10

1647 Words
Yalnızlığa kafa atma işlemini gerçekleştirmeye çalışıyordum ... Kimse ile çadıra girdiğimden beri görüşmüyordum ... Onlara aç olmadığımı söylüyor ve gönderiyordum. Sadece yalnızdım ve buna hem şikâyet ediyor hem de etmiyordum. '' April! Az yürüyelim mi seninle? '' diye çadırımın önünde seslenen Haniel Oppa'ya baktım. Ayakkabılarımı giyip çadırdan çıktım. Herkes bir şeylerle meşgul idi. Hyunshik Namkyu çifti şarkı yazıyor, Kran Oppa onlara yardım ediyor, Hoon Oppa yapmış olduğu hamakta sallanıyor ve diğerleri de oturmuş sohbet ediyorlardı. Minki ve Bae 'de ortalıkta yoktular ... Haniel Oppa beni yanına alarak ormana doğru yürümeye başladık ... Ağaçlar sıklaşıyor ve kamp alanı gözden kayboluyordu... '' Anlat bakalım! '' dedi birden çekinmekte olduğu fotoğraflar ile... '' Neyi? '' '' Yaşamını! Seni fazla tanımıyorum ama bir kız kardeş gibi koruyorum ... '' '' Hım. Ağustos ayında doğdum ...Öz ailemi hiç ama hiç tanımadım ... Özel okullarda okudum ve ezber yeteneğimden dolayı sınavlara fazla çalışmadan girip başarı ile atlattım ... Orta okuldan sonra özel müzik ve rol kursu aldım. Ağırlık olarak müziğe odaklandım... Ailem bir trafik kazasında öldü ve bende öz ailemi bulmak için buraya geldim ... '' dedim. '' Hobilerin? '' '' Müzik ve kitap. '' '' Fobilerin? '' '' Zombi ve böcek.'' '' En sevdiğin yemek?'' '' Amerika'da sosisli, Kore'de ramen. '' '' En sevdiğin şarkı? '' '' Paradise: Wolf, Park Chan: You and I, Diamond: Hello. '' '' Başka var mı? '' '' Sanmam! '' '' En sevdiğin kız ve erkek grubu? '' '' Paradise ve 2w2 '' '' Paradise'dan en sevdiğin ve sevmediğin üye? '' '' Hım ... Cevap yok! '' '' Hadi fotoğraf çekinelim! '' dedi birine mesaj gönderdikten sonra ... Neden bu kadar çok soru sormuştu ... Koruyucu ağabey olmak için mi? Yoksa gizli ajan mı? Ne düşünüyorum ben? Biraz daha yürüdükten sonra kamp alanına vardık. Hava kararmaya başlamıştı ve yıldızlar saklandıkları yerden çıkmışlardı. Hayır; onlar ateş böcekleri ... Doyoon Oppa birkaç ateş böceği yakalıyor ve Minki'a gösteriyorlardı. Aslında tüm grup çift çift takılıyordu. Ben ise yalnızlık ile ikinci round yapıyordu ... Bir sağ yumruk daha ve yalnızlık kazandı ... Oflayarak telefonumu elime aldım ve oyun oynamaya başladım. HYO. Oppa ateşin başında sosis kızartıyor ve herkese dağıtıyordu. İştahım tıkanmıştı ...Yemek yemek istemiyordum ... Tekrar kulaklığım ile arkadaşlık kurmaya başlamıştım. Hareketli ve güzel şarkılar arıyordum ... Söylemek istediğim ya da sadece kafa dağıtmak için ... Sadece hareketli ve anlamsız olsun ... Aşkı hatırlatmasın ya da özlemi ... Kulaklığımı çıkartıp çadırım da duran feneri aldım ve ateşin yanından ayrıldım. Herkes eğleniyordu ...Ben hariç ... Arabadan beri kötü hissediyordum. Neden 'Hayır! ' diyemedim Minki’a, neden Moonlight ve You and I dinlerken hep gözlerimin önüne Bae geldi ve neden hala onu düşünüyorum ... Çık kafamdan artık ... Ateşten bayağı uzaklaştıktan sonra bir ağaç kütüğünün üstüne oturup telefonumu çıkarttım. Korkunç ve soğuk bir çevre vardı ... Karanlıktı; düşüncelerim gibi. Mırıldanmaya başladım. Dinlediğim ama sözlerini hatırlamadığım bir şarkıyı ... Biraz sakinleştikten ve rahat hissettikten sonra ateşin olduğu yere geri döndüm. '' April! Neredeydin? '' diye birden yanımda bulundu Hoon Oppa. '' Dolaşıyordum... '' '' Karanlıkta? '' '' Fener var yanımda! '' dedim ve Oppa'nın yanından uzaklaştım. Çadıra gidip üstümü değiştirdim ve uykuya kendimi esir tuttum ... ...BAE'NİN AĞZINDAN ... O da beni seviyor olabilir mi? Ya Minki haklıysa? Ya gerçekten hoşlanmaya başladıysa? Haniel Hyung'un gönderdiği sesli kayıt ya doğru ise? Konserden sonra Haniel Hyung ve Minki tam karşımda dikilmişlerdi ve benden April'ı sevip sevmediğimi öğrenmişlerdi. O rüyadan sonra özellikle April'a soğuk davranmış ve duygularımı daha fazla berbat etmiştim. Şimdi de kamp olayı çıkmıştı ve ikili benim itiraf etmem için çaba harcıyorlardı. Ama nasıl edeceğim ki? ' Ya kızım bana bak sana aşığım tamam mı? ' ' April ben sana kalbimi verdim kabul et?' ' Sana aşığım bebek? ' Ne diyeceğim? Bunları mı? En iyisi işi oluruna bırakmaktı fakat kamp boyunca April ya çadırında ya da telefonundaydı ... Fazla konuşmadı ve yemek yemedi ... Sadece oyun oynadı, telefonuyla ... Bir de ortadan kaybolmuş ve geri döndüğünde de uyumuştu. Onu düşünmeden geçmeyen dakikalarım arasında bende çadırdaki yerimi almış ve bedenimi uykuya mahkûm etmiştim ... Ben kurtum diye bağıran Hyunshik Hyung'un sesi ile en erken saatte sabaha gözlerimi açmıştım. Çadırdan çıkıp hazırlanmış olan kahvaltı masasına oturdum. April tam karşımdaydı ve iyi görünüyordu. HYO. Hyung ile konuşuyor ve tartışıyorlardı. Onu bu şekilde görünce gülümsedim ve yemeğe ayılmamış şekilde başladım. Bulaşık yıkama işlemini Minki ve April üstlenmişti ve bizde çift bisikletlerini kontrol ediyorduk. Hoon Hyung'un hazırladığı ilk kamp eğlencesi; bisiklet yarışı... Cihoon Hyung ve Doyoon Hyung, Hoon Hyung ve Shin Hyung, ayrılmaz HyunshikNamkyu çifti, Kran Hyung ve HYO. Hyung, Haniel Hyung ile ben ve son olarak da Minki ile April... Minki bana pis pis sırıtarak bakıyordu. '' Kazanamayan akşam soğuğunda denize girer! '' dedi ve birden yarışı başlattı ... XiuHan çifti ile biz birincilikte ilerlerken arkamızdan MinRil (Minki, April) çifti geliyordu ... HoShin çifti arayı kapatmak için uğraşıyor ve Hyunshik Namkyu çifti şarkı söyleyerek hız yapıyorlardı. Lütfen! Biri şu çiftin ağzına pamuk tıksın. Nasıl bu kadar iğrenç söylerler? KranHyo çifti ise yavaştan geliyorlardı. Tüm ormanı turlayacak ve ateşin yanına ilk ulaşan kazanacaktı... Keşke April benimle takım olsaydı ama olmadı ... Küçük yaratık. Grubun en küçüğü ... Neden büyükten küçüğe eşleştik ki? Bunu düşünerek biraz daha hızlandım ve Haniel Hyung'un bana vurmasını sağladım. Dakikalar içinde CiYoonu çifti, birinci MinRil çifti ikinci, biz üçüncü, Hyunshik Namkyu çifti dördüncü ve HoShin çifti beşinci olmuştu. Yavaş yavaş, kendilerini yormayan KranHyo çifti ise kaybetmişti... Kazananlar seviniyor, kaybeden çift ise doğal davranıyorlardı. April mutluydu ve yorulmuştu… Bisikletten iner inmez yere yatmıştı ve uzun süre kalkmamıştı... Kazandıkları için de sevinç ile zıplamış ve sıkıca Minki'ye sarılmıştı. Sarılma bölümünü çıkartırsak sevinmesi çok güzeldi ... '' Taş, kâğıt, makas oynuyoruz! '' dedi Hoon Hyung ... '' Neden? '' diye sordu Namkyu Hyung. '' Taş, kâğıt, makasta kaybeden KranSoo ile suya girecek de ondan! '' dedi. Herkes uflayıp pufladı ... Haklıydılar ... Neden tekrar girelim mi? '' Başla! '' dedi ve April'da dahil herkes oynamaya başladı. Taş yapan iki kişi çıktı. Namkyu ve Hoon ... Oyun bazlar! Makas yapan ben ve Minki'da çıktık ... Tekrar taş yapan Haniel ile Hyunshik çıktı ... İkinci oyun bazlar ... Kâğıt yaparak da çıkan Cihoon ve Doyoon oyun bazları da çıktı. Shin ve April masum suçlulardı ... Suya gireceklerdi ... April kazancının üstüne bir kaybetme indi ve suratı düştü ... Kaybedenler hazırlanmaya başlamışlardı ... '' April'ın yerine ben girebilirim! '' diye bağırdım birden. Herkes bana deliymişim gibi bakmaya başladı, Minki ve Haniel Hyung hariç. Salak gibi sırıtıyorlar ... '' Ben yaparım. Kaybeden benim! Yine de teşekkürler! '' dedi ve hırkasını üstünden çıkarttı. Sahile vardığımızda bizi bekleyen inanılmaz bir dalga ve kum kalabalığı gördük. Haniel Hyung kız gibi selfieler çekinmeye başladı, Kran Hyung ise April'a-- NE? Ona sarılıyordu ... April tişörtü ve pantolonu ile üşüyordu ve aynı durumda olan Kran Hyung ona sarılıyordu. Ne yapacağımı bilemez halde Minki'un omzuna vurdum. '' Ya! Uyuz aşık '' dedi. Bu lafından HyoShinı bir kere daha vurdum. ''Kran Hyung! '' dedim. Çevreye bakındıktan sonra gülmeye başladı. '' Kıskandın mı? '' '' Ya! Ona sarılıyor! Ayır onları... '' '' Nasıl yapıyım uyuz aşık? '' '' Bana ne nasıl yaparsan yap ayır onları yeter ki! '' dedim ve onu ittim. Onların olduğu tarafa bakmamaya çalışarak çevrede daireler çizmeye başladım. Minki yanıma döndüğünde kaybedenler takımı suya girmek için hazırdılar. Birkaç havlu ve battaniye ayarlamışlardı tüm grup. Bende April için ayarlamıştım birkaç şey ... Hepsi koşarak o buz gibi olan suya girdiler. Suratlarındaki ifade gülünmeye değerdi ... April yüzmeyi tam bilmediği için sadece beline kadar denize girmişti fakat dalgalar onun tamamı ile ıslanmasına sebep olmuştu. İlk çıkan ve soğuktan donacakmış gibi görünen kızın yanına gidip havluyu omuzlarına güzelce sardım. Bana minnettar bakışlarını atmadan önce bir battaniyeyi de omuzlarına sarıp herkesten önce kamp alanına doğru yola koyulduk ... '' Üşüyorum! '' dedi titreyerek. Havluyu ve battaniyeyi üstünden alıp giymekte olduğum kabanımı çıkartıp ona verdim. Ağzını açıp bir şey diyecek iken havluyu kafasına attım ve battaniyeyi de omuzlarına doğru sardım. '' Sen üşüyeceksin! '' '' Ben erkeğim ve soğuk olan bir suya girmedim. '' dedim soğuk bir şekilde ... Onunla bu şekilde konuşmak fazla zordu. Duygularımı anlamaması için soğuk davranmak ... '' Neden böylesin? '' diye sordu birden. Yutkundum ve ona baktım. Durmuştu ve yere bakıyordu. '' Nasıl? '' '' Soğuk! '' '' Davranmıyorum! '' '' Davranıyorsun. Eskiden sana laf attığımda karşılık verirdin fakat şimdi ... Suratıma bile zar zor bakıyorsun ... '' '' Aw! Öyle mi? '' '' Benden soğuma Bae ... '' '' Saçmalama! '' dedim ve yürümeye devam ettik. '' Bae! Ben âşık oldum! '' dedi birden. Dünyamın karardığını hissetsem de belli etmemeye çalıştım. '' Haa! Kime? '' '' Bilmiyorum. Bazen tam yanımda, bazense karşımda olan birine! '' '' Açıl o zaman ona! '' '' Beni dinleyeceğini sanmıyorum! '' dedi ve konuşmayı bitirdi. Kamp alanına varır varmaz ikimizde çadırlara girdik. Üşümüştüm. Fazlasıyla hem de... Arkamızdan tüm üyeler gelmişti ve Haniel Hyung ile Minki direk çadırımı basmışlardı. '' Ne konuştunuz? '' dedi Haniel Hyung '' Bana âşık olduğunu söyledi! '' dedim tüm asık suratım ile. '' Ne? Kime? '' dedi Minki. '' Bilmiyorum! Bana sadece bazen tam yanımda bazen ise tam karşımda olan biri dedi '' '' Bir dakika! Ne? Karşı ... Yan ... Bae bu sensin ... '' dedi Minki neşe ile çırpınırken. '' Nereden çıkardın salak? '' '' Düşün bir ... Karşı ve yan ... O rüyadan önce onunla yan yanaydın fakat o rüyadan sonra onun karşısına geçtin soğuk davrandın! Yüzde yüz sensin! '' dedi el çırparak Minkinie. '' Haklı olabilir ... Eğer sen isen ... Bir an önce açıl! '' dedi Haniel Hyung, Minki gibi hareketli olmasa da neşe ile ... Onların dediklerini dinledikten sonra çadırdan çıktım. April çoktan üstünü değiştirmişti ve HYO. Hyung'la yemek yapıyordu. Karşı ve yan? Ya gerçekten ben isem? '' Ya çocuklar ... Yemekten sonra uykumuz gelene kadar hikâye anlatsak? '' dedi Doyoon Hyung neşe ile ... '' Ne hikayesi Hyung? '' diye sordu çadırımdan yeni çıkan Minki. '' Korku olsun! '' diye lafa katıldı Hoon Hyung! Hyung biliyor musun? Her şey senin başının altından çıkıyor!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD