İki haftayı ardımda bıraktığımda düğün zamanı iyice yaklaşmıştı. Birkaç gün sonra canımcımın da okulu yaz tatiline giriyordu ve o da gelecekti. Düğün için gerekli her şeyi sağolsun Mine ve Hülya anne halletmişti ki seçtikleri her şey abartıdan uzak ve güzeldi. İşin en nefret ettiğim kısmına bugün geçmiştik. Gelinlik bakmaya gidilecekti ve bizimle Kara Halil’in eşi Neşe’de gelecekti. Zaten anne ve babası olmadığı için onların yerine amcası ve yengesi ilgileniyordu. Bende bu tür şeylerden pek anlamadığım için Hülya anne ne yapılacak diyorsa onu yapıyordum. Hep beraber yola çıkıp bir moda evine geldik. İçeri girdiğimizde o beyazlar arasında boğulacağımı hissettim. Çalışan bir sürü model gösterip duruyordu. Neşe Hanım’ın duymaması için Hülya annenin kulağına doğru eğildim. ‘’Ne olursun sen

