ALINTI -2

311 Words
Konaktaki akşam yemeği, sessiz bir fırtına gibi geçiyordu. Mirza Ağa’nın kardeşi Baran’ın gözleri, sofranın en ucunda başı eğik oturan Zümrütteydi. Baran’ın Zümrüt’e uzattığı su bardağıyla her şey patlama noktasına geldi. Baran’ın parmakları yanlışlıkla Zümrüt’ün eline değdiğinde, Mirza’nın gözü döndü. Mirza, oturduğu sandalyeyi geriye doğru devirerek ayağa kalktı. Masadaki kadehleri devirerek Baran’ın yakasına yapıştı ve onu tek hamlede yere serdi. Daha ne olduğunu anlamadan, Mirza’nın ağır yumruğu suratında patladı. "Sen kimin karısına dokunuyorsun ulan şerefsiz!" diye kükredi Mirza. Baran’ın burnundan boşalan kan yere damlarken Mirza durmadı; bir yumruk daha, bir tane daha... "Gözlerin yuvalarından çıkacak o kadına bir daha bakarsan! O benim! Benim olan her şeye bakarken ecelini hatırlayacaksın!" Konaktakiler araya girmeye çalışsa da Mirza bir kurt gibi hırlayarak herkesi savuşturdu. Baran’ın yakasını bırakıp yerdeki kanlar içindeki kardeşine tükürdü. "Defol git bu konaktan! Bir daha seni buralarda görürsem kardeş dinlemem , seni toprağa ellerimle gömerim!" Mirza, eli kan içinde, dehşetten taş kesilmiş Zümrüt’e döndü. Kızın kolunu bir kerpeten gibi kavrayıp üst kata, odaya doğru sürüklemeye başladı. Zümrüt’ün ayakları basamaklara çarpıyor, canı yanıyordu ama Mirza’nın gözü hiçbir şeyi görmüyordu. Odanın kapısını tekmeleyerek açıp Zümrüt’ü içeri savurdu. Kapıyı arkasından kilitledi ve elindeki kanı Zümrüt’ün kıyafetine sürerek temizledi. Üzerine yapışan tüm hatlarını belli eden elbise zaten yeterince canını sıkmıştı. "Hoşuna mı gitti?" diye bağırdı, sesi odanın duvarlarında yankılanıyordu. "O it sana dokununca kendini değerli mi hissettin? Cevap ver bana!" Zümrüt hıçkırıklar içinde, "Yapma Mirza, yemin ederim ben bir şey yapmadım..." diye yalvarırken Mirza üzerine bir karabasan gibi çöktü. "Kes sesini! O şerefsiz abinin günahını sen ödeyeceksin demiştim. Ama görüyorum ki sen hala uslanmamışsın. Madem o kadar meraklısın dışarıya, madem gözün hala başkalarında..." Mirza, Zümrüt’ün çenesini sanki kemiklerini kıracakmış gibi sıktı. "Bundan sonra bu odadan dışarı adım atmak yasak sana! Aç susuz kalacaksın ama benim dizimin dibinden ayrılmayacaksın. Sen benim kölemsin Zümrüt. Abinin canı, senin bu odadaki mahkumiyetindir. Şimdi diz çök ve sahibinin kim olduğunu hatırla!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD