Leyla - AHHHH! diye çığlık attı Zelal, ter içinde kıvranarak. O an, arabanın içinde tam anlamıyla kıyamet kopuyordu. Furkan direksiyonu iki eliyle sıkı sıkı tutmuş, gözleri korkudan büyümüş, yüzü bembeyazdı. Tarık arkada panikle kıpırdanıyor, Hakkı ise hayatında ilk kez ciddiyetini kaybetmiş bir şekilde dua ediyordu. Ama en fenası… Furkan’dı! - ZELAL IKIN! SAKIN ÖLME! ALLAHIM NELER OLUYOR BURADA! diye bağırdı. - Furkan SEN DOĞURMUYORSUN, ARABA KULLANIYORSUN! diye haykırdım. Ama o, sanki Zelal’le birlikte doğum sancısı çekiyormuş gibi, bir elini karnına götürüp acıyla inledi. - AHH! BELİM AĞRIYOR! NEDEN BELİM AĞRIYOR?! Tarık panikle Furkan’ın omzuna yapıştı. - KARDEŞİM ARABAYI SÜRMEYİ BIRAKMA! Hakkı alnını ovuşturdu, kelimenin tam anlamıyla kafayı yemek üzereydi. - Fur

