Genç adam girdiği birkaç dersten sonra arabasına bindiğinde avare bir halde sürmye başlamıştı çünkü bugün Serra ondan çok daha geç çıkacaktı, genç adam belki isteseydi zamanı sıkıntı etmez ve genç kızın okulunun önünde onu beklerdi ancak nedense içinden gelmiyordu. İçine bir huzursuzluk ve boşluk ciddi yayılmıştı. Serra yokken onun evinde durmaktan da pek haz etmiyordu ve o gelinceye kadar -normalde yaptığı gibi- eve gidip yemek hazırlayacak ruh halinde de değildi. İlk defa kendini bu şehirde yabancı ve yalnız hissetmişti. Serra'dan başka kimsesi yoktu, şu en beraber eğlenceli vakit geçireceği bir arkadaş hiç fena olmazdı ancak bu gereksinime rağmen bahsettiği arkadaş kesinlikle Eray değildi. Onun eğlenceli ve pozitif, şen şakrak yanı insana iyi geliyordu; bu inkar edilemez bir gerçekti a

