Bölüm 4

943 Words
'Badee' genç kız hemen yanında ismini seslenen kişiyle gözlerini açtığında karşısında Mira'yı görmüştü. O kadar uykusu vardı ki arkasını dönüp tekrar uyumaya başlamıştı. 'Bade ya hadi kalk daha alışverişe gideceğiz diyen Mira ile Bade gözlerini açıp Mira'ya baktı. Gözlerini büyütmüş ve dudaklarını büzmüş bir Mira ile karşılaşmıştı. Bu kız kendini acındırmasını ne kadar da iyi biliyordu. 'Peki tamam kalkıyorum' diyen Bade ile Mira küçük çocuklar gibi ellerini kaldırıp çırpmaya başlamıştı. Bade Mira'nın bu hallerine gülümseyip banyoya girdi. Yüzünü yıkayıp dağılmış topuzunu tekrar düzeltiğinde banyodan çıkmıştı. Karşısında kendisini bekleyen Mira'ya baktığında gülümsedi. 'Bir şey mi oldu' dediğinde Mira gözlerini devirip Bade'nin kolundan tuttuğunda kendi odasına çekiştirdi. Giysi odasının kapısını açtığında dolabından Bade için siyah deri bir tayt ve beyaz kazak çıkartmıştı. Yanda duran çizmelerinden gümüş zımbaları olan siyah bir ayakkabı çıkardı. 'Hadi banyoda giyin gel' diyen Mira ile Bade başıyla onaylaydı. Verdiği kıyafetleri giydiğinde dışarı çıktı. Mira Bade'ye baktığında 'Yakışmış. Hadi çıkalım kahvaltıyı dışarıda yaparız' Odadan çıktığımızda Aras da kendi odasından çıkıyordu. 'Aras' dediğimde bakışları beni bulmuştu. 'Bugün yaşadığım yere gidebilirmiyim' kaşlarını çatmış bana baktığında 'Bunu daha önce konuşmuştuk Bade' dediğinde 'Onun için değil o evden bir kaç şey almam gerek ve vedalaşmam gereken arkadaşlarım var' dediğimde 'Alışverişimiz bittiğinde beni arayın. Ben götürüceğim sizi oraya' dediğinde 'Tamam' demiştim. Mira'yla birlikte dışarı çıktığımızda arabaya bindik. Mira şoföre gidiceğimiz yeri söylediğinde arkama yaslanıp camdan dışarıya bakmaya başladım. Hayatım birden değişmişti. Neler olduğunu anlamadan kendimi bir mafyanın evinde yaşıyor bulmuştum. Üvey babam olucak o adama neler olmuştu bilmiyorum. Hiç tanımadığım kişiler birden ailem olmuştu. Bunlar ağırdı. Ne kadar daha bu yükü taşıyacağımı bilmiyordum ya da bu yükümün üzerine neler katlanıcaktı hiçbir fikrim yoktu. Sadece bu yükümün artık ağır geldiğini biliyordum o kadar. 'Badee geldik' Mira'nın sesiyle düşüncelerimden kurtuldum. 'Tamam canım' dediğimde aşağı inmiştik. Sahil kenarında bir kafeye geldiğimiz de cam kenarında bir masaya oturmuştuk. Mira iki tane kahvaltı tabağı sipariş ettiğinde ben dışarıyı izliyordum. Kış da olduğumuz için dalgalar kıyıya daha sert çarpıyordu. Bu görüntü hoşuma gidiyordu. 'Bade niye bu kadar dalgınsın' diyen Mira ile ona döndüğümde 'Yaşadıklarım ağır geliyor sadece' dedim. Yüzünde anladığını belli eder gibi bir gülümseme belirdiğinde ben de gülümsedim. Bazı insanlar acılarını gülüşlerinde saklarmış Mira da öyleydi. Garson kahvaltı tabaklarımızı getirdiğinde sessiz bir kahvaltı yapmıştık. Kahvaltımızı yapıp dışarı çıktığımızda bizimle gelen adamlardan biri bana yaklaşıp 'Bade hanım bunu Aras Bey size vermemizi istedi' dediğinde elinde tuttuğu siyah gümüş zımbaları olan bir çantayı bana uzattı. Çantayı alıp arabaya bindiğimde çantanın içini açıp bakmaya başladım. İçinden son model bir telefon ve bir cüzdan vardı. Cüzdanın içini açtığımda içinde kredi kartları ve bir miktar para vardı. Telefonu elime aldığımda ise çalmaya başlamıştı. Ekranda çıkan kocaman harflerle ARAS yazıyordu. Telefonu açtığımda Aras 'Bade' dediğinde sözünü kesip 'Aras bunlar için teşekkür ederim ama ben bunu kabul edemem. Zaten bana çok büyük iyilik yaptınız ama bunlar çok fazla' dediğimde Aras 'Bade bu sözleri duymamış varsıyorum. Ben hiç sinirlenmedim sende bu sözleri söylemedin. Şimdi onların hepsi sana ait istediğin miktarda istediğin şeyi alabirsin.' deyip telefonu suratıma kapattığında sinirlenmiştim. 