seni geçirmişim, uygun görmüş ve yapmışsın. Gayet de güzel olmuş." Dediğimde Turhan başını olumlu anlamda salladı. "Sağol abi hoşuna gittiyse ne mutlu bana, zama da gerek yok." Dediğinde geçiştirir bir şekilde onu onaylayıp " Bakarız." Dedim. Turhan da başını olumlu bir şekilde sallayıp "Başka bir diyeceğin yoksa ben çıkayım." Dediğinde "Aslında var koçum az dur." Deyip dün yaptığım planları kasadan çıkarıp masaya koydum ve aklımdakileri Turhana aktardım. Turhanı da birkaç eklemesiyle neredeyse her şey hazırdı. Pazar malları yükleyip pazar gecesi de yola koyulacaklardı. Yaptığımız planda bir sıkıntı olmazsa iki güne ilk teslimat yola çıkacaktı. İşimiz bitince Turhan odadan ayrılmıştı. Bende planları kasaya geri koyup Aliayı çağırdım ve Firmaya iki güne ilk siparişin yola çıkacağını bildirmesini istedim. Güzergahı, saati ve nasıl gerçekleşeceğini ayrıntılı bir şekilde yazıp mail atacağımı da eklemesini söyleyip işlerime geri döndüm. Az önce de dediğim gibi teslimatın detaylarını bir metne dönüştürüp, en ince detayına kadar yazdım. Şüphe çekmemek ve güven kazanmak için bu şarttı. Bir kaç saatin sonunda metin bitmişti. Yazdığım metni son bir kez okuyup Aliaya yolladım. Birkaç dakika sonra da Alia elindeki metinle odama gelmişti metni imzalayıp iletmesini söyledim. Alia beni başıyla onaylayıp odadan ayrılınca etrafı toplayıp yavaşça ayaklandım. Bugünlük buradaki işim bitmişti. Önce yanan mekana ardından da diğer mekanlara geçmek için şirketten ayrıldım. Lüks binaların bulunduğu sokaklarda hızla ilerliyordum. Bu fazlasıyla lüks binalar sadece şehrin görünen yerleriydi. Bu süslü binaların ardında gizlenen yokluğu ise kimse görmüyordu. Belki de en çok buydu içimi acıtan. Bazen bir kalbim olduğunu unuttuğumu söylesem yalan olmazdı fakat bu tür şeyler aklıma gelince içimde yanan bir yer oluyordu işte o zamanlar anca hatırlıyordum bir kalbim olduğunu. Ben düşüncelere dalmışken yol çoktan bitmişti. Hızla aracımı park edip mekana doğru ilerledim. Mekanın başında duran görevli mahçup bir şekilde bana bakıyordu. "Ateş Bey affedin ben nasıl oldu bilmiyorum." Dediğinde yüzüne bakma ihtiyacı bile duymamıştım. Böyle bir hata olamazdı. İnsan canını tehlikeye atmıştı resmen. "Alın bunu." Dediğimde adam çoktan yalvarmaya başlamıştı fakat ben de af yoktu. Asla da olamazdı, bir hata yapılmışsa benim için biterdi. Tıpkı şimdi de olduğu gibi. Adam mekandan çıkarılırken ben de mekanın hasarına bakmak için mutfağa doğru ilerledim. Neyse ki fazla bir hasar yoktu. Mekanın başına güvendiğim bir başka adamı geçirdikten sonra oradan ayrıldım. Bugün sıra 54 numaradaydı. Aracıma binip 54 numaraya doğru yola koyuldum. Londra'da 60 mekanımız vardı, Türkiye'de Kadim APOLLON sadece iş adamı olarak gözükse de ben Londra da Gecelerin Sahibi diye anılıyordum. Dark mekanlar zinciri bu ülkenin en büyük eğlence mekanıydı. Mekan 54e gelince arabayı valeye verip mekana doğru ilerledim. Mekan şimdiden dolup taşıyordu. Kenardaki merdivenlerden tüm mekanı gören locama çıkıp mekanı izlemeye başladım. Tabi ki birkaç kadın da bana eşlik ediyordu. Onları bu hayata zorla sokmuyorduk. Bana kalsa hiçbir kadın bu hayatı haketmezdi fakat onlar bu işi yapmak istiyorlardı ve biz de onlara imkan sunuyorduk. Bu işi yapmaları için onları zorlamıyor odalara hapsetmiyorduk, bu yönden içim rahat olsa da bir işin içinde Kadim APOLLON olunca istemsiz işkilleniyordum. Gece her zamanki rutininde ilerlerken ben de içkimi yudumluyordum. Gecelerde adı duyulmuş adamlar mekanda olduğumu duyunca gelip selam veriyorlardı ve biraz konuşup ayrılıyorlardı. Her gün bu süreç aynı şekilde ilerliyordu. Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovalamış sonunda saat 05.00 olmuştu ve mekan boşalmaya başlamıştı. Gecenin bitmesi ile ben de mekandan ayrılıp evime doğru yola koyuldum. Ormanlık yolda yine camı açıp temiz havayı ciğerlerime doldurdum. Evime gelince sıcak bir duş alıp kendimi yatağa bıraktım. Günün yorgunluğu göz kapaklarıma binerken yavaşça teslim oldum uykuya.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD