Bölüm 5

1147 Words
Hayat bazen çözemeyeceğimiz kadar zorlaşabiliyordu. Şuan yaşadığım olayın bir rüya olmasını dilerdim. Ama yaşadığım olay şuan tüm gerçekliğiyle karşımdaydı. Demir'in soru dolu bakışları altında ezilirken ne demem gerektiğini bilmiyordum. Soğuk ellerimi sıcak elleriyle hapseden kişiye baktığımda sert bakışlarını bana çevirmişti. 'Bir şey söylesene Bade. Aras Karahan senin cidden sevgilin mi?' Demir'in sorduğu soruyla Aras'a baktığımda sert bakışlarını benden çekip Demir'e baktı. 'Sevgilisiyim hatta yakında nişanımız var' dediğinde sanırım bugün bir kriz geçirecektim. Ellerimi sert bir şekilde sıktığında onu onaylamam gerektiğini anlamıştım. 'E..evet Demir. Buraya da bunun için gelmiştik. Eşyalarımı toplamak istedim ve size haber vermek için' dediğimde Demir bakışlarını bana çevirmişti. Ama yıllardır tanıdığım Demir'in bakışları değildi sanki bunlar. Bu bakışlarda nefret ve tiksinme vardı. Demir bana hiç böyle bakmazdı ki. 'Babanın dedikleri doğruymuş sen tam bir oruspusun' Demir'in bu sözleri karşısında bedenim kaskatı kesilmişti. Nasıl böyle sözler söyleyebilirdi. Elimi bırakıp Demir'e yumruk atmak için ilerleyen Aras'a baktığımda koşup kolundan tuttum 'Aras hadi gidelim lütfen' dediğimde gözümden bir damla yaş akmıştı bile. 'Bade'ye bu sözleri nasıl söyleyebildin Demir' Esin'in sesiyle ona baktığımda Demir'e bakmış ağlıyordu. Bana baktığında gözündeki yaşları silip gülümsedi. 'Beni görmeden nereye gidiyordun sen' koşup sarıldığında bende ona sarıldım. Şu iki günde bile özlemiştim onu. Benden ayrılıp Aras'a döndüğünde 'Aras Karayel. Şu dövüşte gördüğümüz adam' dediğinde ben başımla onayladım. 'Bize niye hiç bir şey söylemedin' buna verecek bir cevabım yoktu. Büyük bir yalanın içindeydik ve ben napacağımı bilmiyordum. 'Ben bir süre kimseye söylenmemesini istedim. İşlerim yüzünden zarar görebilirdi' Aras'ın bu cümlesi ile Esin rahatlamışa benziyordu. 'Ahh ne kadar da inandırıcı oldu' diyen Demir'in sesiyle Aras yumruklarını sıkmıştı. 'Esin biz artık gidelim. Ben seni arayacağım' dediğimde Esin'de durumu anlamış olucak ki başıyla onaylamıştı. Aras şöfor koltuğuna geçtiğinde bende öne geçtim. Mira'da arabaya bindi. 'Ne kadar da olaylı bir gün' dediğinde başımla onayladım. Aras arabayı çalıştırmıştı. Camdan dışarı izlemeye başladığımda aklıma gelen şeyle hemen Aras'a döndüm. 'Bu sevgililik olayı da nerden çıktı. Onlara başka bir şey de söyleyebilirdin' dediğimde bana kısa bir bakış atıp tekrar yola odaklandığında 'Zaten doğruyu söyledim onlara' 'Ne' Mira ile aynı anda konuştuğumuzda Aras arabayı durdurmuştu. Dışarı baktığımızda eve gelmiştik. 'İçeri geçin öyle konuşacağız' içeri geçtiğimizde bir koltuğa oturup Aras'a bakmaya başladım. 'Mira bizi yalnız bırak' Mira hiç sorgulamadan yukarı çıktığında Aras 'İki hafta sonra nişanımız var ve nisandan bir ay sonra da düğün yapacağız' dediğinde gülmeye başlamıştım. Şaka yapıyor olmalıydı. 'Sen ne dediğinin farkında değilsin Aras' 'Bade' sinirlenmişti. Gerçekten doğru mu söylüyordu. 'Bana şaka yaptığını söyle Aras.' 'Şaka mı? Sence şuan şaka yapar gibi bir halim mi var' 'Saçmalıyorsun Aras. Beni kaç gündür tanıyorsunda evlenmeye karar verdin' 'Seni iki aydır tanıyorum Bade. Zaten sen kendin benden yardım istemeseydin ben seni kaçıracaktım' 'Yani seninle zoraki bir evlilik yapacağım öyle mi' Aras bu sözümün üzerine üstüme gelmeye başladığında geriye adım atıyordum. Yumruk yaptığı ve sık sık aldığı nefesleri ile korkutucu gözüküyordu. Sinirlendirmiştim ama onun kadar ben de sinirliydim. 'Bade' sıktığı dişlerinin arasından çıkan ismim daha çok korkmama sebep olmuştu. Alay dolu bir gülüş attığında bedenim duvarla onun arasında kalmıştı. Beni sıkıştırmıştı. Ellerini başımın iki yanından duvara yasladığında yüzünü yüzüme yaklaştırmıştı. 'Kendini iki hafta sonunda oluşucak nişanımıza hazırlasan iyi olur. Yoksa o çok sevdiğin arkadaşların varya bir bakmışsın trafik kazasından ölüvermişler.' dediğinde gözümden yaşlar akmaya başlamışlardı. Bacaklarım beni taşımayıp dizlerimin üzerine düştüğümde hıçkırarak ağlamaya başlamıştım. Bu kadar kolay mıydı cidden bir insanı öldürmek ya da zaten yaralarla dolu bir insanın yaralarını kanatmak adil miydi onun için?’ 'Bir insanın ölümüne sebep olmak bu kadar kolay mı senin için. Seninle evleneceğim Aras Karahan ama sırf onlarla zarar verme diye’ kolumdan tutup beni ayağa kaldırmıştı. 'Benimle sırf onları öldürmemem için mi evleneceksin' sesinde acı vardı. Ama neden. Neden acı çekiyorduki. 'E..evet' peki ben sadece bunun için mi kabul ediyordum. Başka ne için kabul edebilirdim ki. Onun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorum. Arkadaşlarıma zarar verebilir. 'Odana git Bade.' olduğum yerde ona bakmaya devam ettim 'SANA ODANA GİT DEDİM'. resmen kükrediğinde yerimde sıçramıştım. Hızlı adımlarla yukarı çıkıp odaya girdim. Kapıyı kapatıp yaslandığımda yavaşça yere düşmüştüm. Gözlerimden akan yaşlara aldırmadım. Canım acıyordu. Yorulmuştum artık. Hayatım sürekli başkaları tarafından şekil alıyordu. Aşağıdan gelen kırılma sesleri kesildiğinde dış kapınında çarpılma sesi gelmişti. Büyük ihtimalle Aras ortalığı dağıtmıştı sinirini alamayınca da dışarı gitmişti. 'Bade' Mira'nın sesiyle oturduğum yerden kalkıp kapıyı açtığımda onun da benim gibi gözlerinin kızardığını gördüm. 'Bade sana bişey göstereceğim.’ başımla onu onayladığımda yürümeye başlamıştı. Aras'ın çalışma odasına girdiğimizde raflarda bulunan kitabın birini çekti. Raf kenara kayarken bir odaya geçit vardı. Gizli bölme gibi bir yer olmalıydı. Beraber odaya girdiğimizde Mira odanın ışığını yaktı. Aydınlanan oda ile etrafa baktığımda her yerin benim resimlerimle dolu olduğunu görmüştüm. Güldüğüm, ağladığım, uyuduğum zaman olan bütün fotoğraflar vardı. Hatta çalışırken yüzümü şekilden şekilde soktuğum fotoğraflar bile vardı. Bazılarında ise notlar vardı. 'Bade abime hemen aşık olamazsın biliyorum ama ona bir şans versen. Seni cidden çok seviyor. Sen geldiğinden belli onu bu kadar mutlu görüyorum. Lütfen abime bir şans ver Bade. Eminim onu tanıdıkça sende seveceksin'. Mira'nın bu sözleriyle ona baktım. Abisini cidden çok seviyordu. Onun üzülmesine dayanamıyordu. 'Ailemden kalan tek kişinin de mutsuz olmasına izin veremem Bade. Lütfen onu sevmeye çalış ' dediğinde başımı salladım. Madem kendim mutlu olamıyordum. Başka insanları mutlu etmeye hakkım vardı. Gizli bölmeden çıkıp kendi odama geldiğimde yatağıma uzanıp tavana baktım. Nasıl da benimsemiştim 3 günde herşeyi. Kafam karışıktı. O kadar sorularım vardı ki ama hiç birinin cevabı bende değildi. Aras'ın beni sevmesi bir mucizeydi. Öyle harika bir adam beni nasıl sevebilirdi ki. Aras yakışıklıydı. Bir çok kızın arzulayabiliceği bir vücuda sahipti. Ela gözlerinin barındırdığı o bir çok ton gözlerinin derinliklerinde boğulma hissine kapılmana sebep oluyordu. Ve bu adam bana aşıktı öyle mi. Mümkün değil gibi duruyor ama öyle. Bu adam beni seviyor. Aşağıdan gelen tıkırtılarla yataktan kalkıp odadan çıktığımda merdivenlerin başında durdum. Dengesini bile kontrol edemeyen bir Aras vardı karşımda. Hemen yanına indiğimde tek kolunu alıp omzuma attım. İçki kokan nefesini suratıma üflediğinde yüzümü buluşturdum iğrenç kokuyordu. 'Yine seni kendimden tiksindirdim demi' ellerini omzumdan çekip benden ayrıldığında merdivenlerin kenarlarından tutunarak yukarı çıkmaya başladı. 'Senden tiksinmiyorum Aras. Şimdi bırak yardım ediyim' Aras'ın kolunu tekrar omzuma attığımda merdivenlerden çıkmaya başladık. 'Bu kadar içecek ne derdin vardı' dediğimde durdu' Yüzünde acı bir gülümseme belirdi. 'Delicesine aşık olduğum kadına bugün evleneceğimizi söyledim ama o bana bu zoraki bir evlilik olucak dedi. Üstelik benle sadece arkaşlarını öldürmemem için evleniyor' odanın kapısını açıp yatağına yatırdığımda yanda duran pikeyi üzerine örttüm. Gideceğim zaman bileğimden tutan Aras'a baktığımda 'Ben uyuyana kadar yanımda olsan. Seninle birlikte uyuduğum zaman kabus görmüyorum'. 'Sen ne zaman benimle birlikte uyudun ki' soruma kendim cevap bulmuştum bile. O odada ki fotoğraflarda uyuduğum zaman çekilen fotoğraflarda vardı. 'Yarın sana her şeyi anlatacağım ama şimdi lütfen ben uyuyana kadar yanımda ol. Sana ihtiyacım var' dediğinde yatakta boş olan kenara oturdum. Başını dizlerime koyduğunda ellerimi alıp saçlarına götürdü. Ellerim kumral saçlarında gezinirken yarın banı anlatacaklarını düşünüyordum. Aras'ın düzenli nefes alıp verilmesiyle uyuduğunu anlamıştım. Onu uyandırmadan kalkıp üzerindeki pikeyi düzeltim. Yataktaki boş yere oturup onu izlemeye başladım. Aras'ı sevebilirdim bunu biliyordum ama onun sevgisini hak ediyor muydum bunu bilmiyorum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD