LEYLA “Adamı görünce dayanamadın, sürttün di mi bacaklarına!” diye cırladım Paspas’a. Hiç utanması da yoktu. “Nankör. Ben besliyorum seni be! Ne sürtüyorsun adama?” Mırladı. Anca mırlayıp, miyavlıyordu zaten. Mart ayı da değildi ki! Azgın olan bendim. Lanet olası rüya! Rüya değil kâbus! Beni öpüşü, elbiseyi üzerimden soyuşu aklıma gelince kabus demekten vazgeçtim. O kadar gerçekti ki! Resmen parmaklarının tenimi yaktığını hissetmiştim. Pars gibi benim de enerji atmam lazımdı sanırım. Yoksa kuytu köşede herifin üstüne atlayacak vaziyete gelecektim. Dokunsa alev alıyordum. Ne sikim bir çekimdi bu böyle? Ne diye çekiyordu ki bu herif beni? “Köpek,” dedim sinirle. Gitmiş bir de başkasıyla sevişmişti. Başkasını beceren adamın tekini hayal ediyordum. Yatağa dönmeden valizime yönelip vibr

