Sus!

2063 Words

Tolga KARACA İnsanın kendini boşlukta hissettiği anlar olurdu ya hani, işte tam olarak o anlarda birindeydim. Ucu bucağı görünmeyen bir boşluğun içinde kendimi sırt üstü bırakmış düşüyordum ama bağırmaya bile mecalim yoktu. Sanki tüm kötü şeyler tırnaklarını kalbimin üzerine geçirip zehrini enjekte ediyordu. Sahi kalp neydi? Yaşamaya yarayan organ mı? O kalbi ilk gördüğüm andan beri attıran bir kadın vardı ve o kadın şu an bana azap yaşatıyordu fakrında değildi. Duyduğum şeylerin ağırlığı omuzlarıma büyük bir yük olarak bindi. Yanlış duymuş olmak istedim, ben yanlış anladım dedim kendi kendime ama hayır, bedeni bile kendini ele veriyordu. Nefes almakta zorlanması, bacaklarını durmadan birbirine bastırıyor olması, tırnaklarıyla kendini yırtmaya çalışmak hepsi gerçekleri avaz avaz bağırıyo

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD