Ateş Hastaneye vardığımızda koridorun o tanıdık, keskin beyazlığı içime işliyordu. Duvarlara çarpan sessizlik, içimdeki sıkıntıyı iki katına çıkarıyordu. Leyla, bizi görünce ayağa kalktı, gözleri dolmuştu. Onu bu kadar çaresiz görmek, içimde zaten taşımakta zorlandığım yükü daha da ağırlaştırıyordu. Adımlarımı ağırlaştırarak ona yaklaştım. Leyla'nın gözleri yaşlarla dolmuştu, ama güçlü görünmeye çalışıyordu. Ağzını açtı, ama kelimeler boğazına takılıyordu. - Merdo dede... durumu... çok kötü Ateş abi, dedi ve sesi çatladı. Derin bir nefes aldım. Gözlerim istemsizce kapıya kaydı. İçeride yatan o güçlü adamın artık böyle çaresiz bir durumda olduğunu düşünmek bile içimdeki her şeyi paramparça ediyordu. Tam o sırada Aslan yanımızda belirdi. Hayatı boyunca güleç görünmeye çalışmış olsa

