14

1189 Words
Eline birkaç odun parçası alıyor, yürüyor ve tekrar aynısını yapıyordu. Onu düşünürken-- ''Hay! '' diyerek yere yuvarlanarak çakıldım. Ayağımda oluşan ağrı ve dizlerimi parçalayan taşlara lanet. Rezil olan bana lanet. '' Bae! '' dedi ve yanıma koşuşturdu. Elindeki odunları yere fırlatmıştı ve endişeliydi sanırım. '' Ben ... Ah lanet. Bunu sana söylemek için yarını beklemeliydim! '' '' Bae dizin kanıyor ve ... Ne? Bana ne söyleyeceksin? '' '' Ben bunu böyle söylememeliyim! '' '' Neyi? '' '' Söylemesem de olur!'' '' Bae! Söyle!'' '' Peki ... '' derin bir nefes aldım. Cesaret, cesaret ve cesaret ... '' Belki karşılıklı olmayabilir ama ben sana aşığım hem de deli gibi. Belki bir tecavüzcü olarak görebilirsin ama ben böyle açıklamamalı, daha romantik olmalıydım- '' Nefes aldım '' Ayrıca bu durumda bir sapıktan farkım yok. Ben sadece aptal aşığın tekiyim. Senin duygularını da bilmiyorum ve belki kabul etmeyeceksin. Yalnız yalnız karanlığa gömüleceğim ve ağlayacağım ama bil ki. Gerçekten Seni Çok Seviyorum! '' Nefes verdim. Toprağı incelemeye başladım. April'in suratına bakamamış ve ne dediklerimi düşünmeye başlamıştım. Kendime sapık demiştim. Tecavüzcü ... Ne? Lanet bu nasıl bir itiraf? Bu nasıl ... Lanet ... Lanet. Bin kere lanet. '' Teşekkür ederim Bae!'' '' Evet biliyordum zaten beni se- Ne? '' '' Teşekkürler!'' '' Neden? '' '' Duygularımı karşılıksız bırakmadığın için! '' Dondum. '' Bende senden hoşlanıyorum Bae! '' Başım dönüyor ve nefesim kesiliyordu. Arkaya düştüğümü ve havanın karardığını hissettim. Gözlerim karanlığa alışınca huzur bedenime işledi ve Dünya ile olan bağlantım kayboldu. ...SAATLER SONRA... Gözlerimi ışığa açmıştım. Hatırla. Hatırla. April'a onu sevdiğimi söylemiştim, yarın söylemem gereken şeyi. O da bana söylemişti. Beni sevdiğini. Rüya görmüş olmalıyım ki yattığım yerden kalktım. Kampın ortasında bir hamakta yatıyordum. Yanımda Shin Hyung, Minki, Hyunshik Namkyu Hyunglar ve April vardı. '' Çok garip bir rüya gördüm. April sen bana beni sevdiğini söylüyordun ben de sana! '' dedim sarhoş olmuş kafamla. '' Salak! Onları yaklaşık üç saat önce yaptın zaten! '' dedi Hyunshik Hyung. Alaylı bir gülümseme vardı hepsinin aptal suratında. April hariç ... O endişelenmişti. '' Bae ... Ayağını çok kötü yara almışsın. Sende biraz çadırında yatsan iyi olacak. İki gün ayağa kalkma! '' dedi Shin Hyung. Başımıza doktor kesilmişti ve bu iyiydi. En azında unutması zor oluyordu. Hyunshik ve Namkyu Hyung'ların yardımıyla çadıra gelmiş ve düzgün bir şekilde yatmıştım... April'ın gelmesini bekliyordum ve bu çok sıkıcıydı ... 15 dakika geçti. Haniel Hyung dışında kimse gelmedi. 30 dakika geçti. Hiç ama hiç kimse gelmedi. 45 dakika geçti. Sadece Minki gelip gitti. 1 saat geçti. En son çadırım açıldı ve elinde yemek olan uzun saçlı bir kız girdi. Ona kaşlarımı çatarak bakmaya başladım. ‘’ Üzgünüm ... Şu an nasılsın? ‘’ dedi. Gerçekten üzgün müydü? Oyun oynamıyordu değil mi? Yemeği bana özenle verip yanıma oturdu. ‘’ Sen yedin mi?’’ ‘’ Ne? Evet! ‘’ ‘’ Bu arada sadece biraz kırgınım, diğer türlü iyiyim!’’ ‘’ Üzgün olduğumu söylemiştim ... ‘’ ‘’ Biliyorum! ‘’ dedim ve yemekten yemeğe başladım. Ona açıkla. Daha düzgün bir şekilde açıkla. Yemek biter bitmez uyku tulumumdan bayağı uzağa koyduktan sonra April’a baktım. Elinde yastık ile oyun oynuyordu. Çocuk gibiydi. Bana ait olan ... ‘’ Böyle açıklamamalıydım. Üzgünüm! Normalde sana başka türde açıklayacaktım! ‘’ ‘’ Nasıl? ‘’ dedi bana bakan masum gözleriyle. Onu kendime çekip yüzünün tam yüzümün karşısında olabileceği şekilde aldım ... ‘’ O-o zaman şimdi söyle! ‘’ - Bu hisler olmadan, bir ölüden farkım yok Tek yaşama sebebim sana olan bağımlılığım İlk olarak Overdose’dan başlamıştım. Ne kadar zorda olsa ona bunu en içten şekilde açıklayacaktım. - Cesaretlenmeli ve sana söylemeli miyim? Benim çirkin el yazım, bu utanç verici mektubum Bu dört kelime yeterli değil! Bir erkek gibi sana hareketlerimle göstereceğim İkinci şarkı XOXO. Sadece kendi bölümlerimi söylüyor, olabildiğince doğal olmaya çalışıyordum. Çünkü nasıl bir tutuşum varsa April’ın suratı suratıma çok yakındı ve onu her an öpebilirdim. - ‘’ Bu yüzden kendi kendime konuşuyorum ‘’ Ben yalnızım! ‘’ First Show ‘dan belirli bir bölüm alıp şarkıları birbirine kattım. - Bugün tek şansım, ilk adımı atacağım Baby şarkısı. Gittikçe kendini rezil eden ben. - Kafamdaki tek şey sensin Heart Attack. Aish~ Beğenecek mi duygusu! Son olarak ... - Başarısız ve çaresiz aşk itirafım Aşka hazır mısın? My Lady ‘de sadece kendi bölümümü söylesem bile April kollarını boynuma dolamış ve başını sallamıştı. -Sadece beni sev Bittiği zaman April bana baktı ... ‘’ Bazı hataların dışında çok güzeldi! ‘’ dedi. Şimdi son hamle ... ‘’ Bir daha benden utanır veya çekinirsen seninle konuşmam ve ayrıca – ‘’ dedim ve April’ın dudaklarını öpücük kondurdum. Yanakları kıpkırmızı olan ve ağzı açık kalan yeni sevgilime baktım. ‘’Bu dudakları benden başka kimse öpemez! Anladın mı? Ayrılsan bile! ‘’ dedim ve ona sarıldım. Geç karşılık vermesine rağmen ona bir kez daha ve bir kez daha âşık oldum … Acemi ve saf bir öpücüktü sadece bu, değer verdiğim insan için... ‘’ April! Sevgilinle yiyişmeyi bırak ve yanıma gel. Odun toplamadın ve gidip toplayacaksın! ‘’ diye bağıran Haniel Hyung’a sövmeye başladım. ‘’ Akşam görüşürüz. ‘’ dedi ve bana bir kere daha sarılmadan odadan çıktı. Odun. Uyuz … Aptal… Tekrar sarılsan hatta öpsen. Olmaz mı? Ölür müydün? İçler acısı bir durumda sadece telefonla Namkyu Hyung’un önerdiği oyunlardan oynamaya başladım .. 2 saat 43 dakika 35 salise geçti. Gelmedi. Dışarıda Haniel Hyung ile kahkaha atıyordu. 2 saat 58 dakika 44 salise geçti. Minki dışında kimse gelmedi. ‘’ April’ı mı düşünüyorsun? ‘’ ‘’ Ne? Hı? Efendim? ‘’ ‘’ Anladım. Şu an ateşi o yakıyor. Hava karadı. ‘’ ‘’ Yaklaşık olarak 2 saat – ‘’ Saatime baktım ‘’ 59 dakika ve 55 salise geçti ve gelmedi! ‘’ ‘’ Aslında 3 saat 24 dakikadır senin yanında değil! ‘’ Ne? ‘’ Yarama tuz kattığın için teşekkürler! ‘’ ‘’ Rica ederim! ‘’ dedi ve yan tarafımda duran kitabı aldı. Somurtarak kıpırdanmaya başladım. 15 dakika kadar geçtikten sonra April, Minki ve benim yanıma geldi. ‘’ Neden geciktin? 3 saat 39 dakikadır seni bekliyorum haberin var mı? ‘’ ‘’ Saati mi saydın? ‘’ ‘’ Evet. ‘’ dedim bağırarak. Korkmuştu ... ‘’ Bana bağırma seni at kafası. Senin işlerini de ben yaptım da ondan yanına gelemedim! ‘’ dedi benim ses tonumda. ‘’ Neden yaptın? Ben yarın ayakta olacağım ve o zaman yapardım! ‘’ ‘’ Bir şey olmaz! Minkinie Bae’yi dışarı çıkart ateşte sosisli yiyeceğiz! ‘’ dedi sırıtarak. Minki beni yerimden kaldırıp ateşin çevresindeki yerime yerleştirince April’da yanıma oturup elimi tuttu. ‘’ Siz şimdi sevgilisiniz ve aynı evde yaşıyorsunuz! ‘’dedi Namkyu Hyung. ‘’ Ne olmuş yani? ‘’ diye sordum huzursuz olduğumu belli eden bir sesle ‘’ Yani Bae sen sapıksın ve April ‘da terbiyeli. Senin sağın solun belli olmaz ve April ile odada yalnız kaldığınız da …--‘’ ‘’ Hyung! ‘’ diye bağırarak sözünü kestim. Tüm grup gülerken April kıpkırmızı kesilmiş ve olduğu yerden kalkıp ormana doğru gitmişti. ‘’ April dur! ‘’diye bağırdım ve Namkyu Hyung’a döndüm. ‘’ Teşekkürler Hyung! ‘’
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD