Heyecan

1121 Words
"Birlikte yürüyelim o halde, bakkala babama yardıma gidiyorum bende." Kafasını hızla olumlu anlamda salladı genç adam, genç kızın yanında attığı her adımda kalbi deli gibi çarpıyordu. Gözlerini yavaşça yumdu, burnuna ilk defa kokusu böylesine ulaşıyor, ilk defa bu kadar yakınından yürüyordu. "Sen bugün çalışmıyor musun?" diye sordu Leyla, sessizliği bozup sohbet etmeye çalışıyordu. Sokaktaki herkesi birebir tanıyor, sohbet ediyordu fakat bu iki kardeşle arada her zaman mesafe vardı, pek konuşmuyor, bakkala da sadece Pazar günü ekmek almak için uğruyorlardı. Genç adam kafasını yavaşça iki yana salladı, "Pazar." Dedi, sesi fısıltılı çıkıyordu. Bu kızın etkisiydi bu, her gördüğünde dili lal oluyordu. "A evet." Diye yanıtladı genç kız. Gözlerini yavaşça genç adama çevirdi, ona hiç dönmüyor, konuşurken de sadece önüne bakıyordu. Bir defa bile göz teması kurduğuna şahit olmamıştı. Kısık bir soluk verip omuz silkti. "Ulaş" dedi bir anda genç kız, genç adam kalbinin deli gibi çarptığını hissetti. İsmini kim böyle güzel hitap edebilirdi. Gizli bir soluk alıp bakışlarını sessizce onun bir çift kahverengi gözlerine çevirdi. "Okul ne durumda?" diye sordu, genç adamı ara sıra elinde kitaplarla görüyordu. "Sınavlar bitti." Bakışlarını büyüsüne kapılmamak adına yavaşça ayırıp önündeki yola çevirdi. Açıktan üniversite okuyor, sınav dönemlerinde çalışıyordu. "Hangi bölümdü?" "Sosyal hizmet." Dedi, 4 yıldır devam ettiği okulunu son dönemindeydi, bitirdiği gibi özellikle çocuk esirgeme kurumlarına iş başvurusu yapacaktır. "Çok güzel bölüm, ben de ikinci üniversite olarak düşünüyorum." Genç adamın gözleri ona döndü, böyle bir isteği olduğunu hiç bilmiyordu. "İlki hangisiydi?" "Hemşirelik, bu sene mezun olacağım." Dedi, genç adamın aksine örgün ve uygulamalı eğitim görüyor, bazı günlerde ise bir hastanede staj programı altında çalışıyordu. Gözlerini yavaşça ona çevirdi genç adam, onunla ilgini bilmediği ne çok şey vardı, daha önce hemşire olduğunu hiç duymamıştı. Ne güzel bir meslek seçmişti, güler yüzüne, neşesine ve merhametine ne çok uyuyordu. "Tebrik ederim mezuniyetini şimdiden." Leyla'nın yüzünde gülümseme belirdi, gözlerini genç adamdan ayırıp önüne çevirdiği anda babasını gördü. Bakkalın önüne konulmuş kolileri içeri taşımaya çalışıyordu. "Baba! dur geldim." Diyerek adımlarını hızlandırdığı anda genç adamda tıpkı onun gibi ilerledi. Tek kelime etmeden eğilip kolilerden iki tanesini kucakladığında adamın gözleri ona döndü. "Zahmet etme oğlum." Dedi genç kızın babası, ismi İsmet'ti, orta yaşlarda bir adamdı. Aklanmış saçları ve incecik bedeni ile yıllardır bu bakkalın içerisinde ailesini geçindiriyordu. Genç adam kafasını ufak bir gülümsemeyle sallayıp kolileri içeri bıraktı. İkinci için yeniden döndü, gözleri genç kıza kaydı. Elindeki koliyi zorlukla taşımaya çalışıyordu, hızla yanına yaklaşıp kolinin diğer iki tarafından tutarak kaldırmasına destek oldu, Leyla'nın gözleri anında onun bir çift siyah gözüyle buluştu. Minnet dolu bir tebessüm oluşturduğunda genç adam aklının uçup gittiğini hissetti. İlk defa böylesine yakın gülümsediğini görmüştü. Alt dudağını yavaşça ısırıp koliyi içeri taşımasına destek oldu. .... Lapa lapa yağan karın altında sessizce yürüyordu Uygar, yanında genç kız vardı, saatlerdir yan yana yürüyorlardı. "Yine görüşebilir miyiz?" Diye sordu Nazlı, gözlerini adamın bir çift mavisine çevirdi. Uygar'ın bakışları yavaşça ona döndü, kafasındaki mavi bereye rağmen bu kızın yeşil gözleri deli gibi haykırıyordu. "Biz mi?" Diye sordu şaşkınlıkla, görüştüğü kızlardan ilk defa biri ikinci kez görüşmeyi istemişti. "Evet, seni yeniden ve belki de hep görmek isterim." Dedi genç kız, heyecan doluydu. Daha dün tamirhanede tanıştığı bu adamın sohbetinden oldukça hoşlanmıştı. Gözlerini yavaşça ayırdı genç adam, "Araba tamiri yapıyorum, fırsatım olmayabilir." Dedi, söylediği yalanı her defasında olduğu gibi yine gün sonunda bitirmeye çalışıyordu. Her defasında görüşür, biraz zaman geçirip söylediği kelimelerle gerçeği anlamalarını sağlardı. Kızlar fark ettiği gibi öfkeyle söylenip arkasına bakmadan uzaklaşırdı. Uzun uzun yalan söylemeyi de bir oyunu uzun soluklu sürdürmeyi de beceremezdi. "Arabanı sen mi tamir ediyorsun?" Diye sordu Nazlı, genç adamın şaşkın gözleri ona döndü. Diğer kızlar söylediği cümleyle önce biraz duraksar, sonra gerçeği algılayıp arkasını döndüğü gibi koşarak uzaklaşırdı. "Evet." Dedi Uygar, sessizce soluk aldı. Öyle bir şey daha söylemeliydi ki, bu kız da diğerleri gibi gerçeği anlayıp onu burada bırakarak gitmeliydi. "Şirkette çalışmıyorum" dedi, kızın gözleri hızla ona döndü. Yüzünde şaşkın bir tebessüm belirdi, "Sende benim gibi şirket işlerini hiç sevmiyorsun değil mi, anlamıştım." Dedi sordu cevap olarak Nazlı. Uygar yavaşça adımını durdurdu, gözlerine şaşkınlıkla bakıyordu. İlk defa bir kız, iki cümlesine rağmen gerçeği anlamamıştı. "Hayır daha önce hiç çalışmadım." Dedi. Oyunun daha fazla sürmesini kesinlikle istemiyordu. Nazlı'nın yüzünde ufak bir gülümseme belirdi. Adımlarını bir kaldırımım ucunda durdurdu, önünde son model bir araba vardı. Eliyle işaret etti. Beyaz renk, üstü açılan son model uzun bir arabaydı. "Benimki" dedi. Genç adamın gözleri büyüdü, böylesine bir arabayı ilk defa görüyordu. Oldukça lükstü, bakışlarını şaşkınlığını gizlemeye gayret ederek kıza çevirdi. "Ben otobüsle yolculuk yaparım." Dedi yeniden. Gerçeklerin ortaya çıkması için büyük çaba sarf ediyordu. Genç kızın yüzünde şaşkın bir gülümseme belirdi. "Çok ilginç ama sevdim, bende bir ara seninle yolculuk yapmak isterim." Dedi, genç adam şaşkın gözlerini ona çevirdi, ne dese de bu kızı gerçeklere ikna edemiyordu. Kısa bir soluk aldı Nazlı, bakışlarını yavaşça kolundaki saate çevirdi. "Derse geç kalıyorum." Dedi özel bir üniversitede müzik bölümü okuyor, usta bir piyanist olma yolunda ilerliyordu. "Yine görüşmeyi çok isterim." Susup derin bir nefes aldı. "Hatta bir ara beni izlemeye gelir misin?" Diye ekledi heyecanla. Ara ara gösterilerde piyano çalıyordu. Onu izleyicilerin arasında görmek çok güzel olurdu. Genç adam kafasını yavaşça olumlu anlamda salladığı anda Nazlı hızla kafasındaki bereyi çıkarıp genç adamın önüne geçti. Çok yakınında durmuştu, adamın nefesini deli gibi hissediyordu. Gözlerini mavi bakışlardan ayıramayarak dikkatle kafasına yerleştirdi. "Hem bere hem de bugün için çok teşekkür ederim. Seni tanıdığıma gerçekten çok memnun oldum Uygar." Arkasını dönüp çantasından çıkardığı uzaktan kumanda ile arabanın kapısını açtı. Sürücü koltuğuna yaklaşıp oturduktan sonra genç adama el sallayıp çalıştırdı, yanından hiç ayrılmak istemese de derse geç kalmak üzereydi, bir an önce yetişmeliydi. Kaskatı kesilmişti Uygar, gözden kaybolana kadar arabayı izledi. İki elini deli gibi yumruk yaptı, bu kadar sürmesine nasıl müsaade ederdi, ufak bir şaka büyük yalanları beraberinde getirirdi, bir an önce diğer kızların aksine direkt gerçekleri söylemeliydi. .... "Dur nereye oğlum?" Diye sordu İsmet Bey, genç adamın arkasını döndüğünü görmüştü. Ulaş yavaşça ona döndü, gözlerini etrafta gezdirdi, başka koliler mi vardı acaba, bu yüzden mi gitmesini istemiyorlardı. "Yardım edebileceğim başka bir şey var mı?" Diye sordu. İsmet Bey gülümseyip elinin birini genç adamın omzuna bırakıp sıktı. "Leyla'nın kahvesini içmeden mi gideceksin?" Ulaş gözlerini yavaşça bakkala çevirdi, genç kız sırtını kapının pervazına yaslamış gülümseyerek izliyordu. Babasının cümlesiyle kafasını hızla olumlu anlamda salladı. "Çok güzel kahve yaparım." İsmet Bey bakkalın tam önüne iki sandalye çekip gözleriyle birini genç adama işaret etti. "Kızımın kahvesinin tadına daha önce hiç bakmadın mı?" Genç adam yavaşça sandalyeye oturup kafasını iki yana salladı. "Mahallede herkes bilir oğlum, kahvenin ismi 'Leyla'nın kahvesi' diye anılıyor. Hemen ikram etmeliyiz." Bakışlarını kızına çevirdi, Leyla gülümseyerek kafasıyla onayladı. "Hemen yapıyorum babacığım." Arkasını dönüp içeri girdi. Ulaş kafasını yavaşça yere eğdi, elleri gibi tüm bedeni deli gibi titriyor, belli etmemek içinde büyük bir savaş veriyordu. İlk defa genç kızın yaptığı bir şeyin tadına bakacak, ilk defa onunla belki de karşılıklı oturacaktı. ...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD