Lanet olsun... kim ki şimdi o telefonu eline alan?.. ahizeden gelen o derin soluğu duyuyorum, sanki titriyorda gibi o nefes! ve ben nefesimi tuttum. Anladım ya anladım.. Megan bu! "Evet!" dediğinde titreyen, o çok özlediğim sesini duydum ya, ciğerlerimi patlatacak olan ve artık göğsüme basınç yapan o nefesimi bıraktım bir anda boşluğa ve dudaklarımdan dökülene inanamadım. "Tanrı aşkına Alaska'dan mı geliyorsun, ne diye bu kadar beklettin beni?" Kızgınlıkla bağıran sesime de inanamadım. Delirdim mi ben ya? Kıza niye bağırıyorsun Roy? "Ne bağırıyorsun kovboy bozuntusu? odamdaki telefon bozuktu, salona gelmek için üç kat indim... kanat takıp uçacak mıydım yani?" Avazı çıktığı kadar kulağıma bağıran, öfkelide olsa duyduğum bu sesi ne kadar çok özlemişim ben ya? ama bir yanım hala ona çok

