Aslan Can acısıyla inlerken, Leyla'nın bana attığı bakışlar yetmiyormuş gibi, arabada son ses açtığı müzik de başımı ağrıtıyordu. Sanırsın düğüne gidiyoruz! Kendi yarama acımama bile fırsat vermiyordu. - Şu müziği biraz kısar mısın? Kulak zarım patladı, dedim homurdanarak. Leyla direksiyonda bir eliyle saçını düzeltti, bir yandan da gözlerini devirdi. - Kulağın patlamış zaten, birkaç desibel daha ne fark eder? - Ben seni insan sanmıştım, meğer şeytanın ta kendisiymişsin! diye bağırdım. Leyla gözlerini yoldan ayırmadan bir kahkaha patlattı. - Şeytan olmasam seni kimse o konağa taşıyamazdı, paşam! Konağın önüne geldiğimizde Leyla arabayı öyle bir hızla park etti ki neredeyse çarpacaktık. - Kıvırcık! Ben zaten dayak yemişim, bir de kazaya mı kurban gideyim? dedim panikle. L