'Abin sinirlerimi bozuyor Mira' dediğimde bir kahkaha atmıştı. Bana bir şey söylemeden şoföre dönüp 'Avm'ye gidiyoruz' dediğinde 'Peki Mira Hanım' demişti. Bir süre sonra Avm'nin önünde durduğumuzda arabadan indim. Mira koluma girip beni içeri çekiştirdiğinde bir mağazaya girmiştik. ★★★★★★★ Sonunda bir kafeye oturduğumuz da derin bir nefes aldım. O kadar çok yorulmuştum ki. Alışveriş boyunca Mira'nın seçtiği kıyafetleri denemiş ve yaptığı yorumları dinlemiştim. İlk başlarda eğlenceli gibi görünsede bir süre sonra sıkıcı olmaya başlamıştı. 'Bade abim aradı birazdan yanımıza gelişecekmiş' dediğinde 'Tamam.' dedim. Bugün yaşadığım yere gidicektim. Belkide annemden kalan hatıralarımı son kez görecektim. Sipariş verdiğimiz kahvelerimiz geldiğinde Aras da gelmişti. Kendine bir kahve söylediğinde bana baktı. 'Nasıl geçti bugün gününüz' dediğinde 'Yorucu' 'Eğlenceli' Mira ile aynı anda konuştuğumuzda Aras gülümseyip 'Anlaşılan Mira seni baya yormuş' dediğinde bende gülümsedim. 'Hemde nasıl' dediğimde Mira'ya bakıp kaşlarını çattı. 'Valla ben bir şey yapmadım. Sadece seçtiğim kıyafetleri denedi.' dediğinde Aras 'Cidden bir şey yapmamışsın.' dediğinde sesinde alay eder bir ton vardı. 'Kahveleriniz bittiyse kalkalım. ' dediğinde başımı salladım. Aras masaya yüklü bir miktar bıraktığında dışarı çıkmıştık. 'Ahmet siz poşetleri eve götürün. Kızlara söyle kıyafetleri de yerleştirsinler. Kızlar benimle geliyor' dediğinde adam başını sallayıp yanımızdan gitti. İlerde duran Aras'ın arabasını gördüğümüzde oraya doğru gittik. Arkaya binmek için kapıyı açıcağım zaman Mira benden önce kapıyı açıp oturdu ve geri kapattı. Bana öne oturmam gerektiğini söyleyen bir hareket yaptığında kaşlarımı çatıp ona baktım. Diğer taraftan binmek için gideceğim zaman Aras'ın 'Hadi Bade' demesiyle ön kapıyı açıp oturdum. Bu kız bazen cidden sinir bozucu olabiliyordu. İki gündür tanımama rağmen bu yönünü görmüştüm. Yaşadığım yere geldiğimizde arabadan indim. Yavaş adımlarla evin önüne geldiğimde annemin yıllar önce kapı süsü olarak astığı çiçeğin içinden anahtarı alıp kapıyı açmıştım. Annemle yaşadığım bütün anılarım gözümün önüne gelirken gözlerimden yaşların akmasına izin verdim. 'Bade kendini kötü hissettiysen çıkalım sonra yine geliriz' diyen Aras'a bakıp başımı olumsuz anlamda salladım. 'Eşyalarımı aldıktan sonra gidelim' odama girdiğimde yatağımın altında duran küçük valizi çıkarttım. İçine annemle olan bütün fotoğraflarımı koyduğumda, öz babamın anneme aldığı melekli kolyeyi kutusuyla birlikte çantama koyduğum. Etrafıma baktım yıllarca burada yaşamış acı ya da mutlu günlerim olmuştu. Annemle olan anılarım dışında somut bir şey kalmamıştı artık. Odadan çıktığımda Aras karşı duvara yaslanmış beni bekliyordu. Kapının açılma sesiyle bana baktığında 'Gidelim lütfen' dedim başını sallayıp elimden çantayı aldı. Dış kapıda bizi bekleyen Mira'ya baktığımda ağlıyordu. 'Badee' Demir'in sesini duyduğumda bana doğru geldiğini görmüştüm. Gelip bana sarıldığında bende kollarımı ona dolamıştım. 'Nerdeydin kaç gündür. O adam sana bir şey yaptı diye öldüm meraktan' dediğinde Aras beni kendine çekmişti. Demir kaşlarını çatıp bana baktığında 'Bade bu adamın senin yanında ne işi var?' dediğinde Aras'a baktım kaşlarını çatmış sinirli bir şekilde Demir'e bakıyordu. 'Sevgilisiyim' Aras'ın cevabı ile şok olmuş bir şekilde ona bakarken onun hedef bakışı ise sadece Demir'di.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD