Zelal akşam eve geldiklerinde, Havin’e: “Senin Baran’la aranda ne var?” dedi. Havin, “Bir şey yok.” Zelal, “Bana bak, sakın beni kandırmaya çalışma.” Havin, “Sen ne saçmalıyorsun?” Zelal, “Sen etrafındaki bütün erkeklere mavi boncuk mu dağıtıyorsun?” diyerek Havin’in üzerine yürüdü. “Biz bu koca şehre okumaya geldik, erkeklerle fingirdeşmeye gelmedik!” Havin neye uğradığını şaşırdı, eliyle Zelal’i kendinden uzaklaştırdı. “Lütfen saçmalamayı bırak!” dedi. Zelal, Baran’ın Havin’e olan ilgisini kıskanmış, deliye dönmüştü. Havin’i bir kaşık suda boğacak gibiydi. Havin uyumak için odasına geçti, Zelal ise kendi odasında bir o tarafa bir bu tarafa deliler gibi yürüyordu. “Bu kız beni delirtecek!” diye söylendi. Zelal, kendisine onca iyiliği yapan Havin’in yaptıklarını bir çırpıda u

