CENGAVER “Dilem, güzelim...” Telaşlı bir sesle, ellerim titreye titreye yanaklarına dokunuyor, güzel gözlerini açması için yalvarıp duruyordum. Gökmen’in ağlayan sesini duyuyordum ama kafamı çevirip ona bakamıyordum. “Hala bir şeyler desene,” dedim. “Bir şey yapsanıza oğlum.” “Sakin ol Cengaver güçsüz düştü sadece.” “Kanaması çok dedi,” diye kükredim. “Dilem güzelim, aç gözlerini.” Yeniden yanaklarına dokundum. O sırada içeriye giren ambulans ekibine, Allah’ın gönderdiği bir mucize gibi bakıp “karımı kurtarın,” diye haykırdım. Biri hızlıca bebeği aldı, diğeri Dilem’i kontrol etti. Ebe hızlı hızlı bir şeyler anlatıyordu. Hayat hikayesini mi? Hiç sanmıyorum. Gözlerim devamlı karımın üzerinde bir umut bekliyordum. Bir ışık, bir göz kırpış, bir hareket... Gökmen hızlıca götürülürken Dil

