Yavaşça yürüyerek dönüştüm ve yanına oturdum dönüp bana hiç bakmamıştı.
Geldiğimi çok önceden hissetmiş olmalıydı ama bakmamayı tercih ediyordu.
Sessizliği hiç bozmadan bende Ay'ı izlemeye başladım. İlk onun konuşmasını bekliyordum.
Yanımda kıpırdama hissedince yer değiştirdiğini anladım.
Yanıma oturduğunu yandan görüyordum
"Ben iyi bir adam değilim Eva. Eğer istiyorsan seni benim Lunam olarak tanıtmam ve gitmene izin veririm"
Şimdi neden böyle bir şey diyordu?
"Sorun nedir?"
"Sorun benim! Ben etrafımdakilere üzüntüden başka bir şey getirmem. Senin de iyiliğin için gitmen daha iyi olur"
Bir süre sessizce düşündüm bana gerçekten zararı dokunmuştu ama eş bağımız vardı. Birbirimiz den gidersek ikimizde acı çekerdik.
"Ben ailemi 9 yaşında kaybettim. Onların gözümün önünde parçalanmaları benim için dönüm noktası oldu.
Sky amca ile bu sürüye geldiğim zaman, gördüğüm kabuslar yüzünden yanımda biri olmadan o geceyi atlatamıyordum.
Zamanla benim ne kadar zayıf ve işe yaramaz olduğum yüzüme vurdu.
Çocuklar oyun oynarken ben intikam yemini ettim.
İntikamımı yolun sonuna koydum ve ona doğru emin adımlarla yürüdüm.
Çocukluğum, gençliğim 9 yaşımda kaldı.
Zevkim için hiç bir şey yapmadım.
Biliyor musun? Sürekli dolaptan tatlı çaldığım için annem bana tatlı tatlı kızardı. Ama yinede her dolabı açtığım zaman orda mutlaka tatlı olurdu.
Onlar öldükten sonra uzun süre tatlı şeyler yiyemedim.
Annemin karnına yatıp kardeşimi nazlardım. Annem de saçımı okşayıp beni nazlardı.
Ve kardeşimin benim gibi bir abiye sahip olduğu için şanslı olduğunu söylerdi.
Bir gece yatağımdan babamın beni sarsmasıyla uyandım. Daha ne olduğunu anlamadan ağzıma bir kutu şurubu dikti ve iç diye emretti. Nedenini anlamasamda kutuyu yarıya kadar içtim.
Benden hemen sonra babamın emriyle Sky amca geri kalanı içti.
Babam beni kucaklayıp sıkıca sarıldı, ardından annem sarıldı, annem hiç durmadan ağlıyordu. ne oldu diye sorsam da bana cevap vermedi.
Annemden sonra beni Sky amcanın güçlü kollarına bıraktılar. Ne kadar dirensem de işe yaramadı. Beni evden çıkarıp götürmeye çalıştı. Bir süre sonra onu tekmeleyip elinden kurtuldum ve ön bahçeye doğru koşmaya başladım. Gördüğüm görüntü ile gözlerim şokla açıldı. Etrafta bir sürü kurt cesedi vardı ve annemle babam savaşıyodu. Beni şoktan çıkaran Sky amcanın beni kucaklaması oldu.
Anne babamın ölümünü izledim bende onlarla ölmek istedim ama Sky amca beni bırakmadı.
Madem ölmemiştim o zaman bende ailemin intikamını almak için yaşardım ve öylede yaptım. Ama acın geçti mi dersen geçmedi. Büyük ihtimalle geçmeyecekte.
Ben sorunlu biriyim Eva ve neyi nasıl yapmam gerektiğini bilmiyorum"
Gözyaşlarımı ellerimle silip
"Bende 5 6 yaşlarında nerdeyse her akşam dayak yiyordum. Babamın yada annemin beni neden hiç sevmediğini bir türlü anlayamıyordum.
Zamanla büyüdüm bazı şeylerin farkına varmaya başladım. Seven aileler çocuğunu tüm kusurlarıyla kabul ediyorlardı. Ergenlik döneminde sonra sürüyü terk etmeye çalıştım. ama izin vermediler. Kurdum olmadığı için fazla uzaklaşamadım. Bir süre sonra kaçmaktan vazgeçtim ve daha iyi planlanlar kurmaya başladım ama yine kaçışım hüsranla sonuçlandı ve 17 yaşından sonra beni küçük bir hücreye kapattılar sonra senin sayende ordan çıktım"
Yandan ses gelince bakışlarımı o tarafa çevirdim Andrew toprağa bir kaç yumruk attı.
Elimi bileğine atıp onu durdurdum.
Elleri kurumuş kanlarla kaplıydı kurt adam olduğu için yaraları iyileşmişti ama yenilerini açıyordu.
"Yapma kendine zarar verme"
Elini elimden çekmeye çalışsa da izin vermedim
"Ben buyum Eva ya zarar vereceğim, ya göreceğim ben başka bir şey bilmiyorum"
"Öğrenirsin"
"Öğrenemem her şey için çok geç"
Bu adamı bu kadar üzen konu neydi? Kötülük yaparken bu kadar canımı yakmıyordu ama şimdi...
Her sözü kalbime atılan bir ok gibiydi.
"Hiç bir zaman geç değil bir yolu bulunur"
Andrew konuşma boyunca yüzüme bakmamıştı
Braylan'ın anlattığından bile daha kötü bir haldeydi
Elini bırakmadan ayağa kalktım çıplak olmak şu an umrumda bile değildi.
"Hadi evimize gidelim"
Elini çekiştirip onu kalkmaya zorladım bana direnmeyip ayağa kalktı. Önce ben dönüştüm ardından Andrew dönüştü eve kadar aynı hizada koştuk.
Andrew'e odasına kadar eşlik ettim ve onu banyoya yolladım. Duşunu alıp sadece havlusu ile çıktı. Bende banyoya girip duşumu aldım.
Odaya geldiğim zaman Andrew'in boxer ile yatağın kenarına oturduğunu gördüm.
Hemen giysi dolabına yönelip bir tişört çıkarıp üzerime geçirdim ve örtüyü açarak yatağa uzandım. Benden hemen sonra Andrew uzandı ve yüzünü bana döndü ellerini başının altına koyup beni izlemeye başladı.
Bende ellerimi başımın altına koyup onu izlemeye başladım. Şu an gözlerinde birden fazla duygu vardı. Çok yakışıklıydı her kızın dönüp tekrar tekrar bakacağı bir adamdı ve onu yakından izleme şansı bana verilmişti.
Bu şansı değerlendirecektim belki de bu şansı bir daha ele geçiremeyecektim.
Ailesinin acısını her zaman içinde yaşadığı için katilin kızıyla devam edemeyeceğini anlamak zor değildi. Ama ben ondan ayrılmaya hazır mıydım?
Değildim ne kadar bana zararı dokunmuş olursa olsun eş bağı dışında da onu seviyordum. O benim her şeyimin ilkiydi.
Büyük ihtimalle bende onun ilkiydim.
Andrew bir süre sonra gözlerini kapatıp uykuya daldı.
Onun ardından bende daldım nerdeyse iki gündür bir kaç saat uykuyla duruyordum.
Eminim Andrew hiç uyumamıştı çünkü göz altları morarmıştı.
Sabah erken uyandım Andrew'in hâlâ uyumakta olduğunu gördüm. Hemen yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkayıp, utfağa indim.
İkimizin de güzel bir kahvaltıya ihtiyacı vardı.
Güzel bir masa hazırlayıp son kez üzerinde göz gezdirdim eksik bir şey görünce hemen mutfak tezgahının yanına gittim. Aradığım şeyi bulmaya çalışırken bir çift güçlü kol belimi sardı ve çığlık attım.
"Sakin ol benim"
Andrew burnunu boynuma yaslayıp kokumu içine çekti. Kalbim heyecanla dört nala koşmaya başladı.
Şu an kalp atışlarımı duyduğuna emindim aynı şekilde Andrew'in kalbi de hızlı atıyordu ve benim için atıyordu
Kendimi sakinleştirmek için
"İkimiz için kahvaltı hazırladım oturalım mı?"
"Olur"
Andrew boynuma bir öpücük kondurup ellerini belimden ayırdı ve masaya oturdu. bir süre elimi kalbime atıp sakinleşmesini bekledim
Ben buraya niye gelmiştim? Eksik olan neydi? (Andrew'in sarılması olabilir neyse)
Yavaşça arkamı dönüp Andrew'e hiç bakmadan sandalyeme oturdum ve tabağıma bir şeyler alıp yemeye başladım.
Benden sonra Andrew de yemeye başladı.
Karnımızın güzelce doğduğuna emin olduktan sonra masadan kalktım.
Benimle birlikte Andrew de kalktı birlikte masayı topladık. Bulaşıkları birlikte yıkadık. Üzerime biraz su gelince üstüme bakmak aklıma geldi.
Hâlâ tişörtle gezdiğimi görünce gözlerim büyüdü tişört popomu zor kapatıyordu ve ben iç çamaşırı giymiyordum
Hemen odama geçtim ve tişörtü çıkardım. üzerime kendi tişörtümü ve taytımı giydim.
Odadan çıkıp oturma odasına geçtim Andrew oturmuş beni bekliyordu beni baştan aşağıya süzüp.
"Ne yapmak istediğine karar verdin mi"
"Aslında evet okuma yazma mı geliştirmek istiyorum. Bide kendimi korumak için savunma sanatlarını öğrenmek istiyorum"
Andrew'in yüzünden yine çeşitli duygular geçti sonra bana döndü
"Savunma sanatlarını ben öğretirim. Okuma yazma kursunu senin için ayarlarım Chloe ile gidersiniz"
"Teşekkür ederim"
"Önemli değil ayrıca ev işlerinde Chloe sana yardımcı olsun yorulma"
"Tamam"
Andrew ayağa kalkıp son kez yüzüme baktı ve evden çıktı. Bana olan bakışları bile değişmişti
Gözlerinde sevgi ve merhamet vardı.